Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Sahibini arayan şiir

27 Temmuz 2014, 13:46

Şair, şiirine adını koymaktan çekinirse böyle olur işte!..  Farklı farklı isimler o ‘sahipsiz şiir’in altına imza atar... Kimisi içeriğini bile anlamaz internette ‘sevgiliye yazılmış aşk şiiri’ forumlarında yayımlar...
Rahmetli Ünal Osmanağaoğlu’nun vefatından sonra kaleme aldığım “Kırmızı gülle ölümü hatırlayan bir yolcu ve yine o dil” başlıklı yazıda, söz konusu şiirden  “Kırmızı gül yârin dudağını hatırlatır on beşindeki gence/ Bizler on beşimizde hep ölümü hatırladık kırmızı denince” dizelerini iktibas etmiştim... 
O kadar çok soran oldu ki,  “Bu şiir kimin?” diye... Çünkü internet arşivi tarandığında mahlaslarla da olsa şiirin altına imza atmış farklı kişiler vardı... Ancak 80’li yıllarda Bizim Ocak’ı takip eden sınırlı sayıda insan doğru mahlası hatırlayabilirdi... 
Çok sorulduğuna göre, bugün burada açıklayalım artık... Gerçi ‘Şair’ bundan pek memnun olmayacak ya, olsun biz bir hakkı teslim edelim, doğru kayıt düşelim internet âlemine...
Şiirlerin sahibi istemezdi isminin konulmasını... O yüzden dergi yöneticisi arkadaşlardan birisi ‘Ömer Haluk’ diye imza atmıştı... Öyle de kaldı... Toplam on civarında şiir bu isimle arşivde yer aldı... O yıllarda dergi aynı zamanda ‘teşkilat’tı... 12 Eylül’ün yasakları yüzünden ancak bu yöntemle teşkilatlanılabilmişti... Kaçaklı, yetimli, mağdurlu, zor ve sıkıntılı yıllardı... Tıklanan kapılar hâlâ yüzlere kapanıyor, hareketi yeniden ayağa kaldırmak isteyen ve büyük çoğunluğu üniversitelilerden oluşan gençlere ‘bitmiş bir dâvâyı diriltmeye çalışan bîçareler’ gibi bakılıyordu... 
Zor işti, bir yandan yaraları sarmak, bir yandan gelecek için ümit vermek, bir yandan da ekonomik sıkıntıları içinde yorgun Anadolu’yu teşkilatlamak... Zaten Özal’ın deyimiyle büyük bir ‘transformasyon’ yaşanmış, insan ilişkilerinde paranın gücü egemen olmuş, insanları sizden olmaya zorlayacak sebepler neredeyse kalmamıştı... 
İçinde hayal kırıklıkları, sorgulamalar, inançlar, isyanlar, ümitler, gururlar ve dirençler olan o günkü ruh hâlinden bir kesiti en iyi anlatan şiirlerden birisiydi... İsmi söylemeden önce ‘Son hayaller’in tamamını yayımlayalım: 
“Başucumda yağlı kement /ruhuma kelepçe geçmiş/ her devir bir kurban seçer ya hani/ bu devir de beni seçmiş...  Dünyaya son kez bakarken/ ellerimi semâya kaldırıp/ haykırmak istiyorum/ lâkin bağlı ellerim/ sesler düğümlenir boğazımda/ kanlı meydanlara akar hayallerim... 
Hayallerim kan göllerine dalar/ bir yiğit görürüm ıslak kaldırımda/ ve ölümler, ölümler, ölümler/ Gözlerimin önüne kıpkızıl bir dünya serer... Kırmızı gül yârin dudağını hatırlatır on beşindeki gence/ Bizler hep ölümü hatırladık kırmızı denince... 
Koştuk mu, koşturulduk mu/ bilmiyorum/ Ne yükler yüklendi çelimsiz omuzlarımıza/ Ama inandık asrın müjdecisi çocuklar olduğumuza/ Belki kırlarda çiçek toplayamadık/ Belki yârimiz olmadı çiçek verecek/ Ama ölümüne sevdalandık vallahi/ Vallahi solduk hasretin şiddetinden/ Çiçek çiçek... 
Analarım babalarım/ Ah garip, yetim, sabiler/ Kaç akşamlar Allah’ım/ Kaç akşamlar yaşlı gözlerle/ Yolları gözlediler... Bir Eylül sabahı, bir ana kesit/ Bir düdük/ Haramiler bastı kervanımızı/ Kan göllerinde yüzdürüldük... 
Şimdi kan gölünün ortasında/ beyefendiler oturur/ yüzü kapalı bir adam/ sandalyeme tekme vurur...” 
Bu şiire ismini koymadı... Tıpkı günümüzde çokça karşımıza çıkan ve içinde  “Şimdi onlar düşünsün hamle sırası bende/ Kaç kelle sığdırılır görsünler tek kemende”  dizelerinin de geçtiği diğer şiirlere ismini koymadığı gibi... Hiç sevemediği için böyle şeyleri, biliyorum sıkılacak bunu söylediğim için...  Ama olsun, hem soranların merakını gidermiş olmak, hem de bir hakkı teslim etmek için bu notu düşelim...  Ömer Haluk mahlasıyla Bizim Ocak’ta yayımlanan bu şiirlerin sahibi Suat Başaran’dır... 
Ülkenin bir türlü sıyrılamadığı kritik süreçler zincirinin şu son halkasında, boynuzlarının tavana vurduğunu fark etmeden veya utanmadan yine sahne alan ‘bağımsız ülkücüler’i görünce veya profesyonelliğin idealizme baskın geldiği başka sahnelere şahit olunca, o yalnızlığa eşlik eden samimî yılların havasını bu vesileyle bir kere daha solumak istiyor insan... Bu da vesile oldu...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
1 gün önce
32 gün önce
35 gün önce
57 gün önce
61 gün önce
62 gün önce
75 gün önce
82 gün önce
106 gün önce
183 gün önce
190 gün önce
194 gün önce
200 gün önce
230 gün önce
237 gün önce
243 gün önce
278 gün önce
292 gün önce
329 gün önce
332 gün önce
365 gün önce
390 gün önce
408 gün önce
422 gün önce
432 gün önce
436 gün önce
438 gün önce
488 gün önce
499 gün önce
504 gün önce
507 gün önce
522 gün önce
528 gün önce
546 gün önce
550 gün önce
581 gün önce
584 gün önce
590 gün önce
599 gün önce
625 gün önce
641 gün önce
646 gün önce
655 gün önce
656 gün önce
662 gün önce
670 gün önce
674 gün önce
676 gün önce
691 gün önce
746 gün önce
767 gün önce
782 gün önce
831 gün önce
839 gün önce
841 gün önce
845 gün önce
866 gün önce
901 gün önce
912 gün önce
970 gün önce
1013 gün önce
1016 gün önce
1038 gün önce
1076 gün önce
1082 gün önce
1090 gün önce
1146 gün önce
1149 gün önce
1188 gün önce
1195 gün önce
1202 gün önce
1209 gün önce
1219 gün önce
1255 gün önce
1275 gün önce
1286 gün önce
1300 gün önce
1311 gün önce
1335 gün önce
1406 gün önce
1425 gün önce
1429 gün önce
1443 gün önce
1447 gün önce
1451 gün önce
1472 gün önce
1474 gün önce
1478 gün önce
1496 gün önce
1502 gün önce
1503 gün önce
1513 gün önce
1521 gün önce
1557 gün önce
1574 gün önce
1588 gün önce
1606 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=