Allah'a, Millet'e, Vatan'a Fedai

  • Dolar 7.2916
  • Euro 8.5355
  • GR ALTIN 477.14
  • ÇEYREK 782.89

Sıktı artık bu hayalet sendromu

Korkusuz yazarı Can Ataklı yazdı...

Sıktı artık bu hayalet sendromu
  • 10 Mayıs 2020, Pazar 17:56

Sıktı artık bu hayalet sendromu

İktidarın başı iyice sıkıştı.

Ekonomi çok kötüye gidiyor, başlıyorlar bağırmaya; “Başaramayacaksınız.”

Dolar 7 lirayı geçiyor, feryat yükseliyor; “Milletimizi bölemeyeceksiniz.”

Maske işini soruyorsunuz, koro halinde; “Bayrağımızı indiremeyeceksiniz” diye çığlıklar atıyorlar.

Onca yer varken, neden Atatürk Havalimanı’nın ortasına hastane yapıldığını soruyorsunuz, cevap yine benzer biçimde geliyor; “Vatanımızı parçalayamayacaksınız.”

Belediyelerin yardımına engel olmalarının nedeni merak ediyorsunuz, “Devletimizi yıkamayacaksınız” naraları atıyorlar.

Döviz rezervinin neredeyse bittiğini söylüyorsunuz, “Ezanlarımızı susturamayacaksınız” cevabını alıyorsunuz.

Sonuçta ne söylerseniz söyleyin, iktidar için hiç fark etmiyor, hep bildiklerini söylüyorlar.

Hep dış güçler var.

Hep gizli odaklar yine harekete geçiyor.

Hep Türkiye düşmanları etrafımızı sarmış.

Hep bunların yerli işbirlikçileri altımızı oyuyor.

Peki “Kim bunlar, söyleyin tükürükle boğalım onları” diyorsunuz.

Cevap yok tabii ki.

Şimdi aynı hayalet sendromu yine gündemde.

Dolar 6.9 olana kadar çıtları bile çıkmadı.

Derken 7’yi aştı.

“Türkiye’ye karşı operasyon başladı, Londra üzerinden saldırıyorlar” vaveylası patladı.

Ardından yine herkesi salak yerine koyarak, “Ama güçlü Türkiye öyle bir önlem aldı ki, dolar bir anda sert düşüşle dibe çakıldı” dediler.

Gözümüzün içine baka baka hem de.

Dolar 7.24’e çıkmış, sonra 7.09’a inmiş, bunun adı “sert düşüş, dibe çakılma” oluyor ve ne gariptir ki fakir fukara, garip gureba zafer çığlıkları atarak bunu alkışlıyor.

Ki zaten amaç da bu; AKP’nin tabanı bu tür hayalet senaryolarla böyle dik tutuluyor işte.

Sarayın sözcüsü dün yine bombalamış ortalığı, aynı mantıkla.

Diyor ki, “Ekonomimize, ekonomi yönetimimize, Hazine ve Maliye Bakanımız Berat Albayrak’a yönelik saldırıların arkasında, ülkemizin ‘post-korona’ döneminde gerçekleştireceği ekonomik ve sosyo-politik sıçramayı engellemek, ülkemizi yeniden 18 yıl öncesinin bağımlılık düzenine mahkum etmek yatmaktadır.”

Vay canına!

Devam ediyor sözcü bey; “Darbelerden, doğal afetlerden, terörden ve salgın hastalıklardan medet uman ancak bunların hiçbirinden bekledikleri sonucu elde edemeyen küresel ve onların güdümündeki ulusal vesayet odaklarının son umudu ekonomimizin kötü gitme ihtimali… Kötüye değil iyiye gideceğiz!”

Hayır, sözcü beyimiz bunların kim olduğunu söylese, biz de ayağa kalkacağız kalkmasına da söylemiyor ki.

Sonra laf tabii ki muhalefete geliyor.

Bu muhalefet öyle bir muhalefetmiş ki, öncelikle gayrı milli imiş ve “şimdi de Türkiye’nin salgın sonrasında ekonomi alanında bir kriz yaşayacağı beklentisiyle ellerini ovuşturmakta, bu yönde küresel güç odaklarının ekonomi yönetimimize yönelik operasyonlarını ve hamlelerini açıkça desteklemekteymiş.”

Saray sözcüsü bunları söyledikten sonra sanki gerçekten ciddi bir şey demiş edasıyla, “O zaman şu soruyu sormak kaçınılmazdır. Kimden yanasınız?” diye sorduktan sonra hükmü de veriyor kendi kendine; “Dünyayı eşitsizlikler inşa ederek sömüren ve vahşi ekonomik düzenin temsilciliğini yapan küresel güç odaklarının hadsiz saldırılarından medet umduğunuza göre; bizden, bu ülkeden, milletten, Türkiye’den yana değilsiniz!”

Gerçi, “Allah’ım aklımızı koru” diyeceğim ama teflon tava gibi üzerine hiçbir şey yapışmayan iktidar, insanda akıl mı bıraktı zaten.

Yazının devamını okumak için tıklayın


ANKET

Kanal İstanbul yapılmalı mı?

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık