Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Ah o eski bayramlar...

06 Ekim 2014, 11:33

Bayram denince akla neden hep geçmiş gelir? Gelenek geçmişi resmettiği için belki. Kimbilir belki de bayramlar artık tarih öncesi alışkanlıklar nevinden değerlendiriliyor.

Eski hep güzeldi zahir. Yeninin hep önceyi  “hazzetmesi” ve özlemesi belki de bayramların, sebebinden gittikçe uzaklaşmaktan kaynaklanıyor.
Peygamberin bayramlarından uzaklaştığımız her yıl ve asır içimize “daüssıla” hissini oturtuyor. O yüzdendir, her yeni bayramda “nerede o eski bayramlar” hissi.
Bence sebeplerden biri bu. Peygamber kokusundan bir yıl daha uzaklaşmanın, bu uzaklaşmanın insanın ruhuna yerleştirdiği hasretin yansımasıdır bu his...
Fuzuli’nin  “ateş-i aşk” ile yandığı hasretin biz aşk “fukaralarına” teğet geçmesidir ancak:
 “Dest-bûsı ârzûsıyla ger ölsem dostlar
Kûze eylen toprağum sunun anunla yâra su” 
Her geçen yıl etrafın “seyrekleşmesi” de bu geçmiş hasretini kuvvetlendiriyor. O gidenlerle geçirilen Ramazanların, ertesinde bayramların özlemi bize geçmişin daha güzel olduğu hissini veriyor.
O gidenlerle geçirilen güzel günlerin özlemidir, “ah o eski bayramlar” hissini ruhlarımıza “fâş” eden.
“Ah o eski bayramlar” denilen şey, romantikler için, içinde olmak istedikleri zamanlarda olamamanın ızdırabıdır bir yerde. Divan sahiplerinin divanlarında veya tarihçilerin satırlarında veya eski zaman minyatürlerinde tasvir edilen hayatın bir parçası olamamanın iç geçirmesidir. 
Onlar için Yahya Kemâl’in geçtiği “hazan”  bahçelerinde hiç olamamanın ve olamayacak olmanın ızdırabıdır, “ah o eski bayram” lar:
“Kalbim yine üzgün, seni andım da derinden 
Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden 
Yorgun ve kırılmış gibi en ince yerinden 
Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden” 
Fekat çoğumuz için “ah o eski bayramlar”, dün dost ve yâran ile geçirilen günlere olan hasretin yansımasıdır. Giden gelmeyecektir ve beraber yaşanan güzellikler tekrar yaşanamayacaktır. Güzellik dedikse, hayatın toplam güzelliği değil elbet; anın güzelliğidir. O eski bayramların olduğu mevsimlerde, hayat daha meşakkatlidir, şartlar kavidir belki ama hayat daha yaşlanmamış ve bayramlar kartpostallıktır. 
O zamanlarda mevsim daha ziyade “hazan” dır ama samimiyet vardır, hakikat vardır; safiyet vardır.
Ama en önemlisi bugün “olmayan” vardır o eski bayramlarda...
O olmayan, kimi zaman bir sevgili, kimi zaman anne, baba, yâr, yâran ve dahi vatandır...
Belki de o yüzdendir, “ah o eski bayramcılar” zümresinin daha ziyade “gurbet ehli” nden çıkması. 
Kimileri sevgili diye inleyip durmuştur o “eski bayramlarda” ...
Kimileri ana, baba, evlat diye. 
Kimileri de o eski zaman minyatürlerinde resmedilen muhteşem çeşmelerin, çınarların gölgesinde değil çorak Anadolu topraklarında, uzak Yemen çöllerinde, hudut boylarında “vatan” diye diye bayramlar etmiştir.
En garipleri de onlardır...
Birçgün dönmek ümidini içlerinde büyüterek canlarını verdiler, kimseciklerden habersiz...
Arayanları olmadı, başında iki satır  “okuyan” ları da...
“O eski bayramların” en hazin hikayelerini bağırlarında barındıran gariplerdir onlar...
Onlar ki hâlâ kayıptırlar, kimileri Yemen çöllerinde kimileri Anadolu coğrafyasında; ki aralarında hepimizin ataları vardır...
Çocuklarını bayramlıklarla görmemişlerdir; biz görebilelim diye...
Söz verdiklerine dönememişlerdir; bizim dönecek bir vatanımız olsun diye...
Kendileri gün görmemişlerdir; Türk’ün geleceği körelmesin diye...
Farkında değilizdir, unutmuşuzdur ama, öyle hayatlar vardır...
Bugün de vardır...
En bahtlılarının başlarına bir bayrak dikmekten başka bir şey yapmamışızdır. Başlarına diktiğimiz bayrağı yerlerde sürükleyenlerle pazarlık masasına her oturuşumuzda kemiklerinin ne kadar sızladığını unutarak.
Çocuklarına iş, kalanlarına maaşla ruhlarını şâd edeceğimizi zannetmişizdir. “Babalarının katilleri ile pazarlık edilen çocuğun kalbindeki sızıyı hangi maddi kolaylık dindirebilir?” sorusunu akla getirmeyerek.
Bu bayramı onlara ayıralım, “empati” yapalım...
En azından emanetlerine hıyanet etmeyelim...
Hepinize hayırlı bayramlar... 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Hakan Özdemir
833 gün önce
Tesekkürler Ismail Beg
Yazarın Diğer Yazıları
10 gün önce
31 gün önce
38 gün önce
72 gün önce
79 gün önce
93 gün önce
100 gün önce
114 gün önce
121 gün önce
128 gün önce
136 gün önce
199 gün önce
220 gün önce
233 gün önce
276 gün önce
282 gün önce
303 gün önce
330 gün önce
367 gün önce
381 gün önce
408 gün önce
416 gün önce
423 gün önce
506 gün önce
542 gün önce
633 gün önce
647 gün önce
716 gün önce
744 gün önce
758 gün önce
814 gün önce
954 gün önce
962 gün önce
968 gün önce
982 gün önce
990 gün önce
1004 gün önce
1017 gün önce
1025 gün önce
1059 gün önce
1074 gün önce
1081 gün önce
1088 gün önce
1129 gün önce
1179 gün önce
1206 gün önce
1242 gün önce
1256 gün önce
1277 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=