Allah'a, Millet'e, Vatan'a Fedai

  • Dolar 8.3693
  • Euro 10.1497
  • GR ALTIN 498.06
  • ÇEYREK 817.29

Saadet Partisi lideri Karamollaoğlu'ndan Erdoğan'a 'empati yap' çağrısı

Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu "Akşam alınan bir karar sabah değişiyor, sabah alsa akşam değiştiriyor. Ülke böyle yönetilmez, kimse iktidarın aldığı kararlara güvenmiyor artık." dedi

Saadet Partisi lideri Karamollaoğlu'ndan Erdoğan'a 'empati yap' çağrısı
  • 05 Mayıs 2021, Çarşamba 15:10

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Pandemi dönemiyle beraber esnafın, işçinin, vatandaşın büyük bir sıkıntı içerisinde olduğunu söyleyen Saadet lideri Karamollaoğlu, "Pandemiye özel olan kısa çalışma ödeneğini dikkate almadığımızda, işsizlik sigortası fonundan işverene 23,6 milyar lira teşvik verirken bu fonun asıl sahibi olan işsize ise sadece 9,3 milyar lira verilmiştir. El insaf, el insaf, el insaf." dedi.

EMPATİ YAPIN

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a seslenen Karamollaoğlu, "Empati yapın. Esnafın, çiftçinin, işsizin, kendinizi bunların yerine koyun.Bir KHK mağdurunu düşünün işinden uzaklaştırılmış, mahkemeye gitmiş ve kazanmış ama siz ben seni işine göndermem diyorsunuz. Bir kere empati yapın, ya sen bu duruma düşseydin ya bir yakının düşseydi. İktidar empati yapmadığı zaman zalimleşir. Bakar ama görmez, ülkenin problemlerini çözemez." diye konuştu.

Karamollaoğlu'nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

Kapanma tedbirleri kapsamında içinde bulunduğumuz günlerin Kovid 19 salgınından kurtulduğumuz; mutlu, huzurlu ve sağlık dolu günlere ulaşmamıza vesile olmasını Cenab-ı Hak'tan niyaz ediyorum.

Bütün İslam aleminin hem Kadir Gecesini hem de Ramazan Bayramını bugünden tebrik ediyorum.

Suriye’de, Irak’ta, Yemen’de Doğu Türkistan’da, Arakan’da ve daha birçok İslam ülkesinde akan kan ve gözyaşının dinmesi için bu rahmet ikliminin bir fırsat olmasını arzuluyorum.

Ramazan ayının son haftasında Kudüs Günü vesilesiyle Müslümanların ilk kıblesi olan ve yüzyıllar boyu Darusselam yani barış yurdu olarak hatırlanan Kudüs’ün bir an önce Siyonist işgalden kurtulmasını canı gönülden diliyorum.

Ülkemizdeki değerli alanların tahrip edilmesini asla doğru bulmuyoruz. İkizdere'de yaşanan doğa katliamı gözden uzak tutulacak bir gelişme değildir. Doğayı inşaat için, taş ocakları için yok ederseniz insan canına kıymış kadar yanlış yapmış olursunuz. Maalesef iktidar kafayı betona takmış, düşünürken ya beton ya demir ya asfalt. Ülkenin düzelmesi için aklına başka bir şey gelmiyor. İkizdere'de başlayan bu tahribat durdurulmazsa Karadeniz sadece güzelliğini değil, geçim kaynaklarını da kaybeder endişesini taşıyoruz.

Ekonomik kriz bu arkadaşların attıkları adımlarla düzeleceğine daha da büyüyor. IMF verilerine göre Nisan 2021 itibarıyla Türkiye’nin pandemi döneminde yaptığı yardımların milli gelirine oranı yüzde 1,9. Bu bizi dünyada yardım yapan ülkeler içinde en sonlara itelemiş.

Pandemiye özel olan kısa çalışma ödeneğini dikkate almadığımızda, işsizlik sigortası fonundan işverene 23,6 milyar lira teşvik verirken bu fonun asıl sahibi olan işsize ise sadece 9,3 milyar lira verilmiştir. El insaf, el insaf, el insaf.

Son bir yılda ayçiçek yağı yüzde 55, yumurta yüzde 50, mercimek yüzde 50, pırasa yüzde 40, tavuk eti yüzde 39 ve margarin yüzde 39 zamla fiyatı en çok artan bazı temel gıda ürünleri arasında yer almaktadır.

İnsanlar bebeklerine bebek bezi alamamakta çocuklarına 5 lira, 10 lira harçlık verememektedir. Çaresizlik içinde kıvranıyor vatandaşımız. Bu tablo karşısında insan uyan ey akıl, ey vicdan, ey insanlık diye bağırmak istiyor ama bağırsak kaç para bağırmazsak kaç para?

İktidara dinlemese de sesleniyorum. Gelin, Türkiye’de bütün siyasi partilerin tamamını ekonomik krizi siz nasıl çözerdiniz? diye bir toplantıya davet edin. Emin olun, bundan istifade edersiniz. Kapanma sürecinde alınan destek kararlarının vatandaşa hiçbir faydası olmayacağını ısrarla söylüyoruz. Pandemi başladığından beri söylüyoruz gelin, her insanımıza bir defaya mahsus 1000 TL destek verin. Emin olun bu vatandaşı ciddi olarak rahatlatacaktır. Çiftçimiz de besicimiz de esnafımız da bir borç batağının içine sürüklenmiş bulunuyor ve iktidardan kurtuluş reçetesini bekliyor. Buna karşı iktidar bu dertlerin büyümesine sebep oluyor.

Turistler otellerde şenlikler düzenler, denizde yüzerlerken iki Türk vatandaşını cezalandırmak akıl ve mantıkla bağdaşan bir davranış değildir. Otellerde virüs bulaşmıyor da iki vatandaş yürüyüş yapınca mı pandemi meydana geliyor. Aklı selim, itidal, bunu kaybetti iktidar. Necip Fazıl'ı hatırlıyoruz. Vicdan azabına eş, kayna kayna Sakarya, öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya demek mecburiyetinde kalıyoruz.

Gaziantep’te bir cami içerisinde meydana gelen hadiseleri çok büyük üzüntüyle ve şaşkınlıkla karşıladım. Ne olduğu tam belli değil ama böyle bir hadise olmamalıydı. Teröristlere gaz sıkar gibi cami içindekilere gaz sıkmak akla, mantığa ve vicdana uygun değil! Bunun usulü bu değildir.

Üzülerek ifade ediyorum ki sıkıntıya düşüp bu sıkıntılardan kurtulamayanların intihar hadislerinde yaşanan artışla karşı karşıyayız. Taşıyamıyorum ben bu yükü diyor insanlar. İktidarın bunu uzun uzun düşünmesi gerekiyor.

Akşam alınan bir karar sabah değişiyor, sabah alsa akşam değiştiriyor. Ülke böyle yönetilmez, kimse iktidarın aldığı kararlara güvenmiyor artık.

Millet karnını doyurma derdinde. Sen hangi kanunu, anayasa değişikliğini gündeme getirirsen getir. Zaten onu icraya koyacak gücün de yok. Salgın süreciyle birlikte dayatılan yeni normal değil sosyal hayattan tecrit edilen birey, işsiz kalan insan, evine ekmek götüremeyen baba, kepenk kapatan esnaf, borca batan vatandaş anlayışı maalesef bir çıkış bulamayanı intihara yönelenlerdir. Şu beş husus bizlerin de iktidarında gündeminde olmalıdır. Huzur, barış ve güvenlik, insan hakları ve özgürlükleri, Adalet, refah, zengin vatandaş, zengin devlet ve şahsiyetli dış politika.

Borcunu ödeyemeyen esnafımızın yerine koyacaksınız kendinizi. 5 yerden maaş alıyor, bu ülkede kim hangi sıkıntıdan bahsediyor diyebiliyor bazıları. Bir eli yağda bir eli balda.

Cumhurbaşkanına, bakanlara, vekillere sesleniyorum. Empati yapın. Esnafın, çiftçinin, işsizin, kendinizi bunların yerine koyun. Bir KHK mağdurunu düşünün işinden uzaklaştırılmış, mahkemeye gitmiş ve kazanmış ama siz ben seni işine göndermem diyorsunuz. Bir kere empati yapın, ya sen bu duruma düşseydin ya bir yakının düşseydi. İktidar empati yapmadığı zaman zalimleşir. Bakar ama görmez, ülkenin problemlerini çözemez.

İmamoğlu'na açılan davayı havsalam almıyor. Bu yaklaşımlar doğru değil. Bir kişi bir mekanda nasıl durması gerektiğini bilmiyorsa vatandaş onu tenkit eder ki İmamoğlu da farklı tavır içinde olmadığını ifade ediyor.

Semt pazarlarının açılması olmazsa olmazdır. Tedbirler alın ama kapatmayın. Kapatırsanız tahminlerin ötesinde bir zarar verirsiniz milletimize.

Kaynak: Milligazete


ANKET

Bir erken seçim öngörüyor musunuz?

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık