Lütfen bekleyin..

Ahmet Takan

İktidar cephesindeki yeni krizin adı; “İran”...

26 Kasım 2014, 06:30

“Çözüm sürecinde tıkanıklık aşıldı”  diyorlar..
Eskisi gibi sert olmasa da daha temkinli açıklamalarla birbirlerine yükleniyorlar..
İzleme heyeti, üçüncü göz, Öcalan’ın sekretaryası gibi maddeler üzerinde tartışıyorlar da tartışıyorlar... Nihayet (!) HDP genişletilmiş heyetinin 30 Kasım’da İmralı’ya gideceği ilan edildi.
İktidar ile HDP arasında anlaşamıyorlar da anlaşıyorlarmış gibi garip bir görüntü var..
Siz, buna patinaj çekiyorlar diyebilir veya öyle görebilirsiniz.
Başkentteki kafa karışıklıklarını siyasi iktidar ile güvenlik koridorları arasındaki derin görüş ayrıklarını daha önce dile getirdik.
Hatta, Recep Erdoğan ile Ahmet Davutoğlu arasındaki gizlenmeye çalışılan kavga ve krizleri yazdık.
6-7 Ekim olaylarının ardından Recep Erdoğan ile Abdullah Öcalan arasında varılan özel ve de gizli anlaşmaya rağmen bu yaşanan iki geri bir ileri “süreç” neyin nesi oluyor?..
Başkentin yeni bir kriz maddesi daha oldu.. Daha doğrusu iktidarın..
İran krizi patlak verdi.
Bülent Arınç ile Yalçın Akdoğan arasında  “yeni yetme”  kavgası malumunuz.. Kavga,  “çözüm süreci” ndeki yetki ve post kavgası yüzünden  kızışmıştı. İktidar içindeki patlak 6-7 Ekim olaylarının ardından daha da genişleyerek büyüdü.
AKP iktidarı kavga enerjisini HDP’den daha çok kendi içinde harcıyor.
Nasıl mı?..
 “İrancılık” üzerine..
AKP iktidarında başta Başbakan Ahmet Davutoğlu olmak üzere bir kanat 6-7 Ekim olaylarında İran parmağı olduğu görüşünü seslendiriyor. Bu kanat, eldeki istihbarat raporlarına da dayandırarak İran üzerinden PKK’ya önemli miktarda silah geldiğini ve İran’ın terör örgütüne silah desteği verdiği  görüşünü seslendiriyor. Başbakana yakın kaynaklar,  “ABD ile İran yakınlaştı, 6-7 Ekim olayları, 3’üncü göz oyunu da bu yakınlaşmanın sonucu. İran’dan PKK’ya yoğun bir silah yardımı var” diyor. Davutoğlu ve ekibi çözüm sürecinde HDP’ye ve de PKK’ya karşı daha temkinli olma  pozisyonuna kaymış durumda. Onun için çözüm sürecindeki pazarlıkların dondurulmasını savunuyorlar. Diğer cephede ise Recep Erdoğan tarafı var. Yalçın Akdoğan ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile birlikte. Bu cephe de Ahmet Davutoğlu kanadına trafiğin hız kazanması için sürekli baskı kuruyor. Yalçın Akdoğan kanadı, Ahmet Davutoğlu tarafını “TSK’ya yakın politikalar izlemekle” suçluyor.
Yani anlayacağınız tam bir kafa karışıklığının hakim olduğu iktidar  “süreç”  için birbirine girmiş durumda. Hal böyle olunca da siz tribünden izleyenler maçın iki de bir neden durdurulup tekrar oynatıldığını anlayamıyorsunuz.
İktidar içindeki  “İran” kaynaklı yalpalamanın somut bir fotoğrafını da iki yazıdır ele aldığımız 5 Kasım 2014 tarihli TBMM Dışişleri Komisyonu’nun  basına kapalı yaptığı görüşmeden aktaralım. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, bölgedeki gelişmeleri değerlendirirken, bakın komisyona uluslararası krize yol açabilecek ne itiraflarda bulunuyor:
 “Ama, şimdi, Irak’taki Maliki rejiminin ve o yönetimin nelere yol açabileceğini biz başında Amerikalılarla çok açık bir şekilde konuştuk. O zamanki Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, ilk başta Irak’tan ayrılırken Maliki’nin İran’a karşı en güçlü direnebilecek bir yönetim olduğunu söyledi Maliki yönetiminin. Ama, son görüşmelerde bu tespitte Dışişleri Bakanlığı olarak yanıldıklarını açıkça söylüyorlar. Yani, biz burada İran, Irak meselesine girmiyoruz. Ama, neticede burada mezhepsi bir yaklaşımın sadece bir mezhebe dayalı bir yaklaşımın toplumun diğer unsurlarının dışlanmasının nelere yol açabileceğini biz gördük. Ama Amerika kaç sene sonra gördü, ondan sonra değişti.
.......
Bugün İran’la ilişkilerimize baktığımız zaman siz tarihini de bilirsiniz, o Çaldıran öncesini de bilirsiniz, sonrasını da bilirsiniz, hiçbir zaman İran’la ilişkilerimiz, kardeşlik hissiyatı vardır, söylenir ama böyle mükemmel olmamıştır, inişli çıkışlı olmuştur. İran’la siyasi ve ticari ilişkilerin sürdürülmesinin ne kadar zor olduğunu bunu sadece biz değil, tüm dünya bilir. Müzakere şeylerinin ne olduğunu ve nasıl olacağını özellikle sizler çok daha iyi bilirsiniz. Bugün İran’la ilişkilerimizin limoni olmasının sebebi de Suriye ya da İran’ın bölgedeki politikaları. Biz bunları doğru bulmuyoruz. Özellikle mezhepçi yaklaşım çok tehlikelidir. Çok risklidir. Avrupa’da din savaşlarına baktığımız zaman nelere yol açtığını hepimiz hatırlıyoruz, görüyoruz.”  
Amerika’ya tapınanların ne duruma düştüğünü görün!..
Bu satırlar,  “çözüm süreci”  ve terör bölgesindeki gelişmelerle birlikte stratejik çukura nasıl battığımızı biraz daha anlatmaya yetti mi?..

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
16 gün önce
24 gün önce
53 gün önce
60 gün önce
73 gün önce
99 gün önce
114 gün önce
128 gün önce
130 gün önce
133 gün önce
142 gün önce
160 gün önce
177 gün önce
199 gün önce
204 gün önce
205 gün önce
228 gün önce
242 gün önce
244 gün önce
273 gün önce
283 gün önce
346 gün önce
366 gün önce
367 gün önce
372 gün önce
389 gün önce
400 gün önce
422 gün önce
430 gün önce
431 gün önce
433 gün önce
445 gün önce
465 gün önce
498 gün önce
508 gün önce
515 gün önce
525 gün önce
533 gün önce
543 gün önce
566 gün önce
569 gün önce
571 gün önce
583 gün önce
584 gün önce
586 gün önce
592 gün önce
598 gün önce
600 gün önce
633 gün önce
645 gün önce
718 gün önce
759 gün önce
798 gün önce
839 gün önce
842 gün önce
844 gün önce
851 gün önce
892 gün önce
899 gün önce
928 gün önce
952 gün önce
966 gün önce
967 gün önce
986 gün önce
1001 gün önce
1003 gün önce
1005 gün önce
1008 gün önce
1014 gün önce
1016 gün önce
1028 gün önce
1036 gün önce
1037 gün önce
1038 gün önce
1046 gün önce
1053 gün önce
1061 gün önce
1068 gün önce
1070 gün önce
1075 gün önce
1077 gün önce
1080 gün önce
1081 gün önce
1091 gün önce
1099 gün önce
1112 gün önce
1166 gün önce
1169 gün önce
1182 gün önce
1192 gün önce
1198 gün önce
1205 gün önce
1208 gün önce
1221 gün önce
1242 gün önce
1248 gün önce
1266 gün önce
1271 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=