Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Şaşırtmadın “Üstâd (?)” beni …

11 Ağustos 2014, 11:09

Öğrencilik yıllarımızda Necip Fazıl’a karşı özel bir sempatimiz vardı. Üç hilalli bayrağın süslediği kürsüdeki resmi duvarlarımızı süsler, şiirleri ruhumuzu beslerdi. Şimdilerde bazıları Necip Fazıl’ı “İslamcı” cenahın sembolü yapmaya çalışsalar da o, hayatı boyunca İslamcılığın politik şubesine hep mesafeli durmuştu.

Taraflar ne kadar hakkını veriyorlardı bilemem lâkin o dönemlerde Necip Fazıl ile Ülkücüler arasında eskilerin tabiri ile bir “kurbiyyet” vardı.

Şimdilerde ise her değerimizi kaptırdığımız gibi, onu da kaptırıyoruz. Bu kaptırmışlığa da Necip Fazıl’ın bazı insani zaaflarını bahane yaptık.

Neyse, konu bu değil.

İşte bizim en “hızlı” yıllarımızda şimdilerde televizyon kanallarında vereceğimiz oya göre “iman” derecemizi ölçen zat bir kitap yazmıştı; “Üstâd Necip Fazıl’a dair” ismi ile…

O kitapta Necip Fazıl’ın “canavar” bir nefse sahip olduğu, her ne kadar Abdulhakim Arvasi hazretlerine kapılansa da tasavvufla alakasının olmadığı, namaz kılmadığı ve nihayet kibir abidesi olduğu karalanmıştı.

Birilerinin isminin önüne üstâd sıfatı koyduğu bu zat, belki de “üstâd”ı devreden çıkartarak üstâdlıkta “tek” kalmak saikiyle Necip Fazıl’ın evinde frenkvâri yaşayan ve dahası kendi parasına ihtiyacı olan bir adam olduğunu yazıyordu.

Temsil ettiği “karakter” açısından bir “gurur” abidesi olan o eserde Necip Fazıl’ın evinde şahit olduğu hadiseleri de naklediyor, cezaevindeyken düştüğü müşkül durumda kendisinden istediği yardımı veya yardımları kitaba konu ediyordu.

Detaylarını hatırlamıyorum ama öğrenci aklımla, tüm haddimi aşarak (!), o kitaba bir “reddiye” yazmıştım. Kendisine kapısını açmış bir adamın evinde şahit olduğu olayları yazı konusu yapmasını sert bir şekilde eleştirmiş, kendimce kitaptaki fikirlerini reddeden bir mektup yazmıştım.

Muhtemelen o mektubu alıp, tıpkı Akif’e dediği gibi “hadi lan serseri!” diyerek çöpe atmıştır.

Kadir Mısıroğlu’nun Erdoğan’a oy vermeyenleri “imansızlar” ile birlikte ebedi Cehenneme gönderdiğini duyunca hiç şaşırmadım. Yaşı seksen küsüre gelmiş ve tarihin bir ironisi olsa gerek, yirmi yıl önce Necip Fazıl’ı suçladığı “kibir” kuyularına düşerek yaptığı açıklamalar, Mısıroğlu’nu tanımayanları şaşırtabilirdi ancak, ama beni ve onu tanıyanları değil...

Akif’e “serseri” diyen ve ettiği bu hakaretleri “şerh” ederken “Akif’te bir puttur!” diyen bir adamdan başka ne bekleyebilirsiniz ki?

Her cümlesi “ben” ile başlayan Mısıroğlu’nun lügatinde İstiklal harbinde kelle koltukta köy köy gezerek Türk Milleti’ni kıyama kaldıran Akif “serseri”, ömrü tek parti idaresi ile mücadele ile geçmiş Necip Fazıl “canavar nefisli” olarak yer bulur.

Kendisi ise kafasında Yunan serpuşu ile öylesine büyük bir “dava” adamıdır ki 12 Eylül’de darbecileri görünce memleketten topuklayıp soluğu İngiltere’de almış, ancak 1991’de geri dönmüştü.

Yazının başında da dediğim gibi burada şaşırtıcı olan Mısıroğlu’nun söylemleri değil. Şaşırtıcı olan, onu dinleyerek Osmanlı’yı geri getirebileceğini zannedenlerin durumudur.

O mücahidler ki muhtemelen Ekmeleddin İhsanoğlu’nun İstiklal Marşı’nı bilmediğini iddia edip, meydanlarda Akif “goygoyculuğu” yapanları gözleri yaşlı bir şekilde dinliyorlardı.

Yine o aynı arkadaşlardır ki Akif’te “itikadi bozukluklar” tespit edenleri kumandası kendi ellerinde bulunan kanallarda ağırlayanlara “bu hal nedir ve neyin nesidir?” diye sormayı akledememişlerdir.

Tıpkı Kur’an süreleri ile “makara” yapanlara, Peygamber Efendimizi “kibir” imtihanına sokanlara ve nihayet “velinimetlerini” Peygamber efendimiz ile yarıştıranlara “bu iş ve işlemlerin İslam Fıkhı’ndaki yerini” sormayı akledemedikleri gibi.

Acaba bu arkadaşlar, Kadir Mısıroğlu’nun Akif’e, Necip Fazıl’a ve nihayet kendisi ile aynı politik tercihe sahip olmayanlara söylediklerini bir CHP’li yetkili veya Kemalist bir yazar yapsa idi aynı “tepkisizlikte” ısrarlı olabilecekler miydi?

Meselenin en vahim tarafı bu durumdur: Kutsallarımıza sövülürken sövgüye değil sövene bakıp ona göre tepki vermek. Yoksa 80 küsür yaşındaki bir adamın söyledikleri değil…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
12 gün önce
26 gün önce
74 gün önce
81 gün önce
138 gün önce
159 gün önce
166 gün önce
194 gün önce
200 gün önce
207 gün önce
221 gün önce
228 gün önce
242 gün önce
249 gün önce
256 gün önce
264 gün önce
327 gün önce
348 gün önce
361 gün önce
404 gün önce
410 gün önce
431 gün önce
458 gün önce
495 gün önce
509 gün önce
536 gün önce
543 gün önce
551 gün önce
634 gün önce
670 gün önce
761 gün önce
774 gün önce
844 gün önce
872 gün önce
886 gün önce
942 gün önce
1082 gün önce
1090 gün önce
1096 gün önce
1103 gün önce
1110 gün önce
1118 gün önce
1132 gün önce
1145 gün önce
1153 gün önce
1187 gün önce
1202 gün önce
1209 gün önce
1216 gün önce
1257 gün önce
1307 gün önce
1334 gün önce
1370 gün önce
1384 gün önce
1405 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=