Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Türkmenleri daha zor günler bekliyor

18 Ağustos 2014, 11:15

Türkiye “Yeni Türkiye”nin Başbakanı’nın kim olacağını, Erdoğan’ın nasıl başkan olacağını tartışırken Irak’ta tarihin en büyük dramlarından biri yaşanıyor.

Yüz binlerce Türkmen, peşlerinde IŞİD isimli katil sürüsü, Irak çöllerinde sığınacak bir yer arıyor.

Yaklaşık 500 bin Türkmen yalın ayak, aç bî ilaç çölde öldürücü sıcağın altında ölülerini Irak çöllerine gömerek kendisine kucak açacak bir ülke arayışında tabir caizse “ölüm yürüyüşü” yapıyor.

Şiiler Necef’e doğru gidiyor. Kimileri İran sınırına gönderilmiş. Şii Türkmenler İran’ın, Sünniler ise Barzani’nin kucağına itiliyor. Kürt bölgesine geçmek istiyorlar, türlü zorluklar çıkartılıyor. Ya kontrol noktalarından geri döndürülüyorlar ya da “kefil” bulmaları isteniyor. Türkiye’ye sığınmak isteyenler ise “pasaportunuz yok!” diye geri çevriliyorlar.

Geride kalan bir avuç Türkmen ise ellerinde ilkel silahlarla kadim Türkmen kentlerini savunmaya çalışıyor. Gazetecilere verdikleri beyanatlara bakılırsa Başbakan’ın “Türkmenlere gidiyordu” dediği meşhur TIR’ların içindekiler Türkmen direnişçilere gitmemiş.

Irak’ta herkesin sahibi var. Kürdün, Arabın ve Yezidinin. Ama Türkmen’in yok. Bu hakikati dile getirmenin “ırkçılık” sayıldığı şu topraklar, rengine ve ırkına bakılmaksızın bütün ezilenlere sığınak oldu ama nedense Türkmen’e değil...

Kimileri bu durumu “büyük devlet” stratejisine bağlıyor: “Irak’taki demografik yapının bozulmaması lâzım”. Var ise, doğru strateji. Peki bu büyük “strateji” ülkeye almadıklarını korumak için ne yapıyor? Irak’tan gelen haberlerden çıkarttığımız sonuç koskoca bir “hiç!”. Yerli ve yabancı dış politika uzmanlarının “Türkiye Türkmenlere bile sahip çıkamadı” yorumları, bu stratejinin lafügüzaf olduğunu gösteriyor. 

Yezidilere ve Araplara bir çırpıda sınırları açan bu zihniyetin savaştan kaçan sivil Türkmenlerden pasaport sorması hangi büyük devlet stratejisinin ürünüdür?
Türk kamuoyunda oluşan infialden sonra Türkmenler için Duhok’ta kamp kurulmaya karar verilmesi, Türkiye’nin planlı bir stratejiden yoksun olduğunun somut bir göstergesi. Kaldı ki peşmerge kapısında ve çöllerde kalan yüz binlerce Türkmen için 20 bin kişilik kamp hazırlanmaya karar verilmesi, bunun “yasak savmak”tan başka bir şey olmadığını gösteriyor. 

Ayni yardımlar meselesi de benzer bir görüntü arz ediyor. Ülkü Ocağına bağlı gençler TIR’larla bölgeye yardım götürene kadar Kızılay’ın ortalarda gözükmemesi Türkiye hükümetinin Irak’ta “Türkmen” diye bir sorununun olmadığını söyleyenlerin iddialarını destekliyor.

Dış politikada strateji denince akla gelen “Yeni Türkiye”nin Başbakan adayının geçtiğimiz günlerde yaptığı şu açıklama Türkmenlerin kaderinin önümüzdeki süreçte de değişmeyeceğini gösteriyor: “Telafer’de yaşanan sadece Türkmen-IŞİD çatışması değildir. Sünni Türkmenlerle Şii Türkmenler arasında fitne tohumlarıdır ki bunda Maliki hükümetinin Şii Türkmenler üzerinden Sünni Türkmenleri baskı altına alma çabası var, Şii Türkmenlerin radikalleşme çabası da var”. 
Bu açıklamaya benzer açıklamaların destekçilerinin her “Türkmen” deyişimizde “ırkçı!” diye gözlerini çevirdikleri bizler, Irak Türklüğü denildiği zaman kimin Şii kimin Sünni olduğunu hiç merak etmedik. Böylesi “hastalıklarımız” hiçbir zaman olmadı. Görülüyor ki bu arkadaşlar Türkiye’deki “etnisite” konusunda olduğu gibi bu konuda da “ihtisas” yapmışlar.

Türkiye’yi “etnikçi” bir yaklaşımla yöneteceğini zanneden bu kafanın Orta Doğu’da “mezhepçi” bir yaklaşımla oyun kurmaya çalışması tıpkı Türkiye’de olduğu gibi ayrışmalara yol açar. Bu ve benzer açıklamalar peşmerge kapısında “kefalet”, çölde kamp, Türkiye kapısında “pasaport” bekleyen Türkmenlerin bu bekleyişlerinin nedenini de gözler önüne seriyor. 

Irak Türklüğünün yaşamakta olduğu felaketi “mezhep” farklılığına indirgeyerek sorumluluğu Türkmenlere yükleyen bu yaklaşımın ülkenin tepesine konuşlanma ihtimali ise önümüzdeki dönemde Irak Türklüğünü daha zor günlerin beklediğini gösteriyor.
Allah yardımcıları olsun...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
13 gün önce
34 gün önce
41 gün önce
75 gün önce
82 gün önce
96 gün önce
103 gün önce
117 gün önce
124 gün önce
131 gün önce
139 gün önce
202 gün önce
223 gün önce
236 gün önce
279 gün önce
285 gün önce
306 gün önce
333 gün önce
370 gün önce
384 gün önce
411 gün önce
418 gün önce
426 gün önce
509 gün önce
545 gün önce
636 gün önce
649 gün önce
719 gün önce
747 gün önce
761 gün önce
817 gün önce
957 gün önce
965 gün önce
971 gün önce
985 gün önce
993 gün önce
1007 gün önce
1020 gün önce
1028 gün önce
1062 gün önce
1077 gün önce
1084 gün önce
1091 gün önce
1132 gün önce
1182 gün önce
1209 gün önce
1245 gün önce
1259 gün önce
1280 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=