Lütfen bekleyin..

Ahmet Takan

Demirtaş rahat rahat dolaşırken ben neden yargılanıyorum?

07 Kasım 2014, 10:56

O komutan sordu:

Demirtaş rahat rahat dolaşırken ben neden yargılanıyorum?

Ankara boğuluyor.. Çözüm adına çözümsüzlükler, derin çelişkiler ve had safhadaki kafa karışıklıkları.. Ne MGK toplantıları ne güvenlik zirveleri ne de
brifingler!..
Kati çözüm bulunamıyor; sözde çözüm süreçlerine, ayaklanmalara, Kobani’ye, Esad’a, Kuzey Irak’a, terörle mücadeleye..
Fırtınalı havada açık denize düşmüş sandal misali gibi Ankara..
Kurumlar arasındaki derin görüş ve uygulama farklılıkları, tıkanan  iktidarı ve muhalefeti ile birlikte iç siyaset, dün senin bugün benim olan yargı, günü birlik yaşayan bürokrat ve siyasetçiler, kifayetsiz muhterisler, dalkavuklar, rantçılar.. Tüm bunların yanı sıra devlet aklını ve de sağlam duruşunu milletin bekası için bin bir fedakarlıkla sağlamaya çalışan hassas kurumlar..
Alabildiğince bilgi kirliliğinin yaygın olduğu ortamda hayati meselelerle ilgili derin çelişkileri ve kafa karışıklılığını sizlere en sade -anlaşılır-  şekilde nasıl yansıtabileceğime çoğu zaman zorlanıyorum.
O zaman!.. Eski bir yerli metoduna yine başvuralım; başlıklar halinde devam edelim..

* Çözüm süreci:
Başkentte pembe dizi gibi devam eden bir yargılama süreci var; 28 Şubat. Dün 71’inci duruşması bitti, çoğu üst düzey komutan olmak üzere 103 sanığı var. Hâlâ karara varılamadı.  “Ne alakası var, çözüm süreciyle!” diye hemen zıplamayın..
30 Ekim MGK kararlarıyla, 28 Şubat’ı çokça karşılaştırır olduk ya!.. 28 Şubat’ta MGK’nın Hükümetin ve Bakanlıkların aldıkları kararlar ve oluşturdukları kurumlar çerçevesinde yargılanıyorlar. Çoğu da bir şekilde aynı Balyoz’da, Ümraniye Davası’nda gördüğümüz senaryolar ve benzeri ifadelerle.. Sanıklar,  “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini cebren  düşürmeye, düşürmeye iştirak”  suçlaması ile yargılanıyor. Duruşma bittikten sonra yargılanan bir askeri aradım  “ne oldu bitti” diye.. Mahkemeden çıktıktan sonra muvazzaf olan üst düzey bir komutanla aralarında geçen sohbeti anlattı. Ne dedi biliyor musunuz?
“Yargılanalım. Bundan bir sıkıntımız yok. Gerçekler er geç ortaya çıkacaktır. Sohbet ettiğim komutanım bana dedi ki; ’Selahattin Demirtaş çıkıp halkı isyana çağırıyor. İsyan hareketi başlıyor. 45 kişi ölüyor. KCK sözcüleri ve de milletvekili olan olmayan PKK’nın siyasi sözcüleri çıkıp isyanı savunuyor. Yeni isyan hareketleri için çağrıda bulunuyorlar. Onlar yargılanmıyorlar. Biz burada müebbet hapis istemi ile yargılanıyoruz.’ Selahattin Demirtaş yargılanmıyor biz yargılanıyoruz. Bizi yıkan bu...”
Gerçekten!.. 6-8 Ekim isyanından sonra sorumluları hakkında açılan bir mahkeme var mı?..
Değişik tanımlamalarla üst üste yapılan zirvelerden sonra cek-cak edebiyatı ise tam gaz devam ediyor. Yapılan tüm uyarılara rağmen iktidar arpa boyu yol alamıyor. Güvenlik uzmanları, “Başbakan dahil Hükümet sözcüleri çözüm sürecinden fayda gelmeyeceğini anlamış gibi yapıyorlar. Ama ileri bir adım atamıyorlar. Hükümet bir an önce ne yapacağına karar versin. Kanunlar ve güvenlik tedbirleri bir an önce uygulamaya geçirilmeli. PKK’ya ve sivil sözcülerine kırmızı çizgiler net bir şekilde konulması lazım. Çözüm süreci HDP ile bitirilip hâlâ bu süreçte ısrar ediliyorsa bölgedeki kanaat önderleri, cemaatler ve halkı gerçekten temsil eden yapılarla görüşülsün. Dağda semiren PKK-KCK şehirlere inmiş durumda. Türkiye’ye yakalanandan çok daha fazla silah sokuluyor. Güvenlik tedbirleri bir an önce devreye sokulmalı. Şu anda onlar da çözüm sürece diyerek oyalama taktiği içindeler en geç Nisan Mayıs’ta çok daha büyük olaylar çıkacak”  diyor.
Diğer taraftan;
İçişleri Bakanlığı kaynaklarından aldığım duyumlara göre de, “polise çok mecbur kalmadıkça karakollarınızdan çıkmayın. Şehit haberi istemiyoruz” diye direktif veriliyor.

* Kobani:
Stratejik çukura batan iktidar yüzünden yalpalayan Ankara’nın derin açmazı ve de çelişkilerinden.. İki ucu değil her tarafı pislik bir değnek haline geldi. İktidar, peşmerge ve ÖSO ile PYD’ye destek veriyor. Fakat başkentteki devlet aklı da  “Kobani”nin PYD’nin eline geçmemesi için direniyor. Böyle bir ortamda oldukça tuhaf bir tablo ile karşı karşıya kalıyoruz haliyle.. Peki, Ankara IŞİD’e mi destek atıyor? Bu sorunun da cevabı hayır.. Fakat, güvenlik koridorlarında yapılan değerlendirmede,  “Şu an IŞİD, Türkiye için birinci derecede tehdit değil. Kobani Büyük Kürdistan Projesi’nin ana omurgası. Onun için PYD’nin eline geçmemesi lazım. IŞİD, 2-3 aylığına Kobani’yi ele geçirirse psikolojik olarak çökecekler. Büyük Kürdistan Projesi de çökecek. Ama Kobani daha fazla süre için IŞİD’in elinde kalırsa bu sefer o da Türkiye için birinci derecede tehdit haline gelir”  deniyor.
Buradan direkt ilintili olan son başlığımıza geçelim..

* Halep:
Başkentin 1’inci sıralara yükselen sıkıntılı başlığı . “Kobani” de neler oluyor ile devam edelim. Güvenlik koridorlarına ulaşan bilgilerden;
IŞİD güçlü bir şekilde vurmaya devam ediyor. Peşmerge güçleri ara sıra sınırdaki çadırlarından çıkıp 25-30 Katyuşa füzesi atıp tekrar çadırlarının içine dönüp çay içmeye devam ediyorlar. “Kobani” deki durum eskisinden farklı değil. Güvenlik uzmanları Kobani-Halep bağlantısı ile ilgili şu değerlendirmeyi yapıyor;
 “PYD, Esad ile iş birliği yapıyor. Esad-PYD paslaşıyor. Esad’a Halep’i ele geçirmesi için koridor açıyor. Koalisyon güçlerine bakın IŞİD neredeyse Bağdat’ı ele geçirecek ama umurlarında bile değil. Oralar bilmem kaç parçaya bölünürse bölünsün onlar için çok önemi yok. Çünkü; BOP’un gerçekleşmesi için Kuzey Irak ve Kuzey Suriye’deki hedeflerine ulaşmaları lazım. Kuzey Irak tamam. Bunlar, Esad ile de oturup anlaşırlar. Esad’ın artık Büyük Suriye diye bir iddiası kalmadı. Kendini kurtarmanın peşinde. Esad bizim düşmanımız değil mi? İktidar öyle ilan etmedi mi?.. O zaman biz her türlü desteği Halep’in düşmemesi için vermemiz lazım, hatta ÖSO’ya da bunun için yardım yapmalıyız. Halep, Ayn el-Arap mutlaka korunmalıdır. PYD için Kobani ne ise Halep de bizim için Kobani.”

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
67 gün önce
73 gün önce
104 gün önce
115 gün önce
117 gün önce
124 gün önce
155 gün önce
171 gün önce
195 gün önce
222 gün önce
270 gün önce
283 gün önce
299 gün önce
300 gün önce
331 gün önce
341 gün önce
391 gün önce
406 gün önce
426 gün önce
430 gün önce
434 gün önce
442 gün önce
463 gün önce
469 gün önce
483 gün önce
501 gün önce
509 gün önce
524 gün önce
537 gün önce
539 gün önce
542 gün önce
552 gün önce
570 gün önce
586 gün önce
608 gün önce
613 gün önce
614 gün önce
637 gün önce
652 gün önce
653 gün önce
682 gün önce
692 gün önce
755 gün önce
775 gün önce
776 gün önce
781 gün önce
798 gün önce
809 gün önce
831 gün önce
839 gün önce
840 gün önce
842 gün önce
854 gün önce
875 gün önce
908 gün önce
918 gün önce
925 gün önce
935 gün önce
943 gün önce
952 gün önce
975 gün önce
979 gün önce
980 gün önce
992 gün önce
994 gün önce
996 gün önce
1002 gün önce
1007 gün önce
1009 gün önce
1013 gün önce
1043 gün önce
1054 gün önce
1090 gün önce
1125 gün önce
1127 gün önce
1168 gün önce
1207 gün önce
1248 gün önce
1251 gün önce
1253 gün önce
1261 gün önce
1301 gün önce
1308 gün önce
1337 gün önce
1340 gün önce
1362 gün önce
1375 gün önce
1377 gün önce
1396 gün önce
1403 gün önce
1410 gün önce
1413 gün önce
1415 gün önce
1417 gün önce
1424 gün önce
1426 gün önce
1437 gün önce
1445 gün önce
1447 gün önce
1448 gün önce
1456 gün önce
1463 gün önce
1470 gün önce
1477 gün önce
1479 gün önce
1484 gün önce
1486 gün önce
1489 gün önce
1490 gün önce
1500 gün önce
1508 gün önce
1521 gün önce
1576 gün önce
1579 gün önce
1592 gün önce
1601 gün önce
1608 gün önce
1615 gün önce
1617 gün önce
1631 gün önce
1651 gün önce
1657 gün önce
1676 gün önce
1681 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=