Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

İki kurultay, iki teşekkür, iki fark

08 Eylül 2014, 11:50

“Sağlıklı bir rekabetin olabileceğini, bir arada rahatlıkla tartışabileceğimizi bütün dünyaya gösterdik, bundan ötürü son derece mutluyum. Gençler birleşe birleşe kazanacağız diye slogan atıyorlardı. Artık ayrılık gayrılık yok. Gücümüzü birleştireceğiz. Ben oy versin vermesin bütün delege arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum.” Bu sözler kurultay kazanan Kılıçdaroğlu’nun teşekkür konuşmasından...

“Bugün, başını kaldıran fitne amacına ulaşamamıştır. Partimizi içten oyma ve etkisiz kılma girişimleri sonuçsuz kalmıştır. MHP’ye kurulan tuzaklar boşa çıkarılmıştır. İçimize sokulmaya çalışılan dedikodu ve entrika Türkiye sevdalısı siz değerli dava arkadaşlarım tarafından yerle bir edilmiştir.” Bu sözler de kurultay kazanan Devlet Bahçeli’nin ’teşekkür’konuşmasından...
Birisi kurultayı galip bitirir bitirmez “Biz büyük bir aileyiz, yarışırız, eleştiririz, uygarca yaparız” deyip rakibini kürsüye davet ediyor ve el ele salonu selamlıyor... Diğeri ise öfke ve nefret yüklü konuşmasının ardından kendisine oy vermeyen parti teşkilatlarını kapatmak için sabahı zor bekliyor... 
Birisinde Genel Başkan’ın ‘toparlayıcı’ ve ’sorumlu’tavrı etkili olduğu için, kaybeden adaya “Sıfır oy aldığımız iller başta olmak üzere daha çok çalışmaya hazırım. Bir saat öncesine kadar Sayın Kılıçdaroğlu benim rakibimdi şimdi rakibim değil genel başkanımdır” demek düşüyor... Diğerinde ise muhalifler mahkeme kapılarında hak aramak ve enerjilerini karşılıklı içe dönük mücadelede harcamak zorunda bırakılıyor... 
CHP’de çarşaf listeyle yönetimin belirlendiği saatlerde, MHP’de önceki kurultaydan kalma son intikam yemeği Trabzon il istifa ettirilerek yeniliyordu... Zaten önemli olan Türkiye’deki iktidar değil, parti içi iktidar olduğu için bütün tedbirler buna göre alınıyordu!.. Değil dokuz seçim, doksan dokuz seçim hezimeti de yaşansa, aslolan Siyasi Partiler Kanunu’nun verdiği acımasız yetkileri kullanarak koltukları korumaktı!.. Ülkenin iktidarı ise teferruat bile değildi!..
Özgüveniniz yüksekse veya kaybetmek sizin için dünyanın sonu demek değilse, delegeyi seçimle belirler, o delegenin iradesinin tam teşekkül edeceği ortamı sağlarsınız... Hatta Kılıçdaroğlu’nun yaptığı gibi muhalefetin imza toplamasını beklemeden kurultaya gidersiniz... Muhalefetin önünü açar, ona yenildiğinde sonuca razı olmaktan başka bir pozisyon bırakmazsınız... Böylece genel başkanlığınız sadece ‘yasal’ değil, kimsenin itiraz edemeyeceği derecede ‘meşrû’olur... Aksi halde sürekli tartışılırsınız ve bu tartışmayı bastırmak için ‘fitne, ihanet, okyanus ötesi, son kale’ edebiyatı yapmakla ömür geçirirsiniz!..
CHP, ‘açılım politikası’nda bulanık bir görüntü verdiği, ‘Dersim’le ilgili AKP ağzıyla konuştuğu, Sosyalist Enternasyonel’deki dili BDP’ye benzediği, PKK’lıların güya kaçırarak şov yaptığı milletvekilini disipline bile vermediği için bu ve benzer konularda tarafımızca çok sert eleştirilmiş bir parti... Eleştirmeye de devam edeceğiz elbette...  Ama kabul edelim ki kurultay konusundaki demokratik işleyişi örnek nitelikte... Nasıl diğer konularda eleştiriyorsak, buradaki hakkı da teslim etmek lâzım... 
MHP kurultaylarıyla mukayese ettiğimizde, birisinde ‘herkesi önemli görme ve kucaklama’ iradesi baskınken, diğerinde ise ‘şüphe ve ihanet potansiyeli’ esas... İhanet ’vatana ihanet’ olsa anlaşılabilir de, ‘genel başkanı veya parti politikalarını eleştirme’ anlamına gelirse oradaki durumu ‘siyaset’le açıklamak ne mümkün?
Demokrasilerde her fert, her oy önemliyken ve de ‘demokratik yolla iktidara gelmek’ten başka çare yokken, sürekli gerekçe uydurarak insan dışlamak ne derece akılcı? 
MHP yönetimi CHP gibi kurultay yaptığında ancak ‘yenilgiler zinciri’ni kırmaya başlayabilecektir... Üyeliklere sınır getirilmeyecek, her yerde delege seçimi olacak... İl ve üst kurul delegelikleri seçimle belirlenecek.. Muhalefete ‘potansiyel hain’ gözüyle bakılmayacak... Genel Başkan bütün partililere şüpheyle değil “Biz büyük aileyiz” şeklinde yaklaşacak, muhalefete ‘meşrû zemin’ sağlayacak, bu şartlarda yenilirse muhalefet Genel Başkan’a saygıda kusur etmeyecek... Yönetim, Genel Başkan kontenjanı haricinde ‘çarşaf liste’ yoluyla oluşacak... Kurultay bittiğinde içe dönük mücadele de bitmiş, hep birlikte iktidar mücadelesi başlamış olacak...
Var mı böyle bir ihtimal?

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Murat Gulebenzer
823 gün önce
Bahceli bu dava icin bir utanc kaynagidir,kendi dava arkadaslarini hain,fesat ilan edip bir kac dakika sonra da o fesat,fitne dediklerine HEP BERABER IKRIDARA YURUYECEGIZ diyebilen bir parti lideri olabilir mi,boyle bir kisinin liderligini o davanin elemanlari hazmedebilir mi?KORAY beyin ne ihanetini gordun,sana karsi aday olup da hain ilan etmedigin bir kisi var mi acaba?
Yazarın Diğer Yazıları
19 gün önce
76 gün önce
92 gün önce
142 gün önce
153 gün önce
158 gün önce
161 gün önce
176 gün önce
182 gün önce
200 gün önce
204 gün önce
235 gün önce
238 gün önce
244 gün önce
253 gün önce
279 gün önce
295 gün önce
300 gün önce
309 gün önce
310 gün önce
316 gün önce
324 gün önce
328 gün önce
330 gün önce
345 gün önce
400 gün önce
421 gün önce
436 gün önce
485 gün önce
493 gün önce
495 gün önce
499 gün önce
520 gün önce
555 gün önce
566 gün önce
624 gün önce
667 gün önce
730 gün önce
736 gün önce
744 gün önce
803 gün önce
842 gün önce
849 gün önce
863 gün önce
867 gün önce
873 gün önce
909 gün önce
940 gün önce
954 gün önce
965 gün önce
1060 gün önce
1079 gün önce
1083 gün önce
1097 gün önce
1101 gün önce
1105 gün önce
1126 gün önce
1128 gün önce
1132 gün önce
1150 gün önce
1156 gün önce
1157 gün önce
1167 gün önce
1175 gün önce
1211 gün önce
1228 gün önce
1242 gün önce
1260 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=