Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Orwell haklı beyler!...

08 Aralık 2014, 00:27

Muhtemeldir ki şu satırların, kendisini ayakta alkışlayacağı iddia edilen kişinin kaleminden döküldüğünden haberi yoktu: "Dindarların ve ahlaksızların doğal olarak birbirlerini buldukları bir gerçektir.."

Olsa idi muhtemelen konuşmacıyı o kürsüden indirirdi.

Olabilir, bilmeyebilir. Bu onun problemi. Beni dumura uğratan şey o benzetme sonrası duygu sağanağına tutulan “muhafazakârların” durumu idi.

Sahi kuzum, Orwell’i “mübarek” ve belki de ölüm anında “Lailahe İllallah!” diyen bir müsteşrik mi zannetmiştiniz?

“Dininin ve kininin davacısı bir gençlik” hâyali kuran bir arkadaşın “kitapsız” bir ecnebi tarafından ayakta alkışlanması “ütopyasına” (distopya mı desek?) ayakta selam çakmak cehaletten olmasa da anlama probleminden neşet etse gerektir...

Alkış iddiası zannımca Orwell’in “öngörü” kabiliyetine dair olmalıdır.

*

Orwell “dispotik” toplumları tanımlıyor: Herhangi bir eylemin iyiliği ya da kötülüğünü o eylemin niteliği değil, kimin tarafından yapıldığı belirler. ‘Biz’im tarafımızdan yapıldığı sürece ahlaki açıdan hoş görülmeyecek hiçbir eylem yoktur.

Türkiye’den bakınca çok tanıdık geliyor değil mi?

Başka bir ülkede yapıldığı zaman “o – ha!” diyececeğimiz olaylar bizim ülkemizde olunca, hele hele “yandaşımız” tarafından yapılınca “eee... şeyy...” diye başlayan yorumlar.

Bir zamanlar kimi darbe ve “darbemsi”leri savunmak için zihnini zorlayan sahte demokratların tutumları...

Ayın 17’sinde birinci yılını “idrak” edeceğimiz olaylar sonrası gelen “günah işleme özgürlüğü” yorumları, din adamlarının “ganimet hukuku” fetvaları...

“Beyt-ül mal” anlayışını iktidar/muhalefet pozisyonumuza göre durmadan güncellememiz...

Bize dair örnekleri çoğaltmak mümkün.

*

Orwell, 1984 ve Hayvan Çiftliği’ni kitap özetlerinden okuyanların zannettiği gibi Komünist düşmanı değildi; Troçkist’ti, doğal olarak Stalin’den nefret ediyordu.

1984’ün muhatabı sanıldığı gibi sadece Stalin Rusya’sı değildi, toplumdan “kayıtsız, şartsız boyun eğme”  bekleyen otoriter-totaliter devlet modelleri idi.

Orwell, kitapta “büyük birader” anlayışının ideolojik değil, “zihinsel” bir problem olduğunu anlatır: Büyük Birader devamlılığını ve gücünü ‘yönetenler değişse de, yönetim anlayışı değişmeyecektir’ düsturundan alır”

Orwell’in “Otoriter” devletlere en açık eleştirisi “Hayvan Çiftliği”ndedir. Lise yıllarımda kitabı okuyunca, bir çırpıda 12 Eylül idaresi ile özdeşleştirmiştim hikayeyi.

Hayvan çiftliği esas olarak Stalinizm’e bir tepki olsa da, hikayenin merkezinde “demokrasi” oyunu oynayan ülkeler var.

Alatlı’nın göndermesi de birilerinin zannettiği gibi 1984’e değil, “Hayvanlar Çiftliği”ne idi. Domuzların “daha eşit” olduğu düzen ile BM düzenini benzeştirip buna karşı çıkan Erdoğan’ı alkışlatmıştı.

“Teorik” olarak itirazım yok. Fakat bir “eksik” okuma gözüküyor.

Evet, Orwell’in itirazı “eşitlik” olarak dayatılan eşitliksizlere dairdir. Lâkin, evvela “içerdeki” bozulmayı adresler.

Demokrasiden yola çıkıp kendi “sınıf” egemenliğini kurmaya çalışan, zeki domuzları resmeder hikayesinde.

Hayvan çiftliği, iktidara “bütün hayvanlar eşittir” sloganı ile gelen, koltukta oturdukça semiren, zamanla “eşitlik” düsturunu kendine göre yorumlayan hayvanların yönettiği “Hayvanizm” ideolojisinin hakim olduğu bir yerdir.

Hayvanizm ideolojisi tüm hayvanların eşit, iki ayaklıların “düşman” bellendiği bir ideolojidir ve “Hayvan Çiftliği” bu ideolojinin uygulandığı tek ve örnek çiftliktir.

Çiftlik, hayvanların en zekileri olan domuzlar tarafından yönetilir. Fakat domuzlar semirdikçe, koltuğa yerleştikçe sistem zamanla bazılarının “daha eşit” hale geldiği bir sisteme dönüşür. Sonuçta domuzlar iki ayaklarının üzerinde durmaya başlar ve “eşitlikçi” yönetim totaliterizme evrilir.

Hayvan çiftliği, Farabi’nin de resmettiği “İdeal devlet”i kurmak isteyen bir gurup hayvanın sonunda mutlak “otorite” kurarak iki ayaklılara rahmet okuttuğu bir hikayedir.

Hikayenin finali de bu dönüşümü anlatır: Dışarıdaki hayvanlar, bir domuzların yüzlerine, bir insanların yüzlerine bakıyor, ama birbirlerinden ayırt edemiyorlardı.

“Komünist” Orwell’ın “referansını” öpüp alnına koyan “Muhafazakâr” arkadaşlar alkışa ara verip meseleyi bir de böyle okumalılar...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
225 gün önce
323 gün önce
351 gün önce
428 gün önce
442 gün önce
490 gün önce
497 gün önce
504 gün önce
554 gün önce
575 gün önce
582 gün önce
610 gün önce
616 gün önce
623 gün önce
637 gün önce
644 gün önce
658 gün önce
665 gün önce
672 gün önce
680 gün önce
743 gün önce
764 gün önce
777 gün önce
820 gün önce
826 gün önce
847 gün önce
874 gün önce
911 gün önce
925 gün önce
952 gün önce
959 gün önce
967 gün önce
1001 gün önce
1050 gün önce
1086 gün önce
1092 gün önce
1135 gün önce
1177 gün önce
1190 gün önce
1218 gün önce
1260 gün önce
1288 gün önce
1302 gün önce
1358 gün önce
1379 gün önce
1498 gün önce
1506 gün önce
1512 gün önce
1519 gün önce
1526 gün önce
1534 gün önce
1548 gün önce
1561 gün önce
1569 gün önce
1603 gün önce
1618 gün önce
1625 gün önce
1632 gün önce
1673 gün önce
1723 gün önce
1750 gün önce
1786 gün önce
1800 gün önce
1821 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=