Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Genelkurmay Başkanı tarihe nasıl geçecek?

04 Eylül 2014, 16:07

Genelkurmay Başkanı’nın ‘çözüm süreci’yle ilgili yol haritasını bilmemesi mi, yoksa bilmediğini açıklaması mı daha ilginç?

‘Devlet mi, hükümet mi?’ tartışması Oslo görüşmeleri deşifre olmadan önce başlamıştı... Süreci başlatan hükûmet o zaman daha tedirgindi ve sızmalar başlayınca kendince bir tedbir aldı... Buna göre görüşmeleri yapan hükûmet değil, devletti!..
Hatırlarsanız PKK’lı teröristlerle görüşme iddialarıyla ilgili ‘dönemin Başbakanı’ çok sert cevaplar veriyordu... 21 Ağustos 2010’da Tayyip Erdoğan Kayseri’den kükrüyordu:  “Bizim dört kez bunlarla bir araya oturduğumuzu söyleme şerefsizliğini yapanlar, bu alçakça iftirada bulunanlar, bunun hesabını her yerde vereceklerdir. Bugüne kadar AK Parti iktidarı olarak terör örgütüyle hiçbir zaman masaya oturmadık, oturmayacağız da. Bizim felsefemizde, anlayışımızda böyle bir şey olamaz... Hukukta bir kaide var, iddia sahibi iddiasını ispatla mükelleftir. Eğer bu iddianızı ispatlamazsanız müfterisiniz...” 
‘Şerefsiz’li, ‘müfteri’li, ‘alçak’lı hakaretler birbirini takip etse de, gelişmeler çok hızlıydı, çünkü tutanaklar sızmaya başlamıştı... Artık dili yeni pozisyona göre ayarlamak şarttı... Çok değil, Kayseri mitinginden üç gün sonra, yani 24 Ağustos gecesi yeni bir dille karşılaştık... Siyaset Meydanı’nda konuşuyordu Tayyip Erdoğan... PKK’yla görüşmeler soruldu kendisine ve şu cevap alındı kelimesi kelimesine:  “Burada bir şeyi birbirine karıştırmayalım. Biz siyasî iradeyiz, siyasî iktidarız. Biz siyasî iktidar olarak, hükümet olarak hiçbir zaman bir terör örgütüyle veya temsilcileriyle masaya oturup görüşme yapmayız. Böyle bir şeyimiz bizim asla olmamıştır, yoktur, olamaz da. Şu veya bu şekilde çeşitli kurumlarıyla bu tür bazı münasebetler gerekirse devlet onu kendisi yapar. Burada bunu birbirine karıştırmamak gerekir...” 
Yani ‘fail’ bulunmuştu ve ‘devlet’ti!.. Ardından ‘demokratikleşme’, tutmayınca ‘millî birlik ve kardeşlik’ gibi isimler uydurulan ‘çözüm projesi’ meğer devlet politikasıydı!..
Şimdi gelelim bugüne... ‘Çözüm süreci’ gerçekten devlet politikasıysa, yol haritasından ve içerikten haberdar olmayan, kendisine bilgi verilmeyen Genelkurmay Başkanı ve onun başında bulunduğu Türk Silahlı Kuvvetleri bu devletin nesi oluyor?
30 Ağustos resepsiyonundaki konuşmasına bakıldığında Necdet Özel, sadece ‘silahsız çözüm olacağı ve anaların ağlamayacağı’ düzeyde bilgilendirilmiş!.. Sanki “Canını sıkma, biz hâllediyoruz”  demişler, o kadar!.. Yani havuz medyasının vatandaşa pompaladığı kadar!.. Kandil’deki sıradan bir teröristin TSK’nın başındaki kişiden daha fazla ‘yol haritası’ bilgisine sahip olduğu bir fotoğraf bu!..
Neyse ki Genelkurmay Başkanı, resepsiyonda ifade ettiği gibi ‘kırmızı çizgiler’ konusunda son derece hassas!.. Ama geçmişle bugün arasında kırmızı çizgilerle ilgili ‘nüans’ olduğunu ilâve etmekten de geri kalmamış... Şimdi Necdet Özel’e düşen o ‘nüanslar’ın ne olduğunu, ‘kırmızı çizgiler’in bugün nerede başlayıp, nerede bittiğini açıklamaktır...
Meselâ ‘özerklik’ kırmızı çizginin neresinde kalıyor? Yol kesmeler, kamu araçlarına el koyup PKK flamaların asmalar, nizamiyenin içinden bayrak indirmeler, yayla şenliklerinden çocuk kaçırmalar, örgüte yeni ve diri binlerce eleman katmalar, mahkemeler kurup vergi toplamalar, teröristlerin kendilerini ‘meşrû emniyet gücü’ sayıp, başka örgütlere operasyon düzenleyip, yaptıkları tutuklamalar, ‘gerilla hâkimiyet alanları’, başka ülkelere ‘savaşçı’ götürmeler, katil mezarlıkları, İmralı-Kandil hatları, bazı il ve ilçelerdeki ‘etnik temizlik’, korucu infazları, karakol ve baraj yapımlarına karşı direnişler vs... Bunlar kırmızı çizgilerin neresinde kalıyor? Sahi kırmızı çizginin aşılıp aşılmadığını ne zaman anlayacağız, tam olarak bölündüğümüzde mi? 
Dileriz, Necdet Özel’in resepsiyondaki sözleri bir ‘durum tespiti’ değil, ‘mesaj’ olsun... Aksi hâlde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ‘çözüm süreci’yle ilgili ‘devlet politikası’ndaki yeri hakkında çok kötü bir fikir vermiş olacaktır... Temenni etmek imkânsız ama Özel de bu nahoş gerilemenin ‘etkisiz aktörlerinden biri’ olarak tarihe geçecektir...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
58 gün önce
89 gün önce
92 gün önce
114 gün önce
118 gün önce
119 gün önce
132 gün önce
139 gün önce
143 gün önce
163 gün önce
240 gün önce
247 gün önce
251 gün önce
257 gün önce
287 gün önce
294 gün önce
300 gün önce
335 gün önce
349 gün önce
386 gün önce
389 gün önce
422 gün önce
447 gün önce
465 gün önce
479 gün önce
489 gün önce
493 gün önce
495 gün önce
545 gün önce
556 gün önce
561 gün önce
564 gün önce
579 gün önce
585 gün önce
603 gün önce
607 gün önce
638 gün önce
641 gün önce
647 gün önce
656 gün önce
682 gün önce
698 gün önce
703 gün önce
712 gün önce
713 gün önce
719 gün önce
727 gün önce
730 gün önce
733 gün önce
748 gün önce
803 gün önce
824 gün önce
839 gün önce
888 gün önce
895 gün önce
898 gün önce
902 gün önce
923 gün önce
958 gün önce
969 gün önce
1027 gün önce
1070 gün önce
1073 gün önce
1095 gün önce
1133 gün önce
1139 gün önce
1147 gün önce
1203 gün önce
1206 gün önce
1245 gün önce
1252 gün önce
1259 gün önce
1266 gün önce
1270 gün önce
1276 gün önce
1312 gün önce
1332 gün önce
1343 gün önce
1357 gün önce
1368 gün önce
1392 gün önce
1462 gün önce
1482 gün önce
1486 gün önce
1500 gün önce
1504 gün önce
1507 gün önce
1529 gün önce
1531 gün önce
1535 gün önce
1553 gün önce
1559 gün önce
1560 gün önce
1570 gün önce
1578 gün önce
1614 gün önce
1631 gün önce
1644 gün önce
1663 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=