Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Tunceli, Sivas’ın mı, yoksa siyasî ahlâkın mı ötesinde kalıyor?

30 Kasım 2014, 11:20

Ahmet Davutoğlu’nun iki seçeneği vardı; ya ‘kendisi’ olarak kalacaktı, ya da ‘başkası’nı taklit edecekti... İkinciyi tercih etti ve bugün ortaya ‘yapay’bir insan çıktı...


Başkasını ‘cesaret testi’ne davet ederken, kendisinin ‘esaret testi’ içinde kaldığının farkında değil...

Doğallıktan uzak kürsü performansı, Erdoğan’a öykünme çabası ve ‘küçük enişte’ misali hareketleri, tarihte genellikle ‘karikatürize’ olan ‘ikinci adam’ tipine doğru sürüklüyor onu...


Son Tunceli çıkışının -argo tabirle- ‘kapak’la tamamlanması, Erdoğan’ın ayak izine basarak yürüme gayretinin bir sonucu...

Sağlıklı değerlendirme kudretinden öylesine kopmuş ki, bırakın bir genel başkanı, her hangi bir vatandaşın, ülkenin her hangi bir metrekaresine gidememesinin kimin ayıbı olduğunu bilemeyecek bir siyasî körlüğe sürüklendi Davutoğlu...


Ülkedeki can güvenliği de seyahat özgürlüğü de kendisine emanet edilmiş bir Başbakanın, bir genel başkanı “Cesaret varsa” şeklinde sıkıştıracağını umması ülke adına ne büyük bir ayıp...

Dünyanın demokrasiyle yönetilen başka bir ülkesinde, bir Başbakan, bir genel başkana ‘gidemeyeği toprak parçası’ gösterip, bundan ‘gol atma’ hazzı çıkarabilir mi?
*
Davutoğlu, bu tarzı Tayyip Erdoğan’dan devraldı...

Bu tür sorumsuz ifadelerle ülkenin bir bölümüne âdeta ‘özel statü’ tanımı yerleştirdiğini umursamayan Erdoğan’ın politikasıydı ‘Sivas’ın ötesi, berisi’ ağzı... Zihinlerde bir harita çizilmesine yol açan bu ayrım, iktidar sözcülerinin dilinden hiç düşmedi...

Sözde muhalefeti zorda bırakmak için  “Gidin de görelim, konuşun da bakalım”  diye diye bölücülerin beyinlerde sağladığı ‘alan hâkimiyeti’ne psikolojik destek aktarılmış oldu...

Devlet Bahçeli önce Diyarbakır’a ve şimdi de Tunceli’ye giderek, üstelik Ankara’da söylediklerini tekrarlayarak çok doğru bir hamle yaptı...

Bu hamle Davutoğlu’nun beklemediği bir karşılık olmalıydı ki, şaşkınlığı yüz ifadesine yansımıştı...

Sorulara mantıklı cevaplar vermekte zorlandı...
Siyasî iktidar, bugüne kadar muhalefet partilerini ‘bölge partileri’, kendisini ise ‘Türkiye’nin partisi’olarak tanımlıyordu...

Buna da ülkenin her bölgesinden oy almasını ‘delil’olarak gösteriyordu...

Buna ilave olarak da, her yerde aynı konuşmayı yapabildiklerini söyleyebiliyordu...
Oysa hiç de öyle değildi... Orhun abidelerine giden yolu kendi iktidarları döneminde yaptırdıklarını Hakkari’de değil, Yozgat’ta söylüyordu...

Şivan Perver’le elele Trabzon’da değil, Diyarbakır’da geziyordu...

Dombrayı Batman’da değil, Ankara’da, Kastamonu’da, Manisa’da çalıyordu...  “Onların yerinde ben de olsam dağa çıkardım”  açıklamasını Istranca dağlarının dibinde değil, Gabar’ın dibinde yapıyordu...  “Öcalan Kürtlerin lideridir” sözleri dillerden ihanet denizine, Aydın’da değil, Mardin’de dökülüyordu... Seyit Rıza evlâd-ı resule Konya’da değil, Tunceli’de bağlanıyordu...
*
Evet, siyasette bir çifte standarttan, çift kişiliklilikten söz edebiliriz...

Ama bunun faili MHP değil, siyasî iktidardır...

Keşke MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ‘o afişler’i Tunceli’ye götürseydi ve “Madem her yerde aynı konuşuyorsunuz, madem Türkiye partisisiniz, neden bu afişleri Tunceli’ye asmadınız?”  diye sorsaydı...

Bayram kutlaması için yaptırılmış afişlerde, Türk bayrağı zemin olarak kullanılmış, sol köşeye Tayyip Erdoğan yerleştirilmiş, ortaya  “Kurban olam ayına yıldızına”  ifadesi konmuş, sağ alta da ‘AK Parti’ imzası atılmıştı...

Bütün panolar bu afişle doldurulmuştu ama Gaziantep’e kadar!.. Gaziantep’ten sonrasına ‘ayına yıldızına kurban olunacak’ bayraklı afişler yoktu panolarda... ‘Türkiye’nin partisi’ ‘Sivas’ın ötesi’ndeki büyük bir bölümü ıska geçmişti...
Buna Tunceli de dahildi...
*
Tunceli hamlesinin ‘durgunluk’tan şikayetçi milliyetçi seçmen üzerinde heyecan ve ümide yol açtığı açık bir gerçek...

Bunu sürdürecek ve siyasî iktidarın bölücülük karşısındaki farklı kimliklerini ortaya dökecek MHP’nin yol almama ihtimali yok...

Tehdit ve bölücüleri kışkırtma kokan “Gidemezsin”e çok net bir cevap verildi... Şimdi  “Gazze’ye gideceğim” deyip de yıllardır gidemeyene hatırlatma ve çelişkileri yüze vurma zamanı...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
23 gün önce
30 gün önce
36 gün önce
71 gün önce
86 gün önce
123 gün önce
125 gün önce
158 gün önce
184 gün önce
202 gün önce
216 gün önce
225 gün önce
230 gün önce
232 gün önce
281 gün önce
293 gün önce
298 gün önce
300 gün önce
316 gün önce
321 gün önce
340 gün önce
344 gün önce
375 gün önce
377 gün önce
384 gün önce
393 gün önce
419 gün önce
435 gün önce
440 gün önce
449 gün önce
450 gün önce
456 gün önce
464 gün önce
467 gün önce
470 gün önce
484 gün önce
540 gün önce
561 gün önce
576 gün önce
625 gün önce
632 gün önce
635 gün önce
638 gün önce
659 gün önce
695 gün önce
706 gün önce
764 gün önce
807 gün önce
869 gün önce
876 gün önce
883 gün önce
943 gün önce
982 gün önce
989 gün önce
1003 gün önce
1007 gün önce
1013 gün önce
1049 gün önce
1069 gün önce
1079 gün önce
1093 gün önce
1104 gün önce
1128 gün önce
1199 gün önce
1219 gün önce
1223 gün önce
1237 gün önce
1241 gün önce
1244 gün önce
1266 gün önce
1268 gün önce
1272 gün önce
1290 gün önce
1296 gün önce
1297 gün önce
1307 gün önce
1314 gün önce
1350 gün önce
1367 gün önce
1381 gün önce
1399 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=