Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Erdoğan kurtardı, Davutoğlu teslim aldı!

21 Eylül 2014, 12:34

Öncelikle Musul’daki rehin personelin Türkiye’ye ve ailelerine sağ salim kavuşmuş olmaları dolayısıyla geçmiş olsun dileklerimizi sunalım...

Sonra da benzer durumların yaşanmaması için ülkeyi yönetenlere feraset ve izan dileyelim...

Olayın duyulmasının ardından Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın verdiği tepkiler arasındaki büyük farkı hemen herkes gördü...

Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘operasyon’dan ve ‘kurtarmak’tan bahsederken, Başbakan Davutoğlu ‘serbest bırakıldıklarını’ bildirdi...

Cumhurbaşkanı’nın açıklamasından çıkan sonuca göre inisiyatif sahibi olan biziz...

Ama Başbakan’ın sözleri bizim ‘edilgen’ taraf olduğumuzu gösteriyor...

Erdoğan, fırsattan istifade MİT’e teşekkür ederken, son dönemde iyice tartışmalı hâle gelen kurumu bu vesileyle cilalamayı ihmal etmiyor...

Davutoğlu ise bir taşla birkaç kuş vurulması konusunda henüz ‘acemi’ olduğunu göstererek, ‘ajans’ gibi bilgi vermiş oluyor...

İki farklı açıklamada doğruyu kısmen ifade eden Davutoğlu...

Çünkü ortada  “operasyon”  tanımına uygun hiçbir şey yok...

Gerekçeleri, karşılığı, anlaşmanın neye istinaden yapıldığı çok tartışılacak olan bir ‘teslimat’ söz konusu...

Ama aynı zamanda bu bir propaganda savaşı olduğu için iktidar destekçisi medya çok farklı takdim edecektir... ‘Ne için, neye karşılık?’ sorularına cevap aramaktan ziyade, ‘kan dökülmeden, Türkiye’nin ağırlığına uygun, bölgesel liderliğimizi onaylar’ biçimde yarı hayalî koçaklamalar üzerinde odaklanacaklardır...

Davutoğlu’nun ilk açıklamasını unutmuş bir şekilde ‘Operasyon bilgilerinin gizli kalacağı’nı şimdiden ilân etmesi zaten her şeyi açıklamaya yetiyor!.. 

Apo meselesinde de aynısı yaşanmış, dönemin hükûmetine sadece ‘kargo’görevi düşmüşken, ülke içinde bu durum propaganda fırtınasına dönüştürülmüştü...

Öylesine etkili olmuştu ki, Bülent Ecevit’in partisini 1999 seçimlerinin birinci partisi yapmıştı... 

Elbette Apo’nun paketlenmesiyle Musul’daki 49 rehinenin teslim alınması asla aynı şey değil... Vurgulamaya çalıştığımız, olayların sunulma biçimiyle gerçekler arasında nasıl farklar olabileceği ve iktidarların bunu nasıl lehlerine bir malzemeye dönüştürebileceği... 

Cumhurbaşkanı, Davos’tan çıkardığı tadı henüz unutmadı... O yüzden, olsun veya olmasın ‘operasyon’ kelimesi çok anlamlı!.. Önemli olan, kitlelerin nasıl düşünmesi gerektiğine hükmetmek!.. Erdoğan’ın refleks kurgusu buna dayalı... ‘Kurtardık’ ile ‘serbest bırakıldılar’ arasındaki politik üstünlük ve dil farkını bilemeyen Başbakan bu konuda şimdilik sınıfta kaldı!..

Artık sadece coğrafî olarak değil, ruhen ve siyatesen de bir Ortadoğu ülkesiyiz... Alevlerinden bağımsız kalamayacağımız bir ateşin kenarındayız... Ne yazık ki, millî bir programı olan, ülkesi adına genel düşünen duru bir akılla yönetilmiyoruz... Grup, köken, mezhep, menfaat birliği gibi faktörlerin ülke, soy birliği ve sınır tanımadığı karmaşık bir kara parçasının içinde onlara paralel akıl ve önceliklerle yönetiliyoruz... 

Bölgeye hâkim olan ruhu, birbirine düşman ‘parçalı yapı’yı hızla ithal ediyoruz... Çatışan taraflardan bazılarının en büyük müttefiki hâline gelinirken, ülkemizde buna itiraz edenler de diğer çatışan tarafın dostu veya mümessili gibi sunularak, Ortadoğu’daki kanlı bölünmelerin tohumları kendi topraklarımıza saçılıyor... Bunun yakın gelecekteki maliyetini umursanmadan, anlık düşünülüyor, kısa süreli menfaatlere göre davranılıyor... 

Siyasî menfaatlerin millî menfaatleri bu denli kemirdiği bir başka dönem olmamıştır herhalde... Henüz erken ama ‘Davos fatihi’ unvanının üzerine ‘Musul fatihi’ unvanı da eklenirse hiç şaşırmayalım... Bu fantastik kurgularla ülke kendisini aldatırken, ‘çözüm süreci’nin nereye doğru gittiği, PKK’nın IŞİD’in tehditleri sayesinde Batı tarafından nasıl ‘sevilesi’ bir örgüt statüsüne doğru evrildiği dikkate alınmazsa yakın ve orta vâdede coğrafyamızda ne gibi değişiklikler olabileceğini kim düşünecek? Kim, hangi ‘devlet aklı’yla A, B ve C planları hazırlayacak? 

Beyinleri kemiren en büyük şüphe, bugün ülkeyi yönetenlerin ne kadar ‘millî’olduğuyla ilgili... Sırlarının neredeyse tamamı yabancıların elinde ve bu özelliği dolayısıyla şantaja açık, ayrıca terör örgütü tarafından sürekli tehdit edilen bir yönetim... Ve ideolojik anlamda da ‘devlet’, ‘millet’ hatta ‘itikat’ algıları ‘yerel’ değil ‘ithal’olan, hangi başkentlere sadâkat hissettikleri fazlaca tartışmalı danışman kadro kuşatması...
Allah devletimizin ve milletimizin yardımcısı olsun... 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
39 gün önce
54 gün önce
91 gün önce
93 gün önce
126 gün önce
152 gün önce
170 gün önce
184 gün önce
193 gün önce
198 gün önce
200 gün önce
249 gün önce
261 gün önce
266 gün önce
268 gün önce
284 gün önce
289 gün önce
308 gün önce
312 gün önce
343 gün önce
345 gün önce
352 gün önce
361 gün önce
387 gün önce
403 gün önce
408 gün önce
417 gün önce
418 gün önce
424 gün önce
432 gün önce
435 gün önce
438 gün önce
452 gün önce
508 gün önce
529 gün önce
544 gün önce
593 gün önce
600 gün önce
603 gün önce
606 gün önce
627 gün önce
663 gün önce
674 gün önce
732 gün önce
775 gün önce
837 gün önce
844 gün önce
851 gün önce
911 gün önce
950 gün önce
957 gün önce
971 gün önce
975 gün önce
981 gün önce
1017 gün önce
1037 gün önce
1047 gün önce
1061 gün önce
1072 gün önce
1096 gün önce
1167 gün önce
1187 gün önce
1191 gün önce
1205 gün önce
1209 gün önce
1212 gün önce
1234 gün önce
1236 gün önce
1240 gün önce
1258 gün önce
1264 gün önce
1265 gün önce
1275 gün önce
1282 gün önce
1318 gün önce
1335 gün önce
1349 gün önce
1367 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=