Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

İtimat bakkaliyesinin sonu

29 Eylül 2014, 00:01

Başbakan’ın “esnafı AVM’ye kurban etmeyeceğiz” açıklaması beni eskilere götürdü...

Bizim neslin çocukluğu bakkal önlerinde ellerinde elli kuruş, bizim “sormuk” dediğimiz akide şekeri kuyruğunda geçmiştir. Yeni nesil itiraz edecektir; “biz de biliyoruz bizim mahallede de var onlardan” diye. Kısmen haklı bir itiraz olsa da benim bahsettiğim bakkallar, Ahilik geleneğini tevarüs etmiş Türk esnafının son temsilcileridir. Mahallelerimizde yaşamaya çalışan günümüz bakkalları ise market geleneğinin değişik bir formudur.

İsimleri Kanaat, İtimat, Huzur gibi o demler hayata hakim olan ruhu çağrıştıran bakkallar önce küçüldüler daha sonra sokaktan çekildiler. 80’lerle beraber kanaatin yerini tüketim alınca önce itimat kayboldu, itimadın olmadığı yerde de huzur zaten olmazdı.

Çocukluk yıllarımla ilgili hatıralarımın en güzel tarafları İtimat bakkaliyesi ile ilgili olanlarıdır. Büyüdüğüm kasabanın en büyük esnaflarından olan Hoca Emmi'nin İtimat Bakkaliyesi çevrenin en büyük bakkaliyesi, bir nevi toptancısı idi. İtimat Bakkaliyesi sadece bir alışveriş merkezi değil, muhabbet halkasının kurulduğu, kendi çapında ehl-i dil ehibbanın bir araya geldiği bir mekandı.

50 metrekare büyüklüğünde, kapıdan girince karşıda Maşallah’ı, yanında veresiye satan peşin satan levhası ve bereket duası ile 50’li yılların karakteristik Türk bakkalının bütün özelliklerini taşıyan bir mekân.

Modüler mobilyalardan yaklaşık yirmi yıl önce imal edilen portatif yazıhane Hoca Emmi’yi kışın soğuğundan korurdu. Yazıhane on metrekarelik bir alanı kaplasa da insanlar üst üste gelecek şekilde oturur, muhabbetin lezzetine varmaya çalışırdı.

İtimat bakkaliyesi civar köylerin ve kasabanın çarıklı erkânı harbiyelisinden mektepli muallimlerine, cami imamlarından mahallenin delilerine kadar herkesin uğrak yeriydi. Bir nevi “Küllük” vazifesi görürdü.

Sermayesiz esnafın, doktorsuz hastanın, evsiz garibin uğrak yeriydi İtimat bakkaliyesi. Sokak kedileri bile oradan nasibini almadan gitmezdi.

Bu çizdiğim tablo sadece itimat bakkaliyesi için mi geçerlidir?. Tabii ki hayır. İtimat bakkaliyesi son otuz yıla kadar Türkiye’de hakim olan ticari mantığın herhangi bir temsilcisi idi. Bu mantık basitti; her mahallenin bir bakkalı, her bakkalın nasibi ve her müşterinin kısmeti vardı.

Bakkalından nalburuna, zücaciyecisinden kalaycısına “çarşı” sadece ticaretin değil hayatın merkezi idi. Burada alışveriş yapıldığı gibi mahalleye ait her türlü mesele çözüme kavuşturulmaya çalışılırdı.

Küçüktük, Hoca Emminin bize vereceği akide şekeri veya bisküvi arasında lokumu bekleyerek büyüdük. Büyüdük, hacı emmilerin, muhtar dayıların, öğretmenlerin muhabbetlerine katıldık ve sözün bir gün bize gelmesini bekledik.

Yazık, söz bize gelmeden bakkal muhabbetleri bitti…

Her şey oniki eylül 1980’le başladı. Oniki eylül askeri bir darbe gibi görünse de Türk toplumu için bir milattır. Onunla beraber her şey değişti.

Önce tüketimin ne yüce bir şey olduğunu keşfettik. Sonra, insanlar üretmeden tüketmeye başladılar, kanaati kaybettik. Kanaat felsefesi ile kurulan bakkaliye, zamana ayak uyduramadı, marketle rekabet edemedi ve tabii olarak ihtiyaca cevap vermedi.

Önce marketler, sonra süper marketler ve nihayet hiper marketler. İsimleri gibi, alışkanlıkları ve tarzları da batılı olan yeni dönem alışveriş merkezleri önce şehre ve nihayet kasabalara kadar inip mahalle bakkallarını yok etti.

Çocuklar akide şekeri, açık lokum ve bisküvi bulamaz oldular. Gazozun içine koymak için bir avuç leblebi “eşantiyon”dan sayılmaz oldu. Elektronik teraziler on grama bile “tamah” eden “tüketim çağı”nın alamet-i farikası oldu.

Muhabbeti ve mahalleyi arayan zaten yoktu. Çarşı ise, mekanik bir mekân; camekanlara hapsedilmiş, topraksız ve susuz. Sabah ezanı ile beraber dükkanın önünü sulayarak süpüren esnafa ve ıslak toprağın yaydığı kokuya hasret kaldı insanlar.

Sormadan edemiyor insan, yeni tüketim alışkanlıkları uğruna o muhabbetlere ve bizi biz yapan hasletlere kıymaya değer miydi?...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
231 gün önce
329 gün önce
357 gün önce
434 gün önce
448 gün önce
496 gün önce
503 gün önce
510 gün önce
560 gün önce
581 gün önce
588 gün önce
616 gün önce
622 gün önce
629 gün önce
643 gün önce
650 gün önce
664 gün önce
671 gün önce
678 gün önce
686 gün önce
749 gün önce
770 gün önce
783 gün önce
826 gün önce
832 gün önce
853 gün önce
880 gün önce
916 gün önce
931 gün önce
958 gün önce
965 gün önce
973 gün önce
1000 gün önce
1007 gün önce
1056 gün önce
1092 gün önce
1098 gün önce
1141 gün önce
1183 gün önce
1196 gün önce
1224 gün önce
1266 gün önce
1294 gün önce
1308 gün önce
1364 gün önce
1385 gün önce
1504 gün önce
1512 gün önce
1518 gün önce
1525 gün önce
1532 gün önce
1540 gün önce
1554 gün önce
1567 gün önce
1575 gün önce
1609 gün önce
1624 gün önce
1631 gün önce
1638 gün önce
1679 gün önce
1729 gün önce
1756 gün önce
1792 gün önce
1806 gün önce
1827 gün önce


bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=