Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Kimin savaşı?

29 Eylül 2014, 10:40

Saddam Hüseyin’in ordusu işgal için Kuveyt’e girer girmez El-Sabah hanedanı soluğu Suudi Arabistan’da almıştı... Ne ordusu direnebilmişti Kuveyt’in ne de halkı...

Ajansların servis ettiği işgal fotoğraflar çok ilginçti... O zaman yaygın olan video film kiralayıcıların önünde uzun kuyruklar vardı... İşgal süresince eve tıkılıp kalacak olan zengin Kuveytliler sıkılmamanın peşindeydiler... 
İşgali dert etmemekte haklıydılar!.. Ne de olsa paraları ve paylaşmaya devam edecekleri petrolleri vardı ve birileri onları kurtaracaktı!.. Hanedan Suudi Arabistan’da, halk ise evde video film seyrederek kurtarılmayı bekledi... 
Sonra ABD öncülüğünde ‘Çöl fırtınası’ adı verilen müdahale başladı... Saddam’ı devirmeye kadar gidilmese de Kuveyt işgalden kurtarıldı... Kuveytliler esaretten kurtuluşu ABD bayraklı tişörtler giyerek, dev cüsseli arazi arabalarını zıplatarak, “Bush Bush yes” diye gırtlaklarını yırtarak kutladılar!.. 
Onlar kurtulmuştu ama ötelerde ‘bir başka halk’, başına gelecek beladan habersiz olup biteni izliyordu, tarihte ilk defa canlı yayınlanan savaşta... O da Türk halkıydı... Sonradan anlaşılacaktı ki kimse itiraf edemese de sonuçları itibariyle bu savaşın iki yenileni vardı... Birisi Irak, diğeri ise İncirlik ve hava sahasının kullanılmasına izin vererek koalisyonu destekleyen Türkiye’ydi!.. 
Çünkü savaş Kuveyt’le sınırlı kalmamış, Irak’ın kuzeyini Bağdat otoritesinden koparmıştı... Fıtratı gereği hep böyle anları kollayan, tarih boyunca Batı’yla ve Rusya’yla dönüşümlü iş birlikleriyle statü elde etmeye çalışan aşiretler için artık yeni bir fırsat doğmuştu...  
Önce onlar için bir kalkan oluşturuldu... 36. paralelin kuzeyi Saddam’ın müdahale alanı olmaktan çıkarıldı... ‘Irak’ın toprak bütünlüğü, kırmızı çizgi, savaş sebebi’ gibi sonradan hiçbir karşılığı olmadığını anlayacağımız koca koca laflar Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetenlerin diline yapışırken, bölgede hayat başka aktı... Saddam’ı devirecek ikinci müdahaleye kadar alt yapı tamamlandı, ‘yeni Irak’la birlikte Kuzey Irak’ın statüsü devletleşme yolunda bir adım daha öteye taşındı... 
Kuzey Irak’ın 1991’den sonraki pozisyonu en fazla PKK’ya yaradı... Zaman zaman IKDP ile karşı karşıya gelse de, bölgede adeta kurumsallaştı... En büyük sığınma, lojistik, eğitim ve kaçakçılık imkânlarına kavuştu... Bizde iktidarlar değiştikçe o anlamsız ‘kırmızı çizgi’ edebiyatı bir sonrakine devroluyor fakat ateşin bize düşmesi engellenemiyordu... 
Şimdi sıra Suriye’nin kuzeyinde... İsrail’in güvenliği için ‘daha tehlikeli’ bir yönetim gelme ihtimali yüzünden Esad yönetimine karşı tam anlamıyla devreye girmeyen ve bu yönüyle Erdoğan’ı hayal kırıklığına uğratıp yalnız bırakan ABD, şimdi tekrar devrede... Elbette Esad’ı devirmek için değil, Kuzey Suriye’nin ‘IŞİD tehdidi’ altındaki statüsüne son hâli vermek için... 
Irak operasyonunun Türkiye’ye maliyetini bilenler için çok kolay değil Suriye operasyonundan kârlı çıkacağımızı ummak... Bölgede IŞİD başta olmak üzere radikal örgütler temizlendikten sonra inisiyatif Şam yönetimine bırakılmayacağına göre, hâkimiyet kimin kucağına düşürülecek? Muktedirler içinde bu soruya net ve kendisinin de inanacağı cevap verebilecek olan var mı acaba? Kuzey Irak tecrübesi neyi gösteriyor? Ve PYD yani PKK bunun için mi ‘teröristlik’ten çıkarılıp, Batı tarafından silahlandırılması gereken ‘müttefik’liğe evriliyor? Saddam’ı indiren müdahalede ‘kimyasal silah üretimi’nin bahane olduğu ortaya çıktıktan sonra, şimdiki müdahalenin ‘terörle mücadele’ iddiasına kim nasıl inanacak?
Gelelim iç meselemize: Bir hafta içinde ‘kara harekâtı’nın önemini keşfedenler acaba evvelki ‘para harekâtı’nın esiri olarak mı bu hükme zorlandılar? Önlerine sicilleriyle ilgili ne kondu da görüşleri bir anda değişti? 
‘Özel sırları’nı kaptırdıkları için ‘millî’ karar verme ihtimali olmayanlar yüzünden kuşku doğuyor... Biliyoruz ki, bölgedeki değişimlere Kuveyt’teki o video film sırasındakiler karar vermediği gibi, bilmem hangi marka telefonun altıncı sürümü için İstanbul’da uzun kuyruklar oluşturanlar da vermiyor!.. Hele sırrı kalmamış, şantaja açık ‘rehineler’in hiç şansı yok!.. 
İlâve edelim: Kuveyt Emiri, koalisyona katılan ve destekleyen ülkelere ‘teşekkür’ için Batılı büyük gazetelere ilân vermiş, o ilânda Türkiye’nin adı bile geçmemişti!.. 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
35 gün önce
50 gün önce
87 gün önce
89 gün önce
122 gün önce
148 gün önce
166 gün önce
180 gün önce
189 gün önce
194 gün önce
196 gün önce
245 gün önce
257 gün önce
262 gün önce
264 gün önce
280 gün önce
285 gün önce
304 gün önce
308 gün önce
339 gün önce
341 gün önce
348 gün önce
357 gün önce
383 gün önce
399 gün önce
404 gün önce
413 gün önce
414 gün önce
420 gün önce
428 gün önce
431 gün önce
434 gün önce
448 gün önce
504 gün önce
525 gün önce
540 gün önce
589 gün önce
596 gün önce
599 gün önce
602 gün önce
623 gün önce
659 gün önce
670 gün önce
728 gün önce
771 gün önce
833 gün önce
840 gün önce
847 gün önce
946 gün önce
953 gün önce
967 gün önce
971 gün önce
977 gün önce
1013 gün önce
1033 gün önce
1043 gün önce
1057 gün önce
1068 gün önce
1092 gün önce
1163 gün önce
1183 gün önce
1187 gün önce
1201 gün önce
1205 gün önce
1208 gün önce
1230 gün önce
1232 gün önce
1236 gün önce
1254 gün önce
1260 gün önce
1261 gün önce
1271 gün önce
1278 gün önce
1314 gün önce
1331 gün önce
1345 gün önce
1364 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=