Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Ya cumhurbaşkanı seçeceğiz ya da eşcumhurbaşkanı

08 Ağustos 2014, 11:24

Eğer seçime ayrı ayrı gitmeniz durumunda sonuç alma ihtimaliniz yoksa, ‘çatı’ bir zaruret sonucu ortaya çıkmışsa, bu adayda şahsî beklentilerimizin hepsini elbette bulamayabiliriz... Çünkü kendi partimize genel başkan değil, ‘asgari müştereklerimiz’in bir sonucu olarak cumhura başkan seçiyoruz...
Mesele, kaybetmeyi umursamayan partizanlıklarımızın tatmini değil, ülke meselesi... Hangi ülke? Siyasî iktidarın her geçen gün denetlenmekten uzaklaştırıldığı, keyfiyet ülkesi!.. Bugün siyasî iktidar üzerinde ‘Meclis’denetimi var mı? Yok!.. ‘Yargı’denetimi var mı? ‘Evet’ demek komik kaçar!.. Diğer yargı organlarının durumu mâlum... Sadece Anayasa Mahkemesi ‘kısmen’direniyor... Fakat Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı olursa orta vadede o da gidici!.. ‘Medya’ denetimi var mı? Cevaba bile gerek yok!.. Peki ‘din’ve ‘vicdan’denetimi var mı? Olmadığını çok iyi gördük!.. 
Bu durumda Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olması, gittikçe totaliterleşen ve denetim mekanizmalarından koparılan ‘tek adam-tek parti’ rejimini daha da güçlendirecek... Muhalefetin aday belirleme yöntemi ve kriterleriyle ilgili haklı-haksız serzenişi ve itirazı olanların bu saatten sonra şahsî kırılganlıklarının Türkiye’nin geldiği nokta karşısında fazlaca önemi olmadığını fark etmeleri gerekiyor... 
Çok net; iktidara muhalif olup da kendilerine özel gerekçelerle sandığa gitmeyenler Tayyip Erdoğan’a oy vermiş gibi olacaklar... Artık siyasetin yerine matematiğin konuşacağı seçim arenasında ‘kimin niye oy vermediği’ değil, ‘kimin ne kadar oy aldığı’ hesaba girecek... Ülkenin geleceğine ‘kimsenin haberdar olmadığı’ itirazlar değil, tek tek çıkan oylar hükmedecek... Birileri atmadıkları veya geçersiz kullandıkları oylarla kendi dar mahfillerinde tatmin olacak, diğerleri ise attıkları oylarla Köşk’e ‘tek adam’ taşıyacak!..
Bunun sadece cumhurbaşkanlığı seçimi olmadığı çok açık... Buradan çıkan sonuçların bir sonraki genel seçimi etkileme ihtimali çok kuvvetli... Yani kaybedildiğinde Türkiye’den beş yıl daha kaybedileceğini bilmek ve bunun ne anlama geldiğinin anlaşılması için geçen beş yıla bakmak yeterli... O yüzden genel başkanlarına kızgın olup da, bugüne kadarki başarısızlıkların hesabını kesme arzusundaki parti içi muhaliflerin bu seçimleri bir ‘hesaplaşma fırsatı’ olarak görmesi ‘ülke’adına son derece yanlış bir tercih olacaktır...
Bugün ülkenin en büyük ihtiyacı, her geçen gün daha da otoriterleşen ‘tekçi yapı’nın acilen bozulmasıdır... “Filancalar da destekliyor, onlar varsa ben yokum” demek, mitinglerinde artık gay bayrakları sallanan ve bundan gocunmayan ‘sonuca odaklı’ acımasız bir anlayış karşısında yenilgileri hayatın olağan bir parçası olarak kabullenmek demektir... 
Kullanılmayacak her oy Tayyip Erdoğan’a verilmiş oy olacaktır... Bu da bugüne kadar yapılan ne varsa, karanlık Ortadoğu politikalarından PKK açılımına kadar, ülkedeki hukuksuzluklardan suçluların polis kovaladığı ‘yeni kuvvetler ayrılığı’düzenine kadar, havuzlar dolduran ihale düzenlerinden balkonlarda toplanan aile fotoğraflarına kadar, rahmetlerinin gazaplarını geçtiğini iddia edip Peygamber’de gurur arayan siyasî İslamcılıktan Bakara-Makara dalgacılığına kadar ne varsa onaylama anlamına gelecektir... Ayrıca bundan sonra daha fazlasını yapmaları için gaz verilmiş olacaktır... 
Bugün hangi sınır kapımızın karşısında hangi terör örgütünün bayrağının dalgalandığını, yarın hangisinin dalgalanacağını bilmiyoruz... Türkiye’nin kanını emen terör örgütünün savaş bölgesine şehirlerarası otobüsle terörist taşıdığına şahit oluyoruz... ‘Güvenlikçi’ politikalar aşağılanırken teröristlere fiilî özgürlüğün ‘demokrasi ve kardeşlik’ olarak sunulduğu, bunun kimsenin itiraz edemeyeceği masum kavramlarla pazarlandığı ‘aldatılma süreci’ yaşıyoruz... Erdoğan ve ailesinin hukuken etrafını daraltan duvarları yarmak için giriştiği her türlü atraksiyonu ibretle gözlemliyoruz... İşin kötüsü, karşı tarafların Erdoğan’ın içine düştüğü bu açmazı acımasızca istismar ederek güç toplamaları... 
Son derece açık: Erdoğan seçilirse, cumhurbaşkanı değil, eşcumhurbaşkanı seçmiş olacağız... Paket üzerine paket çıkaran ve bir kısmı için seçim sonrasına göz kırpan ‘çözüm ortağı’nın Köşk’e taşınmasını içine sindirebilecek olanlar, sandığa gitmeyebilirler elbette!.. Ama sindiremeyecek olanlar sandığa gitmemenin ne anlama geldiğini bir kere daha düşünmek durumundalar...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
15 gün önce
73 gün önce
89 gün önce
138 gün önce
149 gün önce
154 gün önce
157 gün önce
173 gün önce
178 gün önce
197 gün önce
201 gün önce
232 gün önce
234 gün önce
241 gün önce
250 gün önce
275 gün önce
292 gün önce
297 gün önce
306 gün önce
307 gün önce
312 gün önce
321 gün önce
324 gün önce
327 gün önce
341 gün önce
397 gün önce
418 gün önce
433 gün önce
482 gün önce
489 gün önce
492 gün önce
495 gün önce
516 gün önce
552 gün önce
563 gün önce
621 gün önce
663 gün önce
726 gün önce
733 gün önce
740 gün önce
800 gün önce
839 gün önce
846 gün önce
860 gün önce
863 gün önce
870 gün önce
905 gün önce
936 gün önce
950 gün önce
961 gün önce
1056 gün önce
1076 gün önce
1079 gün önce
1094 gün önce
1098 gün önce
1101 gün önce
1122 gün önce
1125 gün önce
1129 gün önce
1146 gün önce
1153 gün önce
1154 gün önce
1164 gün önce
1171 gün önce
1207 gün önce
1224 gün önce
1238 gün önce
1256 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=