Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Tekrar sorgulu-YORUM

14 Ağustos 2014, 11:10

‘Türkiye’de milliyetçilik neden yükselmiyor?’ ve ‘Milliyetçiliğin bitmeyen dramı’ başlıklı yazılarımda herhangi bir kurum veya kişi özel olarak hedef alınmış değildi... Halkla, özellikle kendisini ‘milliyetçi’ olarak tanımlayan kesimle milliyetçi yapılar arasındaki ‘ikna’, ‘iletişim’ ve ‘etkileşim’ problemini sorgulamak ve var olan kopukluğun izini sürmekti... Gelen mesajlardan yazıların ‘doğru’ algılandığı ve basit siyasî sâiklere dayandırılmamış olduğu anlaşılıyordu... Bu sevindiriciydi elbette...
Alınganlık olmasın diye kendimden örnek vererek meramımı biraz daha açayım: İki yıla yakın zamandır Yeniçağ ‘da yazıyorum... Eğer bir yazar olarak yeterince okunmadığımı hissedersem yapmam gereken ânında bırakmak olmalıdır... Mesajım hedef kitlede bir karşılık bulmuyorsa, kapladığım her köşe, hem kâğıt, hem zaman israfıdır... Ayrıca benden ‘daha iyi yazabilecek’ olan birinin yerini işgal ederek, ona ve okuyucuya haksızlık ediyorum demektir... Bütün bu gerçeği doğru okumadan, ‘hedef kitle’ tarafından nasıl değerlendirildiğimi hiç umursamadan inat ve ısrarla ‘işgal’e devam etmem hem gazeteme, hem siyasî düşünceme, hem de ülkeme ‘kötülük’ demektir...
Pişkinliği tercih edersem şu söyleme yönelmek de çözümdür: Benim seviyem o kadar yüksek ki halk beni anlamıyor!.. Ben halka inemem, halk da benim seviyeme zaten çıkamaz, kopukluk ondan!.. Ben idealistim, okuyucu ise menfaatperest, kendisine ilâve olarak kömür ve makarna veren yazarları tercih ediyor!.. Beni okumayanlar, mesajıma ilgisiz kalanlar okyanus ötesinin telkinlerine kapılıyorlar!.. Medyada ele geçiremedikleri ‘son kale’ olarak beni düşürmek isteyenler tarafından kandırılıyorlar!.. Bana yâr olmayan köşe, başkasına da yâr olmasın!..
Eh bu zeminden hareket ettiğimde şu soruları kendime asla sormam tabii ki: Tamam halk suçlu da acaba bende de eksiklik olabilir mi? Toplumu ve dünyayı doğru okuyabiliyor muyum? Kendimce yüzde yüz doğru olan mesajlarım, insanlarda neden arzu ettiğim seviyede karşılık bulmuyor? ‘İkna edici’ yanlarım neden ağrıyor, tedavi için neler yapmalı, hangi halkla ilişkiler yöntemlerini hayata geçirmeliyim? Ben hep başkalarının periyodik ‘balkon yazıları’nı okumak veya okuyanlara şahit olmak zorunda mıyım? Bunca kayıp yıldan sonra feragat edip köşemin önünü benden sonra gelenlere açsam acaba gazeteme iyilik etmiş olmaz mıyım?
Elbette bir ticarethane için ‘çok satış’, bir yazar için ‘çok okunma’, bir parti için ‘çok oy’ doğruluğun tek ya da en belirleyici kriteri olamaz... ‘Çok’u bir ‘fetiş’ hâline getirmek idealizmin ilkeleriyle çatışır... Bedeli ‘yalnızlık’ bile olsa önce ‘doğruluk’ gelir... Bazen ‘haklı yalnızlar’ın adımlarını yere vuruşu, ‘haksız kalabalıklar’ın deniz köpüğü ömürlük gürültüsünden saha sarsıcı ve kalıcıdır... Bu da işin bir başka boyutu... Ama itiraf etmeliyim ki, bu parantez mevcut hâli izah etmeye, etkisizliğimi, inandırıcılıktan uzaklığımı ve dönüp dönüp bina okumamı açıklamaya yetmez...
Derdim ‘zanlı’ çıkarmaktan öte, bir ‘muhasebe’ teşebbüsü; kendimle, kendimizle... Herhangi bir yapıyı, parti, dernek, vakıf veya yayın organını eleştirmek değil, yarınların doğru kurgulanması adına ‘kendimiz’i masaya yatırarak, yine ‘kendimiz’i kurtarmak!..
“Şu dağın ardında düşman var dersem inanır mısınız?” sorusu ve buna verilen  “Elbette inanırız” cevabı tarihî bir ölçüyken, ben eğer dağın bırakın ardını, dağın önündeki düşmanın varlığına bile kitleleri inandıramıyorsam, o kitleler “Her şey iyiye gidiyor” diyen illüzyonistlere daha fazla itibar ediyorsa, o kitlelerin algılayıcıları bana kapalıysa, bu çarpıklıktaki - az veya çok- payımı ve eksikliğimi nasıl kabullenmem? Suçu sadece o kitlelere atarak kendi aczimi nasıl örtebilirim?
Bu sorular can sıkıcı olabilir... Ama yok saymak, görmezlikten gelmek mümkün değil... O yüzden muhasebede ısrarlıyım; kimse özel olarak alınmasın diye kendimden, kendimizden başlayarak topyekûn muhasebede...
Not: Bu yazı 22 Eylül 2013’te yayımlanmıştı... Bakalım ders çıkarmayıp, kaç kere daha ‘kendime’ hatırlatmak zorunda kalacağım?

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
a.y
840 gün önce
eğer başarısız olanlar işgal ettikleri yerleri boşalt masalar ve başarısızlıkların sebebi kendileri değil de hep başkalarını suçlayacaklar sa inanın sizin bu yazınız yıllarca güncelliğini korur
Yazarın Diğer Yazıları
11 gün önce
68 gün önce
84 gün önce
134 gün önce
145 gün önce
150 gün önce
153 gün önce
168 gün önce
174 gün önce
192 gün önce
196 gün önce
227 gün önce
230 gün önce
236 gün önce
245 gün önce
271 gün önce
287 gün önce
292 gün önce
301 gün önce
302 gün önce
308 gün önce
316 gün önce
320 gün önce
322 gün önce
337 gün önce
392 gün önce
413 gün önce
428 gün önce
477 gün önce
485 gün önce
487 gün önce
491 gün önce
512 gün önce
547 gün önce
558 gün önce
616 gün önce
659 gün önce
722 gün önce
728 gün önce
736 gün önce
795 gün önce
834 gün önce
855 gün önce
859 gün önce
865 gün önce
901 gün önce
932 gün önce
946 gün önce
957 gün önce
1052 gün önce
1071 gün önce
1075 gün önce
1089 gün önce
1093 gün önce
1097 gün önce
1118 gün önce
1120 gün önce
1124 gün önce
1142 gün önce
1148 gün önce
1149 gün önce
1159 gün önce
1167 gün önce
1203 gün önce
1220 gün önce
1234 gün önce
1252 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=