Allah'a, Millet'e, Vatan'a Fedai

  • Dolar 8.0334
  • Euro 9.4934
  • GR ALTIN 491.14
  • ÇEYREK 806.24

Lütfü Türkkan'dan 'Sosyal medya düzenlemesi' açıklaması!

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, AK Parti ve MHP'nin imzasını taşıyan ve Meclis'e sunulan sosyal medya düzenlemesine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Lütfü Türkkan'dan 'Sosyal medya düzenlemesi' açıklaması!
  • 23 Temmuz 2020, Perşembe 16:23

İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan'ın basın toplantısında yaptığı açıklama şu şekilde:

Bugün sizlere iktidarın sosyal medya düzenlemesiyle ilgili değerlendirmeler ve tespitlerde bulunacağım.

Hep söylüyoruz;

Türkiye’nin çözüm bekleyen sorunları dururken nedense iktidar sosyal medya yasasını bir an önce çıkararak meclisi tatile sokmak istiyor.

Türkiye’nin gündemindeki sorunları çözmek ve önlem geliştirmemiz gerekirken, bizler burada sosyal medya kanununu görüşeceğiz.

İşte bu şartlar altında yüce Parlamento, Beştepe’den gelen bir başka buyruğu daha yerine getirmeye hazırlanıyor.

Maske dağıtmayı bile beceremeyen iktidar sonbaharda kontrolü iyice kaybedecek.

O yüzden meclis kapanmadan iktidar interneti kendi kontrolü altına almak istiyor.

Sosyal medya hakkında tartışmamız gereken problemlerin olduğuna kimse itiraz etmeyecektir.

Ancak sorun sosyal medya mecralarından daha çok, kullanıcıların içerik ve paylaşımlarından kaynaklanıyor.

Toplumdaki ahlaki ve kültürel çürüme doğrudan sosyal medyaya yansıyor.

Bu paylaşımlardaki içeriklerde bahsedilenlerin bazıları gerçek hayatta zaten birer suç unsuru. Bu unsurlar sanal dünyada da suç olmalı.

Ne Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener’e yönelik annelik ve kadınlık onuruyla gururunu zedeleyici paylaşımlar, ne de Sayın Berat Albayrak’ın ailesinin yeni üyesi, masum bir bebeğe ve annesine yapılan paylaşımlar kabul edilemez.

Bu konuda Türk milleti olarak ortak tepkimizi zaten ortaya koyduk.

İnternetteki paylaşımlara yönelik bir düzenlemeye ihtiyacımız var.

Bu düzenleme bu tür paylaşımların önünü kesmeye yönelik olmalı.

Fakat yapılan çirkin paylaşımları fırsata çevirmeye kalkmak, interneti kurmak istedikleri totaliter bir rejimin parçası yapmak, hem ülkemize hem de geleceğimize ihanettir.

Buradaki yasal düzenlemeler çok hassas dengeler üzerine inşa edilmeli.

İktidar, Türkiye’de yeni bir rejim inşa etmeye çalışıyor. Copla, polisle, hapisle korkutulan ve özgür düşüncenin kontrol altında tutulduğu bir Türkiye yaratmaya çalışıyorlar.

Sosyal medyayı düzenleyeceğiz, ahlaklı hale getireceğiz diye atılan adımda da “Şeytan’ın rehberliğinde” ilerliyorlar.

İyi birkaç maddeyi parlatıp, ardına gizli ajandalarını, asıl niyetlerini saklıyorlar.

Bakın, gençlerimiz ekran işlerini iyi bilir.

Birkaç iyi maddeyi, yine kötü niyetlerinize ekran koruyucu yapmaya kalkıyorsunuz.

Sosyal medya düzenlemesi daha şimdiden tüm internet kullanıcılarında bir tedirginlik yaratmaya başladı.

Özgürlüklerin giderek kısıtlandığı bir ortamda, insanların düşünce özgürlüğünü yaşayabildiği, fikirlerini ifade edebildiği, kısaca nefes alabildiği tek bir alan kaldı.

İşte getirdikleri bu düzenleme interneti bir kafese koyuyor. Bir kuş kafeste ne kadar özgürse, internette de o kadar özgür olmamız isteniyor.

Getirdikleri internet düzenlemesinde vatandaşlarımızın ifade ve haber alma özgürlüklerine sınır çiziyorlar.

Bu özgürlükler Ak Parti’nin rantının başladığı yerde bitiyor.

Liyakatsiz ve usulsüz atamaların başladığı yerde bitiyor.

Hükumetin yanlışlarının başladığı yerde bitiyor.

Yolsuzlukların konuşulduğu yerde bitiyor.

Adrese teslim ihalelerde bitiyor.

Özgürlüklerimiz, iktidara yakın vakıf ve derneklerin skandallarının başladığı yerde bitiyor.

Sosyal medya kanun teklifinde yer alan ve adına ”unutulma hakkı” denen, kılıfı dünden hazır bir içerik kaldırma maddesi var.

Bu öyle bir madde ki tüm otoriter rejimlerin hayalini gerçeğe dönüştürüyor.

İçerik çıkarma maddesiyle 18 yıllık Ak Parti iktidarı, kendilerine  ait istemedikleri tüm haberleri siliyor ve kaldırıyor.

Hükumet bu şekilde geriye doğru kendisini aklamış oluyor.

İnternete giriyorsunuz. Bir bakıyoruz ne bakara makara var, ne sıfırlama var, ne 5 müteahhit var.

Ak Parti’nin Fetö’yle yaşadığı ihtiras, aşk ve ihanet dolu ittifakları bile tarih olacak.

Kısaca tüm eleştirel ve yolsuzluk haberleri bu sayede yok edilmiş oluyor.

Vatandaş sanmasın ki unutulma hakkı denen madde kendisi için geçerli. Asıl unutturulmak istenen, Hükümet’in siyasi geçmişi.

Bu kanun teklifiyle tertemiz internetimiz ve siyasetimiz olacak.

İktidar, tıpkı Kuzey Kore, Çin, Suudi Arabistan ve İran’da olduğu gibi tek renkli bir internet hayal ediyor.

Ellerinde olsa hepimizi Recep Tayyip Erdoğan.com.tr adresine mahkum edecekler.

Bu düzenleme yanlış ellerde bunu bile mümkün hale getirebilir.

Değerli Basın Mensupları;

Bu kanun teklifinin sebep olacağı telafisi güç zararlardan bir diğeri, kendisini temel hak ve özgürlükler alanında gösteriyor.

İktidar, yazılı ve görsel medyada daha önce uyguladığı otoriter yöntemleri, bu sefer sosyal medya düzenlemesi ile hayata geçirmeye çalışıyor.

Yasama vasıtalarını kullanarak Türkiye’de faaliyet gösteren sosyal ağ sağlayıcılarını üstlenmesi güç idari para cezaları ile karşı karşıya bırakıyor.

Örneğin;

Temsilci bulundurma yükümlülüğüne aykırı davranılması durumunda ağ sağlayıcıları ilk etapta 10 milyon ve 30 milyon TL’lik idari para cezaları ile karşı karşıya kalacak.

Bu yaptırımlar reklam ve sözleşme yapma yasağı uygulamalarına kadar varabilecek.

İktidar, karşılaşılabilecek olumsuzluklara yönelik olarak muhataplarını caydırmaya değil, aksine yıldırmaya çalışıyor.

Getirmek istedikleri düzenleme Anayasa’nın 12-13-20-22-24-25-26-31 maddelerine aykırı.

Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 8-9-10.Maddelerine de ters düşüyor. İşte bu kanun tanımamazlık sosyal ağ sağlayıcılarını Türkiye pazarından çekilmeye zorlayacak.

Sosyal ağ sağlayıcıları, İktidarın zorlamalarına boyun eğmek zorunda kalacak.  Yani dolaylı yoldan sansür uygulanmış olacak.

Bu durum, Anayasa ile güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerden olan iletişim hakkının da ihlali anlamına geliyor.

Değerli Basın Mensupları,

İktidar, sosyal medya yasa tasarısında Almanya’daki düzenlemeyi referans gösteriyor.

Aramızda dazlak olan ya da Nazi hayranı olan kimse var mı? Yok.

Almanya’daki düzenlemenin sebebi, aşırı ırkçı ve faşist yapıların internet ortamında örgütlenmesini durdurmak.

Oradaki amaç, insanlığın ortak paydada buluştuğu yaşama hakkını korumak.

Kaldı ki Almanya’daki modelin başarılı olduğuna ve amacına ulaştığına dair bir bulgu da yok.

Almanya’da söz konusu yasayı çıkarmadan önce 2 yıl tartıştılar, tüm kesimlerin fikirlerini aldılar.

Ak Parti ise kendisine gelen buyrukla beraber “yaptım olacak” demenin peşinde.

Dolayısıyla bu konuda Türkiye ve Almanya’yı karşılaştırmak, Almanya’da bile var demek,  Ak Parti’nin basit bir algı oyunu.

Ak Parti, 5651 sayılı kanunu internetin üzerinde istediği zaman Demokles’in kılıcı gibi sallıyordu.


5651 sayılı yasa kapsamında sulh ve ceza hakimlikleri iktidardan gelen tüm talepleri kabul ediyor, muhalefetten gelen itirazlar ise reddediyor. İktidarın istediği gibi işleyen bir mekanizma zaten var.

Türkiye’de mevcut düzende 2019 sonu itibariyle 408.494 web sitesi, 7 bin Twitter hesabı, 40 bin tweet, 10 bin Youtube videosu ve 6.200 Facebook içeriği erişime engellendi.

Almanya’daki düzenleme ise, kısıtlayıcı, sansürleyici bir yapı üzerine kurulmadı. Almanya bugüne kadar ne Twitter’ı, ne Youtube’u, ne de Wikipedia’yı kapatmadı.

Peki bunca kapatılan site örneği ve iktidarın emrine amade bir 5651 sayılı yasa varken, kendisine yeşil toplardan bir trol ordusu bile kuran Ak Parti, bu kanuna neden ihtiyaç duyuyor?

İktidar medyayı ele geçirmiş durumda.  Ama kanalları izlenmiyor. Gazeteleri okunmuyor. Web sitelerine girmeye tenezzül bile edilmiyor. Fakat görüyoruz ki bu onlara yetmiyor.

Vatandaşlarımızın önemli bir kısmı gerçekleri internette yakalayabiliyor.

Muhalefet başta Twitter ve Youtube olmak üzere sosyal medyada çok aktif ve güçlü.

İktidarın korktuğu, dislike yaparak abandone ettiği Z kuşağı var ya, onlar da bu mecralarda. Bu yüzden yalanlarını sürdürebilmeleri ve muhalefeti susturabilmek için bu alanları kontrol altına almak istiyor.

Yakın zamanda halının altına süpürmeye çalıştıkları ekonomik kriz, ne yaparlarsa yapsınlar saklanamaz hale gelecek. Yani herkes görecek ki kral çıplak.

İktidar, ekonomik gerçekleri, hayat pahalılığını, enflasyonu, batan şirketleri, ortaya çıkan yüzbinlerce işsizi gizlemek için interneti kapatmaya ihtiyaç duyuyor.

Sosyal medyadan rahatsızlık duydukları kadar; hırsızlıktan rahatsız olmuyorlar, çocuk tacizinden rahatsız olmuyorlar, liyakatsizlikten rahatsız olmuyorlar, haksızlıklardan rahatsız olmuyorlar, hukuksuzluktan rahatsız olmuyorlar, 10 binlerce insanın hakkını hukukunu yiyip hapse atmaktan rahatsız olmuyorlar.

Yaklaşan bir erken seçim öncesi 18 yıllık Ak Parti iktidarı kendini aklamaya çalışıyor.

Z kuşağı, yani gençlerimiz için iktidarın hiçbir hedefi ve projesi bulunmuyor.

Ak Parti’nin meclise getirdiği sosyal medya yasa tasarısı “oy moy yok” diyen gençlere duyulan kinin tezahürüdür.

İnterneti kirleten o ahlaksız çeteler olmasa, emin olun, gençlerimizin de milletimizin de ahlakı gayet sağlamdır.

Gençlerimizin zekasıyla, ve özellikle de mizahın gücüyle baş edemedikleri için, sosyal medyanın sesini kısmaya kalkıyorlar.

Korkmayın, zekadan zarar gelmez. Zeka dolu mizahtan zarar gelmez.

Zeka öyle bir güçtür ki, yasayla falan durdurulamaz.

İktidarla bir bilgi paylaşmak istiyorum. Kesin bilgidir, yayabilirsiniz;

Gençlerimizin zekasını hafife aldıkça kaybedeceksiniz.

Bugün sizi internette dislike eden gençlerimiz, yarın sandıkta da dislike ettiklerinde, ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.

Türk gençliği, iktidarın inşa etmek istediği Türkiye hayalinin önündeki en büyük engeldir.

Gençlerimizle birlikte nefes alabildiğimiz kalan son alanın ele geçirilmesine, internete sansür getirilmesine izin vermeyeceğiz.

İfade özgürlüğünü ortadan kaldıracak bu düzenlemeye karşı bütün internet kullanıcılarıyla birlikte özgürlüklerin sonuna kadar savunucusu olacağız.

Biz İYİ parti olarak bu yasaya yeterince muhalefet edeceğiz.  Bu arada meseleye sadece internet platformlarına gelen sansür olarak bakmayın.

Bu yapmak istedikleri toplumda artık ciddi şekilde görülmeye başlayan totaliter rejimin son adımlarından biridir. Mesele sadece bir kanundan ibaret değildir.

Meclisteki milletvekili sayımızın yeterli olmadığını biliyorsunuz.

Bu konuda toplumsal muhalefete her zamankinden daha çok ihtiyacımız var.

Milletimizi bu konuda uyanık olmaya davet ediyoruz.

 


ANKET

Bir erken seçim öngörüyor musunuz?

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık