Allah'a, Millet'e, Vatan'a Fedai

  • Dolar 6.6209
  • Euro 7.2007
  • GR ALTIN 343.93
  • ÇEYREK 564.65

Kılıçdaroğlu: Açık ve net çağrı yapıyorum, Erdoğan'ın avukatlarının mal varlıklarını araştırın

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, TBMM Genel Kurulu'nda 2020 yılı Bütçe Kanunu teklifi üzerine CHP Grunu adına konuşuyor.

Kılıçdaroğlu: Açık ve net çağrı yapıyorum, Erdoğan'ın avukatlarının mal varlıklarını araştırın
  • 09 Aralık 2019, Pazartesi 20:51

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu,TBMM Genel Kılıçdaroğlu, TBMM Genel Kurulu'nda 2020 yılı Bütçe Kanunu teklifi üzerine CHP Grunu adına konuşuyor.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamasının satır başları: 

Aslında oturup parlamento olarak hesaplaşmamız gerekiyor.Neyi doğru neyi yanlış yapıyoruz? Parlamento nedir, işlevi nedir? Demokrasi nedir, hukuk, hukukun üstünlüğü nedir?

Bazen kısır tartışmalar içinde doğruları yeteri kadar yansıtamıyoruz birbirimize. Oysa hepimiz insanız ve hepimizde vicdan var. Hiçkimse yoksulluğu, fakirliği istemez. Herkes ister ki her evde mutluluk olsun.

Bazen irademizi, özgür irademizi kullanamaz noktaya geliyoruz. Kullanamadığımız için de baskılar ve etkiler altında kalarak maalesef parlamentonun olması gereken etkilerini başka yerlere deklare ediyoruz.

Egemenlik yetkisini kim kullanacak? Demokrasinin çıkışı, ağır bedeller ödendikten sonra egemenlik kayıtsız şartsız millete aittir diye çıkmış. Biz de onu yazmışız zaten. Diğer anayasalarda ve son anayasasada da egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Bir kişi mi kullanacak millet adına?

Burada bütün çağdaş demokrasilerde rejim ne olursa olsun yetki millet adına birbirini denetleyen üç organa verilir. Yasamanın görevi kanun yapmaktır. Yürütmenin görevi bizim yaptığımız kanunların amacına uygun olarak uygulamaya konulup konulmadığını denetlemek. Yargı organı da yürütmeyi ve bizi denetlemek. Dolayısıyla güçler dengesi oluşur.

Bu yetki, egemenlik hakkının kullanılmasıyla ilgili gayet açık, egemenliğin kullanılması hiçbir kimseye, zümreye bırakılamaz.

Milletvekilleri yürütme organından bilgi almak için yazılı soru önergesi verir. Sözlü soru yok, kalktı. Yazılı soru önergesi veriyoruz. Anayasaya göre yazılı soru önergelerine 15 gün içinde cevap verilmelidir. Milletvekili sana bir soruyu soruyorsa 15 gün içinde cevap vereceksin. 26. dönemde 15 gün içinde cevap verilen soru oranı yüzde 10.99.

Yürütme organı diyor ki, "Ey milletvekilleri, ben sizi takmam, sizin sorularınıza cevap bile vermem." Şimdi ben sizin vicdanınıza sesleniyorum. Bu anayasayı sizler kabul etmediniz mi, bizler kabul etmedik mi? 15 gün içinde cevap verilmesi gerekmiyor mu? Bir sorunuza bir cevap verilmiyorsa yürütme organı tarafından bana söyler misiniz TBMM'nin itibarı ne olacak? Ben itiraz etmeliyim ama her partiden milletvekili de itiraz etmeli.

gercekgundem.com'un aktardığına göre Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü; Bazı sorular olur ki 15 gün içinde cevap verilemeyebilir. O zaman ilgili bakanlık yazı yazıyor, bize biraz süre verin diye. Süre verilir, cevap verilir ama cevap gelmiyor.

Bütçe dediğimiz olay ciddi bir olaydır. Parlamento bütçe hakkını kullanarak yürütmeye diyor ki şu kadar vergi toplayacaksın şu kadar harcama yapacaksın. Senin sınırlarını bütçe kanunuyla çiziyorum.

Yargı koyma yetkisi parlamentonundur. Madem öyle para alacaklar, borçlanma da yapabilirler. Borçlanmanın sınırlarını da parlamento belirliyor. Paranın nerelere harcandığını gelip burada bize anlatıyor. Bizler de elimizi vicdanımıza koyup "evet parayı oraya harcıyorsa evet diyelim" Bütçede yetkiyi verdik, paranın nerelere nasıl harcandığını kesin hesap kanunu gösteriyor bize. 

Parlamentoya bugüne kadar, son düzenlemelere kadar, TBMM'ye yönelik sunan kişi seçilmiş bir kişi. Arkasında milli irade var. Buraya gelip bütçeyi sunan kişi devlet memuru. Hani biz demokrasi diyorduk, milli irade diyorduk. Normalde buraya sayın cumhurbaşkanının gelmesi lazım. Kendi bütçesi. Gelip bütçeyi sunması lazım. Devlet memuru bütçeyi sunuyor. Sayın Erdoğan başka bir yerde konuşma yapıyor.

Sizler vicdan sahibiyseniz buna dur demeniz lazım. Bu bütçe 82 milyonun bütçesi. 82 milyona hizmet götüreceksiniz, vergi toplayacaksınız ama bütçeyi bir devlet memuru sunacak. Ne diyoruz? Gazi meclis diyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e bile Başkomutanlık yetkisini 3 ay süreyle vermiştir.

Atatürk Meclis'i yüceltiyor. Aradan o kadar zaman geçti şimdi Meclis'e gelip bütçeyi sunacak seçilmiş bir kişi yok. Nerede milletin iradesine saygı? Diyoruz ki, atanmışların vesayeti olmaz. En çok şikayet eden AKP Grubu. Bu parlamentonun üzerinde hiçbir vesayeti hiçbirimizin kabul etmesi mümkün değil. Aramızda görüş farklılıkları olabilir. Farklı çözümler üretebiliriz ama vesayeti asla kabul edemeyiz.

Rejimi değiştirdik. Eskiden ne olurdu? Cumhurbaşkanını bir yere gittiğinde TBMM'de temsil ederdi. Şimdi bir yere gittiği zaman kim temsil ediyor? Bir devlet memuru. Nerede milli irade? Bu da doğru değil. Parlamentonun başkanı milli iradeyle seçilmiş kişidir.

Bütçenin denetimi

2018 kesin hesabın sonuçları, 2020 önümüzdeki yıl öngörülen hedefler. Buradan ne kadar vergiler toplanacak ne kadar harcama yapılacak. Parlamento bu yetkiyi yürütme organına verirken anayasal ve yasal sınırları dikkate alıyor. Anayasanın bir maddesi var, merkezi yönetimin bütçesiyle verilen ödenek harcanabilecek tutarın sınırını gösterir.

2018 yılı Sayıştay raporları. Sayıştay, TBMM'ye bağlıdır, TBMM adına bütçe harcamalarını denetler. Bizim verdiğimiz yetkiyi acaba yürütme organı doğru kullanıyor mu diye rapor yazar.

2018 yılı Merkezi yönetim hükümet bütçesiyle ilgili olarak 63 milyar 295 milyon ö717 bin 486 TL denek üstü harcama tespit edilmiş. Bu harcamaların onaylanması hususu yüce Meclis'e bırakılmıştır. Anayasaya sınır getirdi ödenek üstü harcama yapamazsın cezalandırılırsın diyor.

Ben istediğim gibi para harcarım kimseye de hesap vermem diyorlar. Toplanan para fakir fukaranın parası, bu para nereye harcandı? Neden parlamentonun iradesi çöp sepetine atıldı.

Sayıştay diyor ki ben ceza veremiyorum, saptadım ödenek üstü harcamayı takdiri size bırakıyorum diyor. Evinize gidip başınızı yastığa koyduğunuzda fakir fukarayı düşünün.

Bir olay olur. Bütçenin dışında bir ek ihtiyaç olur, borçlanma olur. Yüzde 2'yi aşmayacak şekilde ödenek üstü harcama yapılabilir. Kaç aşıldı yüzde 7. Siz demeyecek misiniz, ne oluyor bize, bizim irademizi yok sayıyor yürütme organı? 

Bir başka garabete daha değinmek istiyorum. Madem samimi bir konuşma yapacağız.  Kanun için dediler ki yürütme organı artık kanun tasarısı getirmeyecek. Dünyanın hiçbir ülkesinde milletvekilleri kanun hazırlamaz. Kanunu bürokratlar hazırlar.

gercekgundem.com'un aktardığına göre Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü; 98 maddelik kanun meclisten geçti. 29 kanun bir khk'yı ilgilendiriyor. 29 kanunu parlamentoda bilen bir tek milletvekili bile yoktur. Bundan doğal bir şey de yoktur. Çünkü bilmem için bu kanundaki yetkili kişilerle oturup konuşmak gerekir.

Kanun yazma tekniği diye bir teknik vardır. Biz de her şeyi bilmiyoruz ben ceza kanunu bilmem, vergi kanunu bilirim.

Parlamentonun itibarını korumamız lazım. Milletvekili arkadaşlarım kanunlarını savunacaklar sözde bunu yapıyorlar. Yine oradan size geliyor, biz bunu biliyoruz. Hazırlayan zaten orası. Hazırlamak zorundadırlar. Sorunla bizzat karşılaşanlar onlardırlar biz değiliz. Sorunun çözümüyle ilgili yasal düzenlemeyi yapıp size geliyorlar.

Anayasanın 104. maddesi. Cumhurbaşkanı devlet başkanı sıfatıyla TC'yi ve Türk milletinin birliğini temsil eder, doğrudur. Peki bu tanıma uygun olarak cumhurbaşkanı sıfatıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin şan ve şerefini korumak ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma and içerim.

Değerli arkadaşlar birbirimizi kandırmayalım. Partili cumhurbaşkanı olmaz. AKP'nin genel başkanı diyelim sorun yok ama ben cumhurbaşkanıyım derse tarafsız olması lazım. Neden tarafsız olması lazım? Cumhurbaşkanı devletin sigortasıdır. Yüzde yüz bir tarafsızlık beklemiyoruz ama sonuçta tarafsızlık üzerine yemin ediyorsa bir siyasi partinin genel başkanlığını yapamaz. Ettiği yemine ters köşe oluyor.

Bütün vatandaşlara, siyasi partilere eşit davranması lazım. Kapsayıcı kucaklayıcı bir dil olması lazım. Sabah öğle akşam bir öfke bir kin bir saldırganlık... Bu yanlıştır. Böyle bir uygulama hiç olmadı olmamalı da zaten.

Cumhurbaşkanı hakim tayin edecek. Bir partinin genel başkanı hakim tayin ediyorsa biz ona farklı gözle bakarız. AKP'nin genel başkanı hakim tayin ediyor. Bir partinin genel başkanı hakim tayin ederseniz olmaz. Benim tayin ettiğim bir hakim düşünün, orada yargılandığınızı düşünün. CHP'nin hakimi bizim aleyhimize karar verdi dersiniz. Böyle düşünmek doğaldır.

Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini korumak... Sizin ağırınıza gitti mi bilmiyorum, benim çok ağırıma gitti. Trump'ın mektubu kabul edilemez. Bu benim ağırıma gidiyor, sizin de ağırınıza gitmesi lazım. Bu tür şeylere parlamento olarak karşı çıkmamız lazım. Beni üzen nokta tek bir cümlenin dahi çıkmamış olması.

Rejim değiştikten sonra yargı büyük yaralar aldı. Rahip Brunson... AKP'lilerin olduğu bir toplantıda bu can bu bedende olduğu sürece o teröristi alamaz, dedi. Salon alkıştan yıkılıyordu.

Peki ne oldu? Brunson nerede? Hangi gerekçeyle bıraktınız?

Şimdi siz bana Türkiye Cumhuriyeti'nde yargı bağımsız mı dedirteceksiniz. Değil arkadaşlar.

Kime teşekkür ediyor Trump Erdoğan'a teşekkür ediyor. Türk mahkmelerine değil.

15 temmuz gecesi bu parlemanto tarihe not düştü. Bir sürü insan içeri alındı. O karmaşa içerisinde haksızlık olabilir. Daha sonra FETÖ borsası kuruldu hukuk içinde. Duyuyorduk, elde veri olmadığı için bir şey diyemiyorduk. Sabah gazetesinden bir köşe yazarı 14 temmuz 2017'de söylüyor. Sonra sizlerden bir milletvekili 2018'DE Gaziantep'te bir FETÖ borsası olduğunu, itirafçı adı altında iş adamlarının serbest bırakıldığını söylüyor. Gaziantep il başkan yardımcısı evindeyken polis kılıklı iki kişi tarafından öldürüldü. Para veriyorsunuz serbest bırakılıyorsunuz. Bank Asya'nın önünden geçeni, oğlunu FETÖ okuluna göndereni içeri attılar. 15 Temmuz'dan sonra Bank Asya'ya para yatıranı baş tacı yaptılar. Hukuksa, kanunsa hepimiz için geçerli olması lazım. Parası olana bir şey yok olmayan içeride yatacak.

Buradan çağrı yapıyorum. Erdoğan'ın avukatlarının mal varlıklarını araştırın.

Mahkemeden adam kurtarmak parayla. Hakim tayin ediyorlar. HYK'nın üzerindeki en etkili kişiler onlar. Bir avukat nasıl başsavcıya kül tablosunu getirin der. Başsavcı koşarak getirir. Bu mudur düzen? İtiraz ediyoruz. Bizim de sorunumuzdur sizin de sorununuzdur. Çok açık bir şey söyleyemiyorsanız gidin konuşun. Yargıda çok ciddi bozulmalar var.

297 sayılı yasa var. Herkes katılabilir seçime. Seçimi kazanamadı mı görevine dönemezsin diyor kanun. Nasıl oluyor da bir partinin il yönetiminde görev alan partiye kayıtlı avukat hakim tayin ediliyorr. Onlarca örneği var. Sırf yaargıya saygı duyduğum için isimleri saymıyorum.

O zaman kanunu değiştirin. Kazanmayan eski yerine dönsün. Yasanın mantığını ihlal ediyorsunuz. Anayasa hakimlere savcılara kimse talimat veremez diyor. Tahliye konusunda HYK ile mutlaka istişarede bulunduktan sonra karar verebilir diyor. Ne demek bu? Siyasi otorite izin vermezse sakın tahliye etmeyin. Bu onlarca yüzlerce hakime savcıya dağıtıldı. En başta buna Adalet Bakanı'nın karşı çıkması lazım. Hangi amaçla çıkarırsan çıkar. Hakim hakimlikten değil siyasetten güç alıyorsa en byük tehlikedir. 

Gücünü evrensel hukuktan almak zorundadır. Ama hakim gücünü siyasi otoriteden alıyorsa orada ciddi sorunumuz vardır. Hukuk güvenliği olmak zorundadır. Can ve mal güvenliğini sağlayan yargının bağımsızlığıdır. Akademisyenler KHK ile üniversitelerden atıldılar. AYM düşünce özgürlüğüdür dedi hepsi beraat etti. Yürütme organı görevlerine iade etmiyor. O zaman mahkemenin işlevi ne?

Gercekgundem.com'un derlediği habere göre, Kemal Kılıçdaroğlu konuşmasını şöyle sürdürdü:

Beğenirsiniz veya beğenmezseniz vicdan taşıyorsak, demokrasiden yanaysak, milletin iradesine saygı gösteriyorsak milletin oyuna darbe vurulamaz. Kişi belediye başkan adayı oluyor. Savcı iyi hal kağıdığını veriyor. YSK tamam diyor. Seçime giriyorum kazanıyorum. Ertesi gün seni görevden alıyor. Hangi gerekçeyle? Yargı değil yürütme organı seçimle gelen kişiyi atanmış alıyor. Siz demiyor muydunuz atanmışların vesayetinden kurtulmamız lazım diye.

Bu millet niye sandığa gitti, oy kullandı? Kızıyoruz. Bu falan partiden. Hangi partiden olursa olsun yasama organı olarak isyan etmemiz lazım. Yargı kararı yok ortada. Yargı seçime girebilirsin diyor. Buna itiraz ediyoruz. Yanlıştır bu. Bunu sizlerin belediye başkanları zorla istifa ettirildiğinde de söyledik.

Demokrasi hepimiz için ortak payda. Milletin iradesine saygı göstermezsek burada olamayız. Ekonomide ciddi bir tehlikemiz var. Kriz var. İktidar kanalından şu eleştiri gelir CHP hep eleştirir hiçbir öneri getirmez. Krizin başında arkadaşlarımızla, akademisyenlerle toplandık. Bu kriz nasıl aşılabilir diye oturduk. 13 maddelik öneri haazırladık. Paylaştık. Devlette liyakatin getirilmesi.  Demokrasiye mutlaka geçmeliyiz, hukukun üstünlüğünü sağlamalıyız dedik. Merkez Bankasının bağımsızlığını sağlayın dedik. Dördüncü madde akılcı bir dış kaynak yönetimine geçilmelidir.
5. madde: Dolar endeksli olarak yapılan ihaleleri Türk Lirasına çevirin. Vatandaşlara dediniz. Televizyonlar yayın yaptı.
6. madde: Kamu ihale yasasını değiştirin. Adamına göre ihale, kanun olmaz. İhalesiz iş verilmez. Devlette bir kural vardır buna göre yaplır. 17 yılda 187 defa ihale yasası değişti.
7. madde: Sayıştay uluslaraası standartlara göre denetim yaapsın müdahale etmeyin dedik.
8. madde bütçe denetimini yapın dedik. 9. madde Dış politikayı değiştirin. Komşularımızla kavvga etmeyin dedik. Mısırla kavga ettik gidip. Suriye politikasından kim karlı çıktı. ABD ve Suriye. 3 milyon 600 bin Suriyeliyi getirdik. Süleyman Şah Türbesi'nin kendi topraklarımızdan kaçırdır. Karşımızda ordu yoktu. Kendi toprağımızdan kaçıyoruz bunu da kahramanlık olarak satıyoruz.

Dış politikayı değiştirin oturun konuşun. Bu bölgeyi barış havzasına döndürmüyoruz. Tamamı Müslüman, bizim akrabalarımız. Niçin egemen güçlerin oyununa gelip o bölgeyi kan havuzuna döndürdük?
10 madde: Geleceğimizi ipotek altına alan borçlanmalardan kaçının dedik. Borçlar Genel Müdürlüğünü kurdular. Osmanlı'daki adı Duyun-u Umumiye
11 madde: Adaletsiz vergi politikasını düzeltin. 12. Madde: Üretim politikasına geçin. İstihdama yönelirseniz Türkiye kurtulur.

13. madde Türkiye israftan kaçınsın tasarruf yapılsın. Eksiktir diyebilirsinizz. 7'si doğru değil. Buna da tamam derim. Genel başkanınız 'Ey Kılıçdaroğlu döviz baronlarıyla hareket edin?' diyor. Türk lirasına çevirin diyorum. Kim baronlarla hareket ediyor.

Aylık 2020 liranın altında kaç kişi aylık alıyor merak ettiniz mi? 2 milyon 136 bin kişi. Bunlar nasıl geçinecek? Bin liranın altında emekli aylığı alan 843 bin 647 kişi. Dul ve yetim. 673 liranın altında olan 8 milyon 647 bin 283 kişi. 2 bin liranın altında emekli aylığı alan 6 milyon...

Bin liranın altında emekli aylığı alan yok. Ama onlar zamlardan faydalanamıyor. Ben söylemiyorum. SGK'nın sitesine girersiniz. Devlet borç batağında. Borç alan emir alır. 2002 - 2019 döneminde yabancılara ödenen faiz 173 miyar 55 milyon dolar. Londra'daki bir avuç tefeciye. Vicdanınız kabul ediyor mu? Benim kabul etmiyor. Faiz ödemelerini çıkardım. 2019'un başından şimdiye kadar. 1 saniyede 596 dolar. 1 ayda 1 milyar 545 milyon 949 bin 370 dolar. Paralar nereye gidiyor? 17 yıldır Türkiye'yi yöneten yürütme organı vergi topladı, özelleştirme yaptı. Paralar nereye gitti?


ANKET

Koronavirüs dolayısıyla sokağa çıkma yasağı ilan edilmeli mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık