Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Muhalefet partilerine sorular

25 Ağustos 2014, 10:03

1- Dünyada arka arkaya seçim kaybeden muhalefet partilerinde ne gibi değişiklikler yaşandığına dair, danışmanlarınıza herhangi bir araştırma yaptırmayı düşünür müsünüz? Meselâ genel başkanlar ve kurmaylar ne yapar? Yenilgilere ortalama kaç seçim tahammül edilir? Yenilgilerin sorumluluğunu kimler üzerine alır?

2- Dünyada yenilgilerin birinci suçlusu olarak oy kullanan seçmenleri, yani milleti görüp, daha sonra herhangi bir seçimde başarıyı yakalamış siyasî bir model var mıdır?

3- Birkaç seçim arka arkaya kaybettikten sonra, her defasında hiçbir şey olmamış gibi davranan, hep bir sonraki seçimi hedef göstererek merakı başka alana kaydıran herhangi bir genel başkanın yeryüzünde o ‘yeni hedef’i tutturduğu görülmüş müdür, literatüre böyle bir zafer geçmiş midir?

4- Siyaset artık bir ‘pazarlama’ tekniği ve seçmenler de ‘müşteri’... Eğer ‘ürün’ yeterince talep edilmiyorsa, ‘müşteriye hakaret’ yöntemi ne kadar rasyoneldir? Hakareti yiyen müşterinin o ’ürün’e bundan sonra rağbet etme ihtimali nedir? Beklenen talep gelmeyen ’ürün’ konusunda, birinci sorumlu ‘ürün’ün kendisi midir, ‘arz eden’ midir, yoksa ‘kampanya yetersizliği’ midir?

5- Acaba partilerinize iyilik etmek için kamuoyu araştırması yapmayı neden aklınızdan geçirmezsiniz? ‘Tıkaçlar’ın tespiti amacıyla anketler yapıp, yarın kapısına oy için gideceğiniz halkın görüşünü sorsanız? İnsanlar neden size itibar etmiyor? Neden mesajlarınıza kulakları tıkalı? Problem nerede? Genel başkanda mı, kadrolarda mı, fikirlerde mi? 

6- Haklı biçimde sürekli iktidarı eleştiriyorsunuz... Halka kötülükleri gösteriyorsunuz... Fakat buna rağmen halk o ‘kötü’yü birinci yapıyor... Bu durumda halk ya size inanmıyor ya da sizi ‘onlardan da kötü’ görüyor, dolayısıyla kendisini ‘daha kötü’den koruyor... Size ‘yalancı’veya ‘daha kötü’ gözüyle bakan ama oyuna muhtaç olunan bu kitleleri ikna etmek için herhangi bir çözüm çalışmanız var mı?

7- Siz uyarı amacıyla ‘kıyamet’ten bahsediyorsunuz, halk o ‘kıyamet’e oy veriyor!.. Elbette sözün ağırlığı sadece ‘içerik’le ilgili değil, o sözü sarf edenin inandırıcılığıyla doğrudan ilişkilidir... Çok büyük sözler, söyleyicisinin yitip gitmiş ağırlığı dolayısıyla karşılıksız kalabiliyor... Bu durum sizde bir özeleştiri ihtiyacı doğurmuyor mu? Rakibinizin açık yalanları bile sizin doğrunuzdan üstün hâle gelmişse derin bir muhasebe yapmak gerekmiyor mu?

8- Dünyadaki demokrasi örneklerinde, partileri seçimlerden birinci çıktığı hâlde, küçük yüzdeli oy kayıpları yüzünden görevi bırakıp, partisinin önünü açtığını öne süren başbakanlar, genel başkanlar, liderler var... Bu profilleri nasıl görüyorsunuz; korkak mı, kaçak mı, saf mı?

9- İktidar partisinin hem Meclis grubu, hem de parti yönetimi açısından muhalefet partilerinden yaş ortalaması olarak daha genç bir kadroya sahip olması sizce tesadüf müdür? İktidar partisi kendi kadrolarını sürekli gençleştirerek yeni yüzler ortaya çıkarırken, sizin hep aynı yüzlerle siyaset yapmanız, Meclis grubu ve parti yöneticileri konusundaki muhafazakârlığınız nereden kaynaklanıyor? Partideki yerleri sağlam tutma amaçlı ‘mutemet’ kadrolarla çalışma saplantısının, siyaset yapma isteği içindeki genç ve diri kadrolarda ümitsizliğe yol açtığının farkında değil misiniz? Siyasette yükselme kanallarının tıkalı olduğunu gören yeni neslin gücünden nasıl yararlanmayı düşünüyorsunuz? 

10- Bir ‘başarısızlık çıtanız’ neden yok? Kaç seçim daha kaybederseniz kendinizi başarısız sayıp, partilerinize iyilik yaparak, önünü açmayı düşünürsünüz? Başarının üst limiti yok ama başarısızlığın bedel ödeteceği bir alt sınır olmalı değil mi? Meselâ 2015’te yüzde kaç oy alırsanız kendinizi başarısız sayar ve bedel ödersiniz? Bu dereceyi kendi kamuoyunuzla paylaşacak siyasî cesaretiniz neden yok?

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Murat Gulebenzer
835 gün önce
Sayin yazar bey,Bati ulkelerinin eyalet secimlerinde bile basarisiz olan,partinin oyunu dusuren kisi derhal gorevi birakir,kimse secim yenilgisi yasatan kisinin pesinden gitmez,kimse agitlar yakmaz,boyle acayip durumlar bizim gibi cahil milletlerde var.Ne kadar basarisiz,ne kadar sevilmez olursa olsun ULKUCULER'in %80 i Bahceli'ye karsi olsa da onu hala bir lider olarak seven %20 lik bir bolum var,bu kadar saskinlik bile ULKUCU davaya yakismiyor,%80 imizin durumu gorup hic bir sey yapamamasi ise ayri bir durum.Delege denen carpik duzen oldugu surece ulkemizde bu demokrasi katliamlari sonsuza kadar gider,genel baskani uyeler sececek sekilde devlet siyaseti dizayn ederse millet partisinin basina istedigi kisiyi secer,lidere tapma hastaligi da yok olur gider.Ikinci soyleyecegim sey ise Erdogan'in ulkeyi dikdatorce,acimasizca yonetmesinin milleti bile korkuttugudur,millet zaten cahil,tvlerin hic birisinde Erdogan aleyhinde bir haber cikmiyor,haberi yapan ya isten atiliyor yada hapse tikiliyor,boyle bir durum sadece STALIN devrinde olur.TRT'yi aciyorsunuz Erdogan yuzlerce kez cikarilirken Bahceli anca bir kere cikariliyor,ondan sonra da BAHCELI COK SESSIZ KALIYOR deniyor,dogru sessiz ama onun konusmalarini devamli sekilde yayinlayacak bir ulusal kanal da yok,boyle bir durumda sadece sucu Bahceli'ye yikmak da dogru degil ama Bahceli'nin her ne olursa olsun 3 kasim 2002 gunu ortaliktan derhal kaybolmasi gerekti,o tam tersini yapti,kendi delegesini yerlestirdi her yere,sonuc da bu uzaktan kumanda delegeler sayesinde Bahceli hep kendisini sectirdi,bu durustce bir durum degil,o yuzden benim gozumde Bahceli de partinin basinda kalmak icin Erdogan gibi gayri ahlaki yollara bas vuruyor.Sonucta bugun MHP hala umut,Bahceli yarin hemen giderse tabi.Yok gitmezse ne mi olur';HER SEY OLABILIR,bunu sayin Bahceli iyi bilsin!
alican
836 gün önce
sayın yazar ,duvar anlamaz ki bu sözleri
Fahrettin TUNÇ
837 gün önce
Sayın SERVET AVCI:

Ben seçmenden Anadolu tabiriyle ne zaman sıtkımı sıyırdım biliyor musunuz? Siz seksen yıllık ömrünüzü bu millete vakfedeceksiniz , işkencelere maruz kalacaksınız, tabutluklarda yatacaksınız,canınızı vereceksiniz. kanınızı akıtacaksınız ve bu milleti her şeyden daha çok seveceksiniz.Sonuç 1995 seçimlerinde aldığınız oy 8,7 olacak.

Sonra ne idüğü belirsiz adamın biri çıkacak,bir parti kuracak.Üç ay döner ekmek dağıtacak.Meydanlarda türkücü kılıklı heriflerle miting yapacak.Sonuç 7,4.

Şimdi sayın yazar; gerçekten bu millette bir problem yok mu?

Neticede vardığım nokta ;Türk Milliyetçilği yaparak tek başınıza iktidara miktidara gelemezsiniz.

Sorun partinin liderinde olabilir,yöneticilerinde de olabilir.Allah aşkına bizi yöneten bu mendevurlardan daha kötü ,hırsız ahlaksız bizim insanımız.

''Gel görelim Mevla'm neyler,neylerse güzel eyler.''
Yazarın Diğer Yazıları
18 gün önce
76 gün önce
92 gün önce
141 gün önce
152 gün önce
157 gün önce
160 gün önce
175 gün önce
181 gün önce
200 gün önce
203 gün önce
235 gün önce
237 gün önce
244 gün önce
253 gün önce
278 gün önce
295 gün önce
300 gün önce
309 gün önce
310 gün önce
315 gün önce
324 gün önce
327 gün önce
330 gün önce
344 gün önce
400 gün önce
421 gün önce
435 gün önce
485 gün önce
492 gün önce
495 gün önce
498 gün önce
519 gün önce
555 gün önce
566 gün önce
624 gün önce
666 gün önce
729 gün önce
736 gün önce
743 gün önce
803 gün önce
842 gün önce
849 gün önce
863 gün önce
866 gün önce
873 gün önce
908 gün önce
939 gün önce
953 gün önce
964 gün önce
1059 gün önce
1079 gün önce
1082 gün önce
1097 gün önce
1101 gün önce
1104 gün önce
1125 gün önce
1127 gün önce
1132 gün önce
1149 gün önce
1156 gün önce
1157 gün önce
1167 gün önce
1174 gün önce
1210 gün önce
1227 gün önce
1241 gün önce
1259 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=