Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Bir ‘bey’in ölümü!

17 Ekim 2014, 11:24

Ali Güngör öldü; bu hayatın bir sonu olduğunu, dünyaya ait hiçbir şeyin aslında sahibi olmadığımızı hatırlatarak...

Koltukların, rozetlerin, makamların, maddi zenginliklerin ve dünyevî hırsların bir gün mutlaka geride kalacağını ikaz ederek...

O, ‘samimî olmak’la ‘hesap sahibi olmak’ arasında gidip gelinen tercihler dünyasında ‘samimiyet cephesi’nde bir ömür sürdü...

İnandıklarını vicdanına hapsetmemek ve onu herkese duyurabilmek için arkasını hesaplamadan hep cesaretle seslendi... 

‘Dik’ bir hayat yaşadı... O dikliğin bedelini ödedi... ‘Rahşan affı’nı içine sindiremedi... Gereğini yaptı ama karşılığında 2002 yalnızlığına mahkûm oldu... 

Yine de bırakmadı mücadeleyi... Genç yaşından itibaren omuz verdiği siyasî yuvasından ayrı kaldıktan sonra son nefesine kadar memleket derdiyle yaşadı...

Gençlik Kolları Genel Başkanlığı’ndan Teşkilat Başkanlığı’na kadar her kademede görev yapan Ali Güngör’ün bu heyecandan kopması elbette mümkün değildi... 

***

Ali Güngör ve arkadaşlarının 80’lerin başında Ankara’ya gelenler için özel bir önemi vardı...

Ülkücülerin lideri ve kadrolarının büyük bir bölümü Mamak Askeri Cezaevi’ndeydi...

Dışarıda yorgunluğa ve ümitsizliğe teslim olmamış, yeniden toparlanmanın ve yola koyulmanın derdine düşmüş sınırlı sayıda insan kalmıştı...

Ali ağabey onlardan birisiydi, hakkını burada yemeyelim, tıpkı Devlet Bahçeli gibi, Muharrem Şemsek gibi... Çalınan eski dost kapılar bir bir yüzlere kapanırken, çelimsiz omuzlarıyla mücadeleyi yeniden başlatmak isteyenlere alaycı nazarlarla bakılırken, idealist bir avuç insanın kıymeti daha da artıyordu... Tabii en başta üniversite gençliğinin gözünde...

‘İcazet’ kavgaları can sıksa da, her şeye rağmen onların yeri farklıydı...

Ali Güngör ülkücülerin bu yalnızlığı karşısında devlet memuriyetini bıraktı...

Kollarını sıvadı, işe koyuldu arkadaşlarıyla birlikte...

Cunta hüküm sürerken, yayıncılık yapacak, dergiler çıkaracak, fikrin yaşatılmasıyla birlikte, dağınık hâldeki mensupları arasında yeniden teşkilat bağı kurulmasına hizmet edecekti... 

***

Ölüm, hiçbir canlının kaçamayacağı bir son...

Önemli olan arkadan ne bıraktığımız...

Kader ise bambaşka bir olgu...

80’lerde ülkücülere ‘bitmiş bir dâvânın, henüz ayıkmamış takipçileri’ gözüyle bakanlar, daha sonraki yükseliş yıllarında yeniden ‘önemli adam’ apoletine kavuşurken, zor zamanın ‘ağabey’i inandıklarını söylediği için dışarıda kalabiliyordu...

‘Siyaset’ ve ‘yol arkadaşlığı’ keşke hep beraber yürütülebilseydi...

Yürütülemediği yerde, ikisinden birisi için fedâkârlık gerektiği noktada, kesilip atılan keşke hep ‘siyaset’ olsaydı... Çünkü birinin zamanla telafisi vardı da, diğeri biraz daha zordu... 

Her ölüm bir ibret aslında...

Tabii ölenler için değil, yaşayanlar için...

Bir mezar başında nedametle anılacak hataları gözden geçirmek için...

Korunması gereken kadim dostlukların öneminin bir kere daha anlaşılması için... 

Muhasebe için...

Kan kardeşlerinle, sonradan bulup ona tercih ettiklerin arasında ‘mukayese’ için...

Geçen geçti zaten, hiç olmazsa bundan sonrası için...

Ölümlerde ‘rahmet’ dilemek için açılan ellerin, sağlıkta, dostlukların ve kardeşliklerin korunması nâmına hep açık kalması için... 

Ne güzel ve ne doğru söylemişti rahmetli Galip ağabey: “En büyük eksiğimiz hâlâ birbirimizi yeterince sevmeyi öğrenememiş olmamızdır...” 

Cenab-ı Allah her ikisine de rahmet eylesin..

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Murat Gulebenzer
1036 gün önce
ALLAH rahmet etsin,davayi tirnaklariyla kaziyarak ulke icin bir secenek haline getirdiler Ali agabey ve arkadaslari,bugun gelinen nokta hic de fena degil ama iktidar olmak biraz zaman alacak gibi.Gercekten davasinin hakk oldugunu bilen insanlar pes etmezler,tabi en kotusu kendi sozde dava adamlari tarafindan dislanmak,iste bu insana buyuk bir iskence gibi gelir,ALLAH ondan razi olsun,dik durdu,dik yurudu.
Hakan Özdemir
1037 gün önce
hem Ali Beyin hem tüm ülkücü sehitlerin kabirleri nur, mekanlari cennet olsun
Yazarın Diğer Yazıları
11 gün önce
88 gün önce
95 gün önce
106 gün önce
135 gün önce
142 gün önce
148 gün önce
183 gün önce
198 gün önce
235 gün önce
237 gün önce
270 gün önce
296 gün önce
314 gün önce
328 gün önce
337 gün önce
342 gün önce
344 gün önce
393 gün önce
405 gün önce
409 gün önce
412 gün önce
428 gün önce
433 gün önce
452 gün önce
456 gün önce
487 gün önce
489 gün önce
496 gün önce
505 gün önce
531 gün önce
547 gün önce
552 gün önce
561 gün önce
562 gün önce
568 gün önce
576 gün önce
579 gün önce
582 gün önce
596 gün önce
652 gün önce
673 gün önce
688 gün önce
737 gün önce
744 gün önce
747 gün önce
750 gün önce
771 gün önce
807 gün önce
818 gün önce
876 gün önce
919 gün önce
981 gün önce
988 gün önce
995 gün önce
1052 gün önce
1055 gün önce
1094 gün önce
1101 gün önce
1108 gün önce
1115 gün önce
1119 gün önce
1125 gün önce
1161 gün önce
1181 gün önce
1191 gün önce
1205 gün önce
1216 gün önce
1240 gün önce
1311 gün önce
1331 gün önce
1335 gün önce
1349 gün önce
1353 gün önce
1356 gün önce
1378 gün önce
1380 gün önce
1384 gün önce
1402 gün önce
1408 gün önce
1409 gün önce
1419 gün önce
1426 gün önce
1462 gün önce
1479 gün önce
1493 gün önce
1511 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=