Allah'a, Millet'e, Vatan'a Fedai

  • Dolar 9.548
  • Euro 11.1005
  • GR ALTIN 549.05
  • ÇEYREK 901.18

Sedat Peker altıncı videoyu yayınladı: Fitili o ateşledi

Sedat Peker, bugün yayınladığı 6. video ile yeni açıklamalar yaptı. Peker, kendisi hakkında iki gelişmenin kırılma noktası olduğunu, fitili ilk ateşleyenin Michael Rubin'in "Tayyip Erdoğan sonrası oraya simge birinin seçilmesini sağlar. Arka perdeden de ülkeyi o yönetir" iddiası olduğunu söyledi.

Sedat Peker altıncı videoyu yayınladı: Fitili o ateşledi
  • 20 Mayıs 2021, Perşembe 17:42

Bazı kişilerin mesajlar yazarak, kendisine 'akıl' verdiğini belirten Sedat Peker, "Bu benim hikâyem. 1,5 senedir sıkıntıları ben yaşadım, o yüzden dolayı bana akıl vermeyin. O yüzden parça parça koparacağım, canları yakacağım" dedi.

Sedat Peker 'Zaferin Büyüklüğü Mücadelenin Zorluğuyla Ölçülür' başlığıyla 6. videoyu yayınlayarak, yeni açıklamalar yaptı.

Peker'in masasında ise bu kez Yılmaz Özdil'in 'Son Cüret' isimli kitabı vardı.

"BİZE TUZAK KURDULAR"

Peker, kendisi hakkındaki gelişmeleri fitilini ise iki gelişmenin tetiklediğini öne sürerek, şunları söyledi:

"Fitilin ilk ateşlenmesi Michael Rubin adında Amerikalı bir yazarın, yazdığı yazıyla oldu.'Sedat Peker etki alanını bu şekilde geliştirmeye devam ederse, Tayyip Erdoğan sonrasında, Tayyip Erdoğan'a ihanet etmez' dedi. 'PanTürkizm görüşüne sahip bu kişi bu şekilde güçlenmeye devam ederse, Tayyip Erdoğan sonrası oraya simge birinin seçilmesini sağlar. Arka perdeden de ülkeyi o yönetir' dedi. Buna inanan ruh hastaları oldu, işin kötü yanı bizim arkadaşlarımız da gururlandılar, 'Artık seni dünyada insanlar daha iyi anlayacak, konumunu anlayacaklar' dediler. Dedim ki, bu tuzak, bize tuzak kurdular. Tayyip Erdoğan sonrasına kimin planları varsa bizi mahvedecekler dedim. Bu yazıyı çeşitli yerlerde yayınladı, sonra birden yayınlanması kesildi, durduruldu. Herkesin okuması engellendi.

"ELAZIĞ'DA MİTİNG KONUSU İKİNCİ KIRILMA NOKTASI OLDU"

İkinci kırılma noktası; Elazığ'da şehit aileleri beni davet etti, miting yapacağız. Kasımpaşa'da binlerce kişinin katıldığı iftardayız, Mehmet Ağar bey beni aradı, hangi Mehmet, derin Memet... Bugün farkındaysanız yoklama (bazı isimleri anması) yapmadım, çünkü derin Memet ve arkadaşlarının ameliyat olduğunu öğrendim. O yüzden ameliyat olduğu için iyileşene kadar makara yapmayacağım. Müsaade ederseniz bir yoklama yapmak istiyorum. Süslü Sülüman ve saz arkadaşları orda mısınız?

Bir de konuk bir oyuncu alacağız, Demirören var, Yıldırım Demirören. Ancak ona da bir isim vereceğim çünkü o isme layık değil. Öyle bir isim böyle bir adam... Adana'da pamuğa pambık derler, bundan sonra buna pambık Ören diye sesleneceğim, anlayın ki bu... Pelikancılar hep kaytarıyorsunuz, farkındayım, sizin peşinizi bırakmam, bakın neler yaptınız... Ancak bu aralar süslü Sülüman ve arkadaşlarına taktığım için onlardan devam edeceğim. 

Kasımpaşa Taksim'de çok bir iftar daveti var. Mehmet Ağar beni aradı, dedi ki derin Memet, 'Elazığ mitingini iptal eder misin?' Dedim ki ben oraya şehit aileleri çağırdı, nasıl iptal edeyim... Dedi ki aynı gün CHP'nin de mitingi var orda, devletten bilgi geldi, karışıklık çıkacak. Dedim ki şehit aileleri devlet başkanından bile önce gelir, gitmem lazım, seni sonra arayayım... Sonra bir daha aradı kendisi, ben oraya gitmezsem rezil olurum dedim. Orada en az 30 bin kişilik miting yaparım dedim. Ağar ama 'provoke çıkacak, çatışma falan...' Konu netleşmeden telefonu kapattık.

Sonra bir baktım Elazığ gazetelerinde, 'Sedat Peker mitingi iptal etti' haberleri çıktı. Bunun üzerine, arkadaşlara hazırlanan, Elazığ'a mitinge gidiyoruz dedim. Sonra şu anda hükümetin içinde bakanlık yapan bir beyefendi, o zaman özel kalem müdürü, kendisi benim bir yakınımla görüşüyor, 'Oraya gitmesin, karışıklık çıkacak' dedi. Yine olmaz dedim. Sonra valilikten karar çıkardılar, 'güvenlik' gerekçesiyle miting iptal oldu. İkinci kırılma noktası bu oldu. Herhalde boyun eğmediğim için bizi kullanışsız gördüler. Dedim Memet, yanlış varsa söyle.

"PİS İŞLERİ KİM BİLECEK?"

Çakma gazetecileri unuttuğumu sanmasınlar. Bunlar diyorlar ki 'Suç örgütünün liderine inanılır mı?' Cami hocasının dediğine mi inanacaksın, bu işler pis iş, pis işleri kim bilir pislikler (Süleyman Soylu'nun kendisine pislik demesine atfen) bilir... Dünyadaki en büyük skandallar cami hocalarının ya da bir kilise papazının anlattıklarından mı ortaya çıktı? Benim söylediklerimi etkisiz hale getirmek için üretebildikleri en büyük hikaye bu... 

"SUÇ ÖRGÜTÜ OLMADAN BÜYÜK SKANDALLAR ORTAYA ÇIKAR MI, CAMİ HOCASI MI ANLATACAK?"

Bana suç örgütü diyen herkes utanacak, o suç örgütünü de anlatacağım ama ben 40 yaşından küçüklere anlatacağım, büyükler gelirse onlar misafir. Suç örgütü olmadan dünyada büyük skandallar ortaya çıkar mı ya da devletin içinden bir adam olmadan, cami hocası mı anlatacak skandal olacak bu işleri... Çakma gazeteciler siz ne verirlerse onu diyorsunuz, siz hediye, prim peşindesiniz, şerefiniz maaşınız kadar. 

Ben cezaevindeyken Fetullahçılar annemin cenazesine katılmama izin vermedi, herkese tanınan hakkı bana tanımadılar, üstelik bilirler; herkes babasının oğludur, ben annemin oğluyum... 

"CUMHURBAŞKANI'NA GİDEN İŞADAMLARI ÜÇ ARAMADAN GEÇİYOR, BİLDİĞİN HIRSIZ MUAMELESİ..."

Bizim böyle çok şanlı, basında tanıdığımız büyük işadamları var ya, sayın cumhurbaşkanımızın yanına gidince güvenlik amacıyla üç tane aramadan geçiyor. Ordaki görevli kardeşlerim anlattı; Poliste hırsızlara yapılan muamele vardır, 'saatini çıkar, şununu çıkar bununu çıkar' diye, bunlara saatini çıkar, oyunu çıkar, buyunu çıkar, bildiğin hırsız muamelesi yapıyorlar. Gerçi polis biliyor, bunlar da hırsız, bir ihale kapayım diye, ve öyle gurursuzlar ki... Bir tek Turgay Ciner, o demiş 'Noluyor arkadaşlar, nedir bu demiş...' Ben bunlara yalı çetesi diyorum, onlar para için her şeyini, onurunu gururunu satan adamlar, o kadar paranız var, hırsız muamelesi yapılıyor size yine gidiyorsunuz... Bir çıkar demez mi, Cumhurbaşkanına 'bize kapıda böyle böyle yapıyorlar' diye. Tabi 300 milyon dolar, 500 milyon dolar, 1 milyar dolar ihale, ondan sonra onu çıkar üstünden, bunu çıkar... Onlar işadamı ben organize suç örgütü lideri ondan sonra... Soydunuz devleti tarihin her döneminde. 

"SİZİN GAZETENİZİ BEN BASTIRDIM"

Gazeteciler diyor ya, 'organize suç örgütünün dediğinden bişey mi olur?' Tamam, ben yaptırdığımı anlatacağım, ispatlarıyla anlatacağım, delilleriyle. Hürriyet gazetesindekilerden, pambık Demirören ekibi dinliyor musunuz? Şatafatlı gazeteciler, ünvanlı gazeteciler, sizin gazetenizi ben bastırdım. Bak suç ikrarı yapıyorum. Hürriyet'i bastırmadan önce gelen milletvekilinin telefon sinyallerine de bakın, ismini söylemeyeyim ayıp olur, bakabilirsiniz. 'Bizim gençlik kollarından bir takım arkadaşlar gidecek, ama onlar profesyonel değil, sen böyle arkada' dedi milletvekili, tamam dedim, ben gönderdim.  Savcılar alın size ağır delil, ikrar; Milletvekili rica etti, ben de yaptırdım. Milletvekili rica etti böyle böyle diye... 

Eeee, Aydın Doğan yaşlı adam, bir yandan ölüm korkusu sardı, bir yandan devam eden mahkemeler, ben ölürüm çocuklarıma dert kalmasın, ondan sonra hoopp (Hürriyet gazetesinin Demirören'e satışı...) Senin (Demirören) oturduğun koltukta benim emeğim var, ben pisliğim siz temiz ha. Pambık Demirören, seni elime aldım, adım adım takip edeceğim, Azerbaycan'da falan her yerde... 

"ULUSLARARASI SUÇ ÖRGÜTERİ AHTAPOT GİBİ TÜRKİYE'Yİ SARMIŞLAR"

Bir gün Tayyip Abi (Erdoğan) görecek, uluslararası ölçekte suç örgütleri var, ahtapot gibi, Türkiye'yi, çevre ülkeleri sarmışlar. Tüm dünyanın bir çok ülkesine çöreklenmişler. Çevresini saran bunları budayacağına inanıyorum. 

AHMET HAKAN SALDIRI...

Size bir delil daha söyleyeyim; AK Parti'nin gençlik kolları Abdurrahim Boynukalın, milletvekili, spor bakanı yardımcısıydı, şimdi hangi görevde bilmiyorum. O bir kaç gazeteciyle röportaj yapıyor, yanında da AK Parti'nin kelle isimleri, gazeteci soruyor 'İşte sizin adınız da geçiyor (Hürriyet baskını)...' Yok diyor, gazeteci dövdürme olayıyla, Hürriyet binasının basılması olayını Sedat Peker'in yaptırdığı anlaşılınca ben rahatladım' diyor. Adam da bunun yazmış mı, açın bundan büyük delil olur mu sayın savcılar?

Kaynak: Yeniçağ

ANKET

Bir erken seçim öngörüyor musunuz?

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık