Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

“Cumhuriyetin gerileme dönemi”

20 Ekim 2014, 11:21

Bir iddiaya göre 16, diğer bir iddiaya göre 17 devlet kurmuşuz.  Kurduğumuz devletlerden bahsederken duygulanırız, gözlerimiz yaşarır. Dünyayı atlarımızın nalları ile titretmiş, dünya tarihine  “Kavimler göçü” nü hediye eden bir milletizdir. Selçuklu’nun kurduğu medreseler göğsümüzü kabartır. Avusturyalı arkadaşlarımızı gıcık etmek için Osmanlı ordusu Viyana kapısına dayanınca en güzel elbiseleri ile surların önüne çıkan Viyanalı kızların hikayesini anlatırız. Nihayette çağlar açıp kapatan bir ırkın efradıyızdır.

Tarihin  “şanlı”  yaprakları, kurduğumuz devlet nizamının örnekleri ile doludur. Viyana muhasarasını kaybeden Veziriazam Merzifonlu’nun kendisini katledecek cellada “Şu halıyı kenara kaldıralım, devlet malıdır üzerine kan sıçramasın” sözlerini “onlar da Başbakan bunlar da” sükut-u hayali ile anlatırız çocuklarımıza. Sefere çıkan Osmanlı ordusunun geçtiği bağlardaki asma dallarına yedikleri üzümlerin bedellerini astıklarını ballandıra ballandıra anlatırız.
O hikayelerin en muhteşemleri adaletimizle alâkalıdır. İstanbul’daki Ortodoksların  “Kardinal külahı görmektense Osmanlı sarığı görmek isteriz” sözleri hepimizin hafızasında hazırdır Osmanlı’nın ne kadar “adil” ve  “güvenli”  bir devlet olduğunu anlatmak için. 
Fatih’i yargılayan Kadı’nın cesareti ve hele hele Fatih’in mahkeme kararının uygulanmasına dönük tavrı belki hukuk fakültelerinde  “ders”  olarak anlatılmaz lâkin Osmanlı kavgası yaptığımız her ortamda önemli bir malzemedir; hukuk nizamını örneklemek babında.  “Kanunî ismini Avrupalı vermiştir Süleyman’a” diye başlar Osmanlı’nın kanunlara saygısını anlatan cümleler.
Geçmişten gelen güzel “hikayelerdir” bunlar. Peki, bu hikayelerin kahramanlarının torunları ve hatta onları takip eden ve dahi dirilteceğini iddia edenler olarak ne anlarız bu anlatılanlardan?
O anlatılanlarda kamu malını talan ettiği iddia edilenleri yargılamak isteyen kadılara devletin müdahale ettiğini görür müsünüz?. Yetimin malını çaldığı iddia edilenler hakkında şek, şüphe ve şahitler varken Kadı’nın “yargılamaya gerek yoktur” kararı okunmaz o hikâyelerde. Hikâye odur ki o mahkemelere herkes girmek zorundadır; Padişah da Şehzade de Vezir de. Tabii ki birileri için bu anlatıların hikâye olarak kalması yeterli. Lâzım olduğu zaman gözyaşları içinde anlatılarak oya tahvil edilecek masallar dizisidir bu anlatılanlar. Başka bir anlam çıkartmaya gerek yoktur!
Adalet mi arıyorsunuz? Açın tarih kitaplarını okuyun, o size yeter!

***

Bu hikâye anlatıcılarının en önemli iddiası Osmanlı’yı diriltmekti.  Dirilttiler ama yanlış Osmanlı’yı; Gerileme döneminin o  “yozlaşmış” Osmanlısını dirilttiler. Osmanlı’da devlet adamının “rüşvet ve irtikap”, adaletin “iltimas” ile anıldığı, devlette ahengin kaybolduğu gerileme dönemini dirilttiler.  Devlet içinde bir  “ahenk” problemi olduğu açık. Başbakan bir şey söylüyor, Bakanlar başka bir şey, Köşk varlığını unutturmama gayreti ile her gün konuşmak için yırtınıyor.  Sekiz ay önce çıkartılan yasalar, o günkü söylemlere zıt gerekçelerle değiştirilmek isteniyor. Adalette hakkını aramak isteyen bürokrata “kazansan da uygulamam” deniyor. Hükümeti oluşturan unsurların hepsi “devleti ele geçirme” ye güdülenmiş bir halde, hak-hukuk-adalet kavramlarını kendi  “ulvi”  amaçları için rafa kaldırmış durumda. Din adamı yolsuzluk ve usulsüzlüklere “fetva” bulma cehdi ile yanıp yıkılmakta.
Muhtarlık seçimi yapar gibi kurul seçimleri, gazete manşetlerinde birbirine saldıran yargı üyeleri,  “bağımsız”  yargının bütün seçimlerine taraf olan dini ve siyasi yapılar.
Son dönemim alametifarikası bunlar.
Osmanlı’yı dirilteceğini iddia edenler mutlu olabilirler, diriltiyorlar. Son aylarda yaşadığımız olaylara, devletin hukuk düzeninden kaymasına, kanun yapımının keyfileşmesine, hükümetin kendi içindeki ahenksizliğine, toplumdaki huzursuzluğa  ve devletin bu olaylar karşısındaki tavrına bakınca Cumhuriyet’in de artık gerileme dönemine girdiğini söylemek kehanet değil...
Bunu görmek için tarihe kısa bir göz atmak yeterli...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Haken Özdemir
1007 gün önce
Ismail Bey, yanlis Osmanli´yi dirilttiler tesbiti mükemmel ve vurucu olmus.
Ellerinize ve yüreginize saglik
Yazarın Diğer Yazıları
71 gün önce
85 gün önce
133 gün önce
140 gün önce
147 gün önce
197 gün önce
218 gün önce
225 gün önce
253 gün önce
259 gün önce
266 gün önce
280 gün önce
287 gün önce
301 gün önce
308 gün önce
315 gün önce
323 gün önce
386 gün önce
407 gün önce
420 gün önce
463 gün önce
469 gün önce
490 gün önce
517 gün önce
554 gün önce
568 gün önce
595 gün önce
602 gün önce
610 gün önce
693 gün önce
729 gün önce
820 gün önce
833 gün önce
903 gün önce
931 gün önce
945 gün önce
1001 gün önce
1022 gün önce
1141 gün önce
1149 gün önce
1155 gün önce
1162 gün önce
1169 gün önce
1177 gün önce
1191 gün önce
1204 gün önce
1212 gün önce
1246 gün önce
1261 gün önce
1268 gün önce
1275 gün önce
1316 gün önce
1366 gün önce
1393 gün önce
1429 gün önce
1443 gün önce
1464 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=