Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Komplekse hiç gerek yok!

05 Eylül 2014, 10:39

Bizde ne olmuşsa dünyada da olmuş... Önemli olan adalet ne yapmış, takipsiz mi kalmış, ceza mı vermiş ona bakmak lâzım!..

Sülün Osman’a atfedilen ama gerçekte bir çoğu Eyüplü Halit adlı ‘fenomen tokatçı’nın marifetleri olduğunu öğrendiğimiz köprü, tramvay ve saat kulesi satışları... Uyanık geçinenleri veya Haydarpaşa Garı’na yeni ayak basmış saf köylüleri kandırarak ceplerini boşaltma hikâyeleri...
Benzer tokatçılık, yankesicilik, dolandırıcılık ve açıktan hırsızlık dünyanın her yerinde yaşanmışsa biz niye kompleks yapalım ki? Meselâ ABD’de George Parker önce Metropoliten Müzesi’ni satmıştı... Bakmış ki bu işten asla ‘sıfırlanamayacak’ kadar para kazanılabilir, peşinden Özgürlük Anıtı’nı piyasaya sürmüştü... Sonra hızını alamamış Brooklyn Köprüsü’nü birkaç kere pazarlamıştı...
20. Yüzyıl’ın başında büyük ekonomik krize sahne olan ABD’de ticaret kolay değildi... İşte bu zor şartlarda Parker, parası çıkışmayan ama köprüyü almazsa içi rahat edemeyecek kurnaz Amerikalılara aylık taksit imkânı bile sağlamıştı!.. Bütün bu ‘ticarî deha’sına rağmen Parker’ın sonu pek iyi olmamış, çünkü kendisi hakkında beraat veya takipsizlik kararı verecek bir mahkeme bulamayınca ömür boyu hapse mahkûm olmuştu!..
Elâlemde neler var neler? Yine ABD’de kendisini prens olarak tanıtan MacGregor adındaki bir ‘müteşebbis’  Orta Amerika’da içinde zengin maden yataklarının olduğu Poyais adlı hayalî bir ülkeyi uyanık İngilizlere tahvil tahvil satmıştı... Yakalandığında “Şerefsizim carî açığı kapatıyordum” dedi mi bilmiyoruz!..
Onlarda da vardı kiliseyi dolandıranlar, kilisenin dolandırdıkları ya da kilise adına dolandırıcılık yapanlar... Bir tek kusur yakalandıklarında ceza veren sistemlerinin olmasıydı... Fark  “Bizimkine yakışır”, “Hep başkaları yedi, biraz da bunlar yesin”, “Gözümle görsem bile”, “Öğrenci okutuyordur”, “Paskalya için yapmıştır” diyen angutların olmamasıydı, adalete paça kaptırdıklarında ömürlerinin çürümesiydi... Bütün beylik, yakalanana kadardı!..
Howard Welsh de ‘mütedeyyin’ bir arkadaştı... ‘Yüksek faiz ve vergisiz kazanç’ hırsıyla yanıp tutuşan uyanık Hıristiyan kardeşlerini kestiriyordu gözüne ve onlardan saadet zinciri oluşturuyordu... Gurbet elde çalışan dindaşlarına hisse dağıtır gibi veya ‘muhafazakâr Hıristiyanlar’ kârlı bronzlaşsın diye Aziz Pavlus adına okyanusta plaj kurar gibi pazarlama yöntemiyle ama daha kestirmeden tokatlıyordu milleti... Hikâyenin finali değişmeyecekti: Kodes... 
Devam edelim... Lustig, Eyfel Kulesi’ni hurdacının birine kasmıştı... Hurdacı bir sabah vakti kuleyi sökmeye başlamasa kimse ayıkmayacaktı belki de... Lustig ayrıca toplam 30 dolara ‘dolar basma makinesi’ pazarlamıştı binlerce insana... Tabii o dönemde ‘para sayma makinesi’yle ‘kâğıt imha etme makinesi’ henüz ‘temel ihtiyaçlar’dan sayılmıyordu!.. Ne yazık ki Lustig’in, kendisini yakalayan polisleri kovalayacak kadar ‘nüfuz’u yoktu!.. Sonuç: Köşkler saraylar değil tabii, istikamet Alcatraz hapishanesiydi... Fakat Allah’ı var, ‘kupon arsa’ işine hiç tevessül etmemişti!..
Bizde de herkesin çok şanslı olduğunu söyleyemeyiz... Meselâ Sülün Osman sefalet içinde öldü... Otel odasında cesedi bulunduğunda üzerinde kimlik bile yoktu... Örtülü ödeneği dolandırmakla şöhret bulan Selçuk Parsadan cezaevine düşmekten kurtulamadı... Ayrıca içeride de vuruldu... Tahliye edildikten sonra çok fazla yaşamadı... ‘Kunduzî havuzları’na kova daldıran Raki ise şimdiki havuzların ve sahiplerinin büyüklüğü karşısında piyasadan çekilmek ve ‘damacana su’ işine girmek zorunda kaldı...
Ve hepsinin piri Eyüplü Halit... İstanbul’un işgal günlerindeki otorite boşluğunu değerlendirerek, kiraladığı boş bir binaya ‘korsan karakol’ kuran ve komiser kılığına girip, karakola çektiklerini haraca kesen, daha sonra yüze yakın kadını evlilik vaadiyle dolandırmak suçundan rekor kıran, köprü ve saat satışlarını ilk başlatan ve Sultanahmet Cezaevi’ndeyken Mussolini’ye mektup yazıp kandırdığı rivayet olunan büyük usta!.. Onun da hayatı nezarethanede son buldu...
Hayat böyle işte... Herkes aynı şansa sahip değil!.. Takipsizlik çok mühim mesele!.. Hem de çok!..

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
94 gün önce
102 gün önce
182 gün önce
213 gün önce
216 gün önce
237 gün önce
241 gün önce
242 gün önce
255 gün önce
262 gün önce
266 gün önce
286 gün önce
363 gün önce
370 gün önce
374 gün önce
381 gün önce
410 gün önce
417 gün önce
423 gün önce
458 gün önce
473 gün önce
510 gün önce
512 gün önce
545 gün önce
571 gün önce
589 gün önce
603 gün önce
612 gün önce
617 gün önce
619 gün önce
668 gün önce
680 gün önce
685 gün önce
687 gün önce
703 gün önce
708 gün önce
727 gün önce
731 gün önce
762 gün önce
764 gün önce
771 gün önce
780 gün önce
806 gün önce
822 gün önce
827 gün önce
836 gün önce
837 gün önce
843 gün önce
851 gün önce
854 gün önce
857 gün önce
871 gün önce
927 gün önce
948 gün önce
963 gün önce
1012 gün önce
1019 gün önce
1022 gün önce
1025 gün önce
1046 gün önce
1082 gün önce
1093 gün önce
1151 gün önce
1194 gün önce
1197 gün önce
1219 gün önce
1256 gün önce
1263 gün önce
1270 gün önce
1327 gün önce
1330 gün önce
1369 gün önce
1376 gün önce
1383 gün önce
1390 gün önce
1394 gün önce
1400 gün önce
1436 gün önce
1456 gün önce
1466 gün önce
1480 gün önce
1491 gün önce
1515 gün önce
1586 gün önce
1606 gün önce
1610 gün önce
1624 gün önce
1628 gün önce
1631 gün önce
1653 gün önce
1655 gün önce
1659 gün önce
1677 gün önce
1683 gün önce
1684 gün önce
1694 gün önce
1701 gün önce
1737 gün önce
1754 gün önce
1768 gün önce
1786 gün önce


bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=