Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Destanların şairine...

25 Ağustos 2014, 10:02

“Ne dünyalık istediler, ne aferin umdular, 
Ne kavgadan vazgeçtiler, ne gücenip küstüler. 
Vatan, millet, din ve devlet, alsancaklar hakkına 
Dar günlerin erkek aslan sesiydiler... Sustular!” 

                                 Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Destanlar bir topluluğun milletleşme sürecinde özel bir öneme sahiptir. Destan, topluluğun ortak hafızasını, maşeri vicdanı ve beraber yaşamışlığını temsil eder.
Her büyük milletin varoluşunu, kaybedişini ve kazanışını anlatan destanları vardır. Kara Ozan’ın, Korkut Ata’nın binlerce yıl öteden söyleyip kulaktan kulağa bu günlere ulaşan destanlarımız, Deli Dumrul’dan Ergenekon’a, Boğaç Han’dan Tepegöz’e hep bizi anlatır. Ergenekon Destan’ı olmadan Türk’ten bahsetmek mümkün müdür?..
Destanların ve kahramanların milletleşme sürecindeki önemini fark eden sadece biz değiliz elbet. Son dönemlerde, tarihteki şanlı makamında olduğu gibi duran Selahaddin Eyyübi’nin 800 yıl sonra “Kürd” olduğunu fark edenler de bunun farkındalar...
Bu giriş neyin nesi diyesi olanlara, daha on üç yıl önce yitirdiğimiz Dede Korkut varisi, Servet Kabaklı’nın tabiri ile “Destanların Efendisi”nden bahsedeceğim. Yerleri inlettiği zaman vücudumuzun en ufak hücrelerine kadar titrediğimiz ve bir anda Malazgirt Ovası’nda ak elbiseleri ile askerlerinden helallik isteyip yalın kılıç Bizans ordusuna saldıran Alparslan’ın arkasına düştüğümüz “Malazgirt Marşı”nı hediye eden Genç Osman torunundan.
Milletinden başka sahibi olmayan, çocuklara ağıt yakıp; 
 “Önkuzu hey!...Önkuzu!. / Önde gider Önkuzu... 
Bu bayrak düşmez yere / Ölmedikçe son kuzu!..” 
dizeleri ile koca milleti ağlatan,
 “Öz menem!... /  Onlar kabuk... özmenem!..
Sen yelde savrulan kül.. / Yüreklerde köz menem!..” 
dizeleri ile “Asım’ın Nesli”nin feryadını milletin vicdanına duyurmaya çalışan Elaziz’li bir yiğitten bahsedeceğim. 
Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu’nu anlatmak için ne yapılabilir?. Ancak bir destan çağdaş Dede Korkut’u anlatabilir.
Gençosmanoğlu büyük atası Genç Osman’ın Bağdat seferine katılmak istediğinde “Senin daha bıyıkların terlememiş” sorusuna verdiği cevap gibi hayatının her döneminde sergilediği davranışları ile Genç Osman nesli olduğunu ispatlamış, yüreği Anadolu kıtası büyüklüğünde bir insandır.
Gençosmanoğlu bir dönem verilen mücadelede toprağa düşen çocukların destanlarını yazmış bir şairdir. Özellikle 12 Eylül öncesi terör ortamında yazdığı şiirlerindeki destan havası, zamanın atmosferini resmeder.
O, dört bir taraftan saldırıya maruz kalan milli ve manevi değerlere sahip çıkan, vatan toprağı üzerindeki kirli hedeflere karşı çıkan bir neslin kimsesizliğine karşı olanca yüreği ile onların yanında yer aldı.
Gençosmanoğlu şiirleri ile o dönem verilen destansı mücadeleyi resmetti ve yeni nesillere Önkuzu ve Özmen gibi kahramanların destanlarını bıraktı.
Gençosmanoğlu’nun şiirlerindeki destansı atmosfer ve içinde yaşadığı toplumun problemlerine karşı sergilediği tavır onun fikir adamı ve sanatçı kimliğini ortaya koyar. Onun şiirinde milli ve manevi köklerin önemi büyüktür. O’na göre güzel sanatlar ve edebiyat, milli ve manevi kökler üzerinde filizlenmektedir.
Kendisi Türk şiirinin; dört büyük şair, Mehmet Akif, Yahya Kemal, Necip Fazıl ve Arif Nihat tarafından temsil edildiğini söylüyor. Bize göre bu halkaya beşinci bir şair eklenecekse bu Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu’dur. 
Ona göre şiir, “Millet olmamızda, birlik ve dirliğimizin teessüsünde, dini ve milli gayelerimizin tahakkukunda, milli zevkin oluşmasında” müstesna bir yere sahiptir: “Türk milleti acı ve tatlı bütün hatıralarını, zaferlerini, yenilgilerini, mukaddes duygularını, milli gayelerini ve imanını daima şiirlerle terennüm etti.” 
Bu çizgi onun şiirlerinde vücut bulmuştur. O, yaşadığı dönemde yazdığı şiirleri ile zamanın kaydını düşmüştür. Bu yönü ile Gençosmanoğlu şiiri tarihin şahididir aynı zamanda.
“Destanların Efendisi” nin destanlarla dolu yaşamı destansı bir anekdotla son bulmuştur. 1992 yılında Peygamber yaşında tattığı ölümü Malazgirt Marşı’nın ilk dizesini hatırlatır.
Evet, aylardan Ağustos (21 Ağustos) günlerden Cuma ve Peygamber yaşındaydı.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
18 gün önce
24 gün önce
81 gün önce
102 gün önce
109 gün önce
137 gün önce
144 gün önce
151 gün önce
165 gün önce
172 gün önce
186 gün önce
193 gün önce
200 gün önce
207 gün önce
270 gün önce
291 gün önce
305 gün önce
347 gün önce
354 gün önce
374 gün önce
401 gün önce
438 gün önce
452 gün önce
480 gün önce
487 gün önce
494 gün önce
578 gün önce
613 gün önce
704 gün önce
718 gün önce
788 gün önce
816 gün önce
830 gün önce
886 gün önce
1026 gün önce
1033 gün önce
1040 gün önce
1047 gün önce
1054 gün önce
1061 gün önce
1075 gün önce
1089 gün önce
1096 gün önce
1131 gün önce
1145 gün önce
1152 gün önce
1159 gün önce
1201 gün önce
1250 gün önce
1278 gün önce
1313 gün önce
1327 gün önce
1348 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=