Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

‘Paralel Alman’ Frankfurt’un intikamını alıyor olmasın!

22 Ağustos 2014, 11:00

Almanlar bizi dinliyormuş... Şu ana kadar “Onlardan daha büyük havaalanı yapıyoruz ya, çekemeyip telefonlarımızı dinliyorlar” diye bir resmî yorum gelmemiş olması ilginç!.. Ne de uyardı aslında ‘Frankfurt’un intikamı’ palavraları!..

Geçenlerde TRT’de ‘jöleli’ eski düşman/yeni danışman Almanların dramını anlatıyordu, içimiz parçalandı resmen... Türkiye IMF’ye borç verirken ve Türk müteahhitler istedikleri kadar kredibiliteye sahipken, anlı şanlı Alman devletinin bir aydır ihtiyacı olan altı milyar euroyu bulamadığını, kimsenin kredi açmadığını anlatıyordu... 
İnsan acıyor tabii ki, dün savaş kazanırken bize de kazandıran, kaybedince de bizim de kaybetmiş sayılmamıza sebep olan Almanların perişanlığına!.. Yakında Almanlar bir avuç pirinç ve bir maşrapa kuyu suyu için Etiyopyalılar gibi el açmaya başlarsalar kimse şaşırmasın!.. Şimdi de o acıyla ne yapacaklarını bilemeyip, başarılarımızın altındaki gerçeği öğrenmek için dinlemeye başlamışlar!..
Bizim bu dinlemelerden niye tedirgin olduğumuzu anlamak mümkün değil... Hepsine ’montaj’ der geçeriz!.. Yemezlerse TÜBİTAK’tan rapor çıkarırız!.. Kaldı ki, “Kriptolu telefonlarımı bile dinlemişler” itirafında bulunan bir Başbakanı olan ülkede ‘dinleniyor olmak’ neden haber değeri taşır?
Sanki korunma duvarlarımız dört dörtlük de Almanya’nın bizi dinlemesine hayret ediyoruz... Genelkurmay Başkanı’nın Brüksel’deki gizli konuşmaları, o henüz Türkiye’ye dönmeden internete düşmemiş miydi? Oslo dizilerinin başrolünde hangi ülke vardı, kimin sırtı gece açıkta kalmıştı? 29 Mart’ta internete düşen Suriye, savaş, Süleyman Şah türbesi, attırırız oradan birkaç roket vs.. hayal ürünü müydü?
Gazetecilik açısından ‘haber değeri’ olan haber şudur: “Nikaragua istihbaratı Türkiye’yi dinleyemiyor” ... İşte buna şaşırılır!.. Eğer dünyada herhangi bir devletin veya terör örgütünün Türkiye’yi dinleme kapasitesi yoksa, o devlet ve örgütün ayıbıdır!.. Türkiye’yi dinlemek, sadece telefonla değil, ortam dinlemesiyle istihbarat toplamak artık mesleğe yeni girmiş ‘stajyerler’in işidir!.. 
Muhtemelen Almanlar, bu işe niye şaşırdığımızı düşünüyorlar... Acaba bizim ülkemizi yönetenleri esas tedirgin eden ülke güvenliğiyle ilgili sırların Almanya’nın eline geçmesi mi, yoksa yöneticilerin ‘özel sırları’nın elde edilmiş olması mı? İlkinin fazlaca önemi yok, o konuda zaten yeterince şeffafız!.. 
Mesele ikincisiyse işte o kötü!.. Yani konu ‘sıfırlanamayanlar’la ilgiliyse, Türkiye’de suçu ‘darbeci paraleller’e atarak sıyrıldığını zannedenlerin paçası haklı olarak tutuşmuştur... Bir diğer kötü ihtimal de, Suriye’deki iç savaşla ilgili bölgedeki terör örgütlerine yapılan silah yardımlarının ve orada işlenen savaş suçlarının bir gün Lahey’e taşınma ihtimali olmasın sakın!.. 
Saflık bizde... O saflıkla Nisan’da sormuşuz:  “Türkiye Cumhuriyeti’nin yabancı örgüt ve devletlerin eline geçmemiş bir sırrı kalmış mıdır? Ülkenin ve ülkeyi yönetenlerin sırları, yabancı odakların eline geçmişse, alınan ya da uygulamaya geçen hangi kararlar ‘bağımsız’dır ve devletin menfaatinedir? “Cumhurbaşkanı’nın da Genelkurmay Başkanı’nın da kasetleri var” diyen kişi bu ülkenin Başbakan’ı...
 Seçim öncesinde Suriye konuşmaları internete düşenlere bakın, güvenlikle ilgili iki kritik müsteşar, bir bakan ve paşa düzeyinde bir asker... Bizler bu cumhuriyetin vatandaşları olarak, devletin herhangi bir sırrının emin ellerde olabileceğine, yabancı istihbarat örgütlerinin bundan habersiz olduğuna artık inanabilir miyiz? Verdikleri açıklar dolayısıyla, masalarda önlerine konacak olanlara direnme gücü kalmamış olanların ülkeyi yönetmeleri o ülke adına ‘en büyük güvenlik riski’ değilse nedir?
İstihbaratın başındaki kişinin neredeyse her konuşmasının internete düşmesi, herhangi bir ordu komutanının su tabancasıyla dolaşması veya Dışişleri Bakanı’nın Orta Doğu seferine çıkarken ‘tahta at’a binmesi kadar sıra dışı bir durum... Ülkenin istihbaratla ilgili bütün güvenlik duvarları delik deşik... PKK’yı ve onun liderini bu kadar pervasızlaştıran, şımartan ve pazarlık gücüne ulaştıran nedir, vâkıf olduğu sırlar mıdır, yoksa yabancı istihbarat örgütlerinin paylaştıkları mıdır?
Kabul edelim ki, ülkenin dünlerinde Millî Güvenlik Siyaset Belgesi’ne konu olan hiçbir tehlike bu kadar büyük olmamıştı... Sırlarının deşifre olması dolayısıyla ‘ülke yönetme yeterliliği’ kalmamış bir yönetim sadece Türkiye’de değil, dünyanın bütün ülkelerinde ‘güvenlik riski’dir...” 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
6 gün önce
21 gün önce
58 gün önce
60 gün önce
93 gün önce
119 gün önce
137 gün önce
151 gün önce
160 gün önce
165 gün önce
167 gün önce
216 gün önce
228 gün önce
233 gün önce
235 gün önce
251 gün önce
256 gün önce
275 gün önce
279 gün önce
310 gün önce
312 gün önce
319 gün önce
328 gün önce
354 gün önce
370 gün önce
375 gün önce
384 gün önce
385 gün önce
391 gün önce
399 gün önce
402 gün önce
405 gün önce
419 gün önce
475 gün önce
496 gün önce
511 gün önce
560 gün önce
567 gün önce
570 gün önce
573 gün önce
594 gün önce
630 gün önce
641 gün önce
699 gün önce
742 gün önce
804 gün önce
811 gün önce
818 gün önce
878 gün önce
917 gün önce
924 gün önce
938 gün önce
942 gün önce
948 gün önce
984 gün önce
1004 gün önce
1014 gün önce
1028 gün önce
1039 gün önce
1063 gün önce
1134 gün önce
1154 gün önce
1158 gün önce
1172 gün önce
1176 gün önce
1179 gün önce
1201 gün önce
1203 gün önce
1207 gün önce
1225 gün önce
1231 gün önce
1232 gün önce
1242 gün önce
1249 gün önce
1285 gün önce
1302 gün önce
1316 gün önce
1334 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=