Allah'a, Millet'e, Vatan'a Fedai

  • Dolar 7.9597
  • Euro 9.508
  • GR ALTIN 463.38
  • ÇEYREK 760.22

Emin Çölaşan'ın Bahçeli mektubuna MHP'den sert yanıt!

MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, Sözcü yazarı Emin Çölaşan’ın MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yönelik mektubuna sert tepki gösterdi.

Emin Çölaşan'ın Bahçeli mektubuna MHP'den sert yanıt!
  • 13 Ağustos 2020, Perşembe 21:13

Sözcü yazarı Emin Çölaşan, bugünkü köşesinde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye açık mektup yazdı.

Çölaşan, tırnak içinde yayımladığı açık mektupta Bahçeli'ye sert ifadeler kullandı. 

Çölaşan, Bahçeli'ye seslenerek "AKP gidişe bakacak, yeterince güçlü olduğunu anladığı ve işine geldiği anda sizi ve partinizi silkeleyecek. Başka bir deyişle yakasından düşürecek." diyerek tepki gösterdi.

İŞTE DEVLET BAHÇELİ'YE YAZILMIŞ O MEKTUP: 

“Sayın Devlet Bahçeli bu size haddim olmayarak yazdığım kaçıncı mektup, Allah bilir.

Her mektubumdan sonra partinizin bazı yetkilileri tarafından hakaret dolu sözlü ve yazılı açıklamalar yapılır.

İsterseniz bunu okuduktan sonra da aynı hakaretlerin devam ettirilmesine göz yumarsınız.

Ama biz burada gerçekleri yazıyoruz, hakaretler ve tehditler hiç önemli değil…

Gerçekleri örtmek ve inkar etmek soruna ne yazık ki çare olmuyor.

★★★

Bütün Türkiye biliyor ve görüyor…

AKP iktidarının en büyük destekçisi kesildiniz.

Bunu niçin yapmak zorunda kaldığınızı anlamak mümkün değil…

Siz ki geçmişte başta Recep Bey olmak üzere AKP iktidarını en sert bir biçimde eleştiren bir genel başkandınız.

Hatta kürsüden ona ip atmıştınız. Demek ki şaka yapıyormuşsunuz!

★★★

En ağır sözleriniz arşivlerde duruyor Devlet Bey!

Niçin böyle 180 derece çark ettiniz, kendinizi AKP iktidarına nasıl böyle teslim ettiniz, anlamak mümkün değil.

İşin ilginç yanı, tabanınız da anlamıyor.

★★★

Türkiye'nin gidişini, insanların nasıl çile çektiğini, işsizlik sorununu ve daha bir sürü olumsuzlukları görmediğinizi düşünsek, mümkün değil.

Milyonlarca insanımız iş arıyor ama bulamıyor.

Yolsuzluklar arşa yükseldi.

Hemen her alım ve ihalenin ardından yolsuzluk ve pislik fışkırıyor. Peşkeşler iktidara yakın olan büyük müteahhitlere çekilirken sizden tık yok beyefendi!

★★★

Şu geçtiğimiz aylara ve yıllara bakıyorum, iktidarı eleştiren bir tek cümleniz yok.

Türkiye'nin çok ciddi sorunları var, milyonlarca insanımız bu sorunlarla boğuşuyor.

Yani beyefendi, bir gün olsun çıkın ortaya da hiç değilse birkaç soruna birkaç cümleyle bile olsa değinin.  

Bir gün olsun iktidarı eleştirin.

Dikkat ederseniz size ‘Recep Bey'i de arada sırada eleştirin' demiyorum!

Bunu yapmayacağınızı, yapamayacağınızı milyonlarca insanımız gibi ben de elbette biliyorum.

★★★

Gerçek nedenini siz bilirsiniz!..

Bu konuyu daha fazla deşmenin bir anlamı yok.

Ancak bir sürü asılsız söylentinin ortalıkta dolandığını sizin herkesten çok daha iyi bildiğinize eminim.

★★★

Lütfen bir kez olsun çıkın ortaya ve iktidarı herhangi bir biçimde, herhangi bir konuda eleştirin Devlet Bey.

Kusura bakmayın ama siyasette şu son aylarda ve yıllarda üstlenmiş olduğunuz rol, adeta ‘İktidar tetikçiliğine' dönüştü.

Muhalefet partilerini istediğiniz gibi eleştirin, eyvallah… Kimse bir şey diyemez.

Ama unutmayın, siz iktidar partisi değilsiniz. Onun küçük ortaklığına ve özellikle avukatlığına soyunmuş olmanız bu gerçeği değiştirmez.

İyi işler yapıldığı takdirde övgüler düzün…

Ama iktidarın büyük yanlışlarını da eğer zahmet olmazsa, arada bir görün.

Partinizin tabanında yüz binlerce yurtsever ülkücü yer alıyor. Onlara sorun bakalım, acaba yüzde kaçı sizin bu tek taraflı iktidarcılık oyununuzu destekliyor!

Vatandaşın durumuna, çektiği çilelere bir kez olsun değinin…

★★★

Bu süreçte çok büyük yanılgınız var Devlet Bey.

Zannediyorsunuz ki, AKP ile aranızdaki balayı, başka bir deyişle cicim ayları hep böyle sürüp gidecek.

Yanılgınız işte burada!

AKP gidişe bakacak, yeterince güçlü olduğunu anladığı ve işine geldiği anda sizi ve partinizi silkeleyecek.

Başka bir deyişle yakasından düşürecek.

O zaman kalacaksınız size güvenen yurtsever ülkücülerle baş başa ama onların da elinden bir şey gelmeyecek…

Ve ağzınızı açıp bir tek söz bile söylemeniz mümkün olmayacak!

★★★

Hiçbir parti ‘Sadece muhalefete muhalefet yapmakla' durumu uzun süre idare edemez.

Ama şimdi herkes görüyor ki siz bu kolay yolu benimsemişsiniz!

Muhalefet partileri ‘Allah bir' dese ona da ilk karşı çıkan siz olursunuz!

İktidar partisi değilsiniz ama maşallah, iktidar partisinden çok daha hızlı çıktınız!

Bir tek eleştiri yok, sadece her konuda, ama her konuda kayıtsız şartsız destek var!

Bu nasıl iştir Devlet Bey, acaba böyle bir küçük ortaklığın örneği dünyanın herhangi bir ülkesinde var mıdır?

Neyse, bu mektubu şimdi okumuş oldunuz.

Artık sırada bugünden başlayarak adamlarınızdan gelecek hakaret ve tehditleri beklemek var!

Size kolay gelsin.”


MHP'DEN EMİN ÇÖLAŞAN'A CEVAP:

MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, Sözcü yazarı Emin Çölaşan'a cevap verdi.

Büyükataman, ''Daha ilk cümlesinden “hadsiz” olduğunu kabul eden Emin Çölaşan’a söylenecek tek şey şudur: “Madem hadsizlik yaptığını biliyorsun o zaman haddini bil!” dedi.

İşte İsmet Büyükataman'ın o açıklaması:

Sözcü, Kılıçdaroğlu’nun Cumhuriyet gazetesinden vazgeçip kendileri için kullanmaya başladığı “Türk basınının yeni amiral gemisi” övgüsüne layık olabilmek adına gerçek gazeteci ve köşe yazarlarıyla çalışmak yerine Kılıçdaroğlu’nun tetikçilerini tercih etmektedir. Bu ucube durum da Sözcü’nün yayın politikasında kendisini açıkça göstermektedir.

Karşıtlık, düşmanlık, yalan ve nefretten beslenen Sözcü’nün büyük Türk milletinin birliğine, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin çıkarlarına yönelik yapıcı bir haberini yahut buradaki köşe yazarlarının bu çerçevedeki bir yazısını okuma ihtimaliniz maalesef bulunmamaktadır. Gazeteciliğin evrensel ilkeleri hatırlandığında Sözcü’ye gazete demek; Osmanlı’dan bugüne gazetecilik geleneğimize hakaret, Türk gazeteciliğinin başlangıcından bugüne gelmesi için ömrünü veren üstadlara saygısızlıktır.

Türkiye’nin ve aziz Türk milletinin karşısında konumlanıp PKK ve FETÖ yancılığından Esad’ın sözcüsü olmaya varan ihanetlere dair velinimetleri Kılıçdaroğlu’na sorulacak bunca soru varken Sayın Genel Başkanımıza “açık mektup”lar yazarak onun büyük Türk milletinin geleceği için attığı takdire şayan adımları üslupsuzca sorgulamak gazeteciliğin değil, velinimetlerine yaranmanın gereğidir.

Gerçeklerle bir alakası olmadığını kendisinin de bildiği iddialarının, akıl tutulması olan ithamlarının ve kamuoyunda konuşulduğunu ima ettiği iftiralarının kaynağı ya kendisi ya da kendisi gibi yazı yazarken ahlakını değil menfaatlerini ön planda tutanlardır.

Milliyetçi Hareket Partisinin Genel Başkanı’nın dünden bugüne söylediklerinde haklı çıktığını vicdanıyla konuşan taraflı tarafsız herkes kabul etmektedir. Günün şartlarında Türkiye’nin izlemesi gereken yol ne ise Devlet Bahçeli de o yolu teklif etmiş ve izlemiştir. Ülkücü-Milliyetçi Hareket, Genel Başkanı’nın arkasında şeksiz şüphesiz, dimdik durmuştur. Ülkücüler, Çölaşan’ın iddia ettiğinin aksine yanlışın içinde bulunmamanın, haklı çıkmanın gururunu yaşamıştır.

Sayın Genel Başkanımız bugün de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün koyduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarma ülküsüne doğru önemli adımlar atmaktadır. Bu kutlu ülküye giderken ayağımıza dolanmaya çalışanların, yolumuza tuzaklar kuranların sözcülerinin “çark ettiniz, destekçisi kesildiniz, avukatı oldunuz, küçük ortak” ithamları; Sayın Genel Başkanımıza ve kutlu davamıza karşı söyleyecek olumsuz bir şey bulamayanların çaresizlik çırpınışlarıdır.

Daha ilk cümlesinden “hadsiz” olduğunu kabul eden Emin Çölaşan’a söylenecek tek şey şudur: “Madem hadsizlik yaptığını biliyorsun o zaman haddini bil!”


ANKET

Bir erken seçim öngörüyor musunuz?

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık