Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Teröristle kaçakçıyı karıştıran devlet

24 Temmuz 2014, 00:43

Ceylanpınar’da üç askerin şehit olduğu olaylarla ilgili Şanlıurfa Valisi’nin ilk açıklaması, karşı tarafın ‘kaçakçılar’ olduğu şeklindeydi... Aynı şekilde  ‘çözüm ortağımız’ PKK’nın yayın organları da faillerin o hattı sürekli kullanan ‘kaçakçılar’ olduğunu belirtiyordu...
Vali’nin açıklamasında hâkim olan psikolojiyi anlamak gerekiyordu... Ne de olsa ‘anaların ağlamayacağı’, silahların bırakıldığı, örgüt mensuplarının sınırın ötesine geçtiği, geçmese bile birkaç çözüm paketinden sonra geçmesinin an meselesi olduğu bir döneme kavuşmuştuk!.. Dolayısıyla her türlü açıklama yaparken, bu nazik döneme sıkıntı verecek dil kullanmamalıydık!..
Belli ki, diğer kamu görevlileri gibi o Vali de talimatlandırılmış veya en azından durumdan vazife çıkararak kendisini o şekilde şartlandırmış... Ancak çelişki, Genelkurmay Başkanlığı’nın açıklamasıyla ortaya çıktı... Genelkurmay, çatışılanların PKK/PYD’li teröristler olduğunu ve altı teröristin öldürüldüğünü kendi internet sitesinden duyurdu... 
Bu durumda önceki iddianın sahibi Vali yeni açıklamasında çark etmek ve PYD ile çatışmaların hâlâ sürdüğünü ifade etmek zorunda kaldı... PKK’nın yayın organları ise Vali’nin ilk açıklamasını referans alarak, Genelkurmay’ın “Altı PKK/PYD’li terörist öldürüldü” iddiasının ’kapsamlı politik sonuçlar doğuracak açıklama’ olduğunu yazdılar... Yani tehdit ettiler... Şehirlerde terör estiren ‘teröristler’i çoktandır ‘gösterici’ye çeviren haber dilinde bunları olanca çıplaklığıyla göremiyoruz artık!..
Bölgeden bu tarafa haber değil, dezenformasyon akıyor... Olup bitenler, hem havuz medyası, hem de iktidar gücünden korkan medya tarafından eksik veya yönlendirilmiş biçimde aktarılıyor. Çünkü hedef kitle, ‘anlık düşünen’ seçmen... Onun ihtiyaçları hesaplanıyor, devletin ve millî varlığın bin yıllık programı, ‘anlık seçmen’ hesabına yem ediliyor... 
Bugün devletin güvenliği, devleti yönetenlerin şahsî güvenlik kaygılarının yanında ikinci planda kaldı... ‘Tehdit’ deyince, artık devlete yönelik tehdit değil, yönetenlerin gelecek kaygılarını depreştiren tehdit olarak algılamamız ve bütün koruma duvarlarını buna göre inşa etmemiz gerekiyor ne yazık ki!.. Bunun için, sandığın selâmeti, devletin selâmetinden çok daha büyüktür ve önceliklidir!.. Bütün hesaplar, programlar, stratejiler bunu tutturmaya yöneliktir!..
Günümüzde Türkiye-Suriye sınırını birçok noktada ‘sınır taşları’ veya tel örgüler değil, terörist çadırları ve onlara ait bayraklar, flamalar çiziyor... ‘Çözüm süreci’nin başına bir belâ gelmesin titizliğindeki güvenlik güçlerimiz ise olay bölgesinde incelemelerde bulunan ‘uluslararası gözlemciler’ statüsünde âdeta... İki yıl önce büyük iddialarla “Kesinlikle pazarlık yok, sınır dışına çıkacaklar, silahları bırakacaklar” diyenler, bölgedeki fiilî gerçeği itiraf etmekten, doğuracağı siyasî sonucu bildikleri için illüzyonla, gerçekleri gizlemekle işi kurtarmaya çalışıyorlar...
Bir terör örgütü lideri, Türkiye Cumhuriyeti’ne ait cezaevinden açıkça bir savaş yönetiyor... Kuzey Suriye’de kurulan korsan ‘kanton devlet’ için teröristleri seferber ediyor, taktik veriyor, sivil halkı yönlendiriyor... Dünyanın hiçbir yerinde asla izin verilmeyecek terörizm, bizim himayemizde ve bize dönecek biçimde kurumsallaşırken, Türk halkının uyandırılmamasına büyük özen gösteriliyor... Ara sıra ortaya çıkan ‘yol kazaları’ ise farklı tercüme edilerek, kritik evreler aşılmak isteniyor... 
Vali’nin sonradan sahip çıkamayacağı ‘kaçakçı’ açıklamasını onun şahsıyla veya yanlış istihbaratla açıklamak mümkün değil... Zor bir psikolojide görev yapıyorlar... Kendilerinden beklenen, bu süreci sekteye uğratacak adımlardan ısrarla uzak durmak ve süreç lehine sorumlu davranmak!.. Bu da bölgede konuyla ilgili amirlerin hangi olay olursa olsun süreci koruyucu açıklama yapmalarından geçiyor... Vali’nin düştüğü durum münferit bir olay değil yani, tamamen konjonktürel ve bölgesel!..
Süreç başladığı günden beri meydana gelen yüzlerce terörist kalkışmaya ve sekiz korucunun teker teker infaz edilmelerine rağmen “Analar ağlamasın” diye kimsenin itiraz edemeyeceği bir sihirli mottoyu devam ettirebilmek, gerçeklerin gizlenme gücüne ve sürdürülebilirliğine bağlı...
Şahsî istikbâl, devletin istiklâlinin önüne geçince böyle oluyor çünkü!..

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
66 gün önce
75 gün önce
155 gün önce
186 gün önce
189 gün önce
210 gün önce
214 gün önce
215 gün önce
228 gün önce
235 gün önce
239 gün önce
259 gün önce
336 gün önce
343 gün önce
347 gün önce
354 gün önce
383 gün önce
390 gün önce
396 gün önce
431 gün önce
446 gün önce
483 gün önce
485 gün önce
518 gün önce
544 gün önce
562 gün önce
576 gün önce
585 gün önce
590 gün önce
592 gün önce
641 gün önce
653 gün önce
657 gün önce
660 gün önce
676 gün önce
681 gün önce
700 gün önce
704 gün önce
735 gün önce
737 gün önce
744 gün önce
753 gün önce
779 gün önce
795 gün önce
800 gün önce
809 gün önce
810 gün önce
816 gün önce
824 gün önce
827 gün önce
830 gün önce
844 gün önce
900 gün önce
921 gün önce
936 gün önce
985 gün önce
992 gün önce
995 gün önce
998 gün önce
1019 gün önce
1055 gün önce
1066 gün önce
1124 gün önce
1167 gün önce
1170 gün önce
1192 gün önce
1229 gün önce
1236 gün önce
1243 gün önce
1300 gün önce
1303 gün önce
1342 gün önce
1349 gün önce
1356 gün önce
1363 gün önce
1367 gün önce
1373 gün önce
1408 gün önce
1429 gün önce
1439 gün önce
1453 gün önce
1464 gün önce
1488 gün önce
1559 gün önce
1579 gün önce
1583 gün önce
1597 gün önce
1601 gün önce
1604 gün önce
1625 gün önce
1628 gün önce
1632 gün önce
1649 gün önce
1656 gün önce
1657 gün önce
1667 gün önce
1674 gün önce
1710 gün önce
1727 gün önce
1741 gün önce
1759 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=