Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Ana Dilde Eğitim Milliyetçilik ve AB Hukuku

14 Temmuz 2014, 11:10

Halkı sürekli aldattılar... ‘Ana dilde eğitim’ sanki Avrupa ülkelerinin taraf olduğu anlaşmaların ve Avrupa Birliği hukukunun tartışılmaz bir hükmü gibi sundular... Ama ihlâl gerekçesiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde yapılan başvuruların hepsinin reddedildiğini hiç söylemediler...
Bask’ı, Katalonya’yı, Quebec’i örnek verdiler sürekli... ‘İnsan hakları’ diye atılan adımların özellikle ‘ana dil’ adımlarının fizikî bölünmeyi nasıl hızlandırdığına hiç vurgu yapmadılar... ‘Çözüm’den bahsettiler ama o ‘çözüm’ün ‘ulus inşa’eden en büyük özellik olduğundan hiç bahsetmediler... Sınırların artık dağlarla veya nehirlerle değil, daha çok dillerle çizildiği dünyada, dil kavgasının, ayrışmada dinden de, tarih bağından da fonksiyonel olduğunu gizleye gizleye bugünkü aşamaya geldiler...
Yazar İrfan Sönmez, konuyla ilgili son derece kuşatıcı bir eser meydana getirdi: Ana Dilde Eğitim, Milliyetçilik ve AB Hukuku... Bilgeoğuz Yayınları’nda çıkan kitapla Sönmez, gerçek anlamda büyük bir hizmetin altına imza atmış... Sürekli serap görmeye zorlanılan bir halka, uluslararası metinler, anlaşmalar, kararlar, içtihatlardan hareket ederek  “Hayır, bu yol çıkmaz sokak”  demiş... 
Dil ve uluslaşma, dil ve milliyetçilik, bu ilişkinin tarihi seyri, azınlık ve kendi kaderini tayin hakkı, dili esas alan azınlık milliyetçiliklerinin vardığı ürkütücü evre, Avrupa Birliği’nin azınlıklara bakışı, birliğe dâhil ülkelerdeki dil politikaları gibi alanlarda çok geniş bir kaynak taraması yapılmış, kılavuz niteliğinde bir eser meydana gelmiş... Şunun altını mutlaka çizmemiz gerekiyor: Kitabın objektifliğine gölge düşürebilecek ideolojik ön yargıdan uzak durularak, somut metinler, olaylar ve sonuçlar üzerinden konu bütün yönleriyle harmanlanmış...
Gerçek, bize anlatılan veya dayatılan gibi asla değil... Başta BM kararları olmak üzere uluslararası hiçbir metin, bir devletin kendisinin altını oyacak düzenlemelerine mecburi kılmıyor... Azınlık haklarını veya çocuk haklarını yorumlarken bile, Birleşmiş Milletler’in 1993’teki Ulusal veya Etnik, Dinsel veya Dilsel Azınlıklara Mensup Olan Kişilerin Haklarına Dair Bildiri’sinde olduğu gibi egemenliğe ve ülke bütünlüğüne aykırı düşecek şekilde yorumlanamayacağı şerhi düşülüyor... Oysa kamuoyuna sunulana göre, tıpkı Avrupa Bölgesel ve Azınlık Dilleri Şartı gibi ‘altına imza koymadığımız’ bir belgeyi bir ‘mecburî istikamet’ tabelası gibi okumamız isteniyor...
Yazar, belgelerle şu gerçeğin altını çok net biçimde çiziyor: Ana dilde eğitim talepleri, sadece insanî amaçlarla açıklanamaz... Dilin eğitim alanına sokularak, standartlaştırılması, uluslaşma, özerklik ve devletleşme projesidir... Bu talebin siyasî özelliğini görmezlikten gelmek kesinlikle yanlıştır... 
İrfan Sönmez, dünyadaki bütün örnekler ve olaylar ışığında, azınlıklar veya kendisini azınlık hissedenler için, dilin, ulus inşa sürecinde merkezden farklılığı ortaya koyabilmek adına nasıl bir silaha dönüştürüldüğünü belgeliyor... Kendi ifadesiyle, “Görünürde bir dil ve kültürü korumak gibi masum gerekçelere dayanan dilsel taleplerin asıl amacı, kendi ulusal nüfuslarını belirlemek, son kertede siyasî iktidarı ele geçirmektir...” 
 “Eğer bir milliyetçilik hareketi başka bir devlet içinde, örneğin özerk bir bölge olarak kalmaya razı ise, ya bunu bağımsızlık savaşımında geçici bir evre olarak kabul etmiştir ya da bir milliyetçilik hareketi değildir...”  Bu iddianın sahibi Baskın Oran’a atıfta bulunan İrfan Sönmez, mesele üzerindeki ‘milliyetçi karakter’in, meseleyi sadece ‘insan hakları’ temelinde ele almanın zorluğuna ve bilim adamı diye takdim edilenlerin nasıl olumsuz katkılar yaptığına da parmak basıyor...
Sudan’dan Britanya’ya, Endonezya’dan İspanya’ya, Kanada’dan Fransa’ya kadar bilinen bütün problemli alanların masaya yatırıldığı ve konuya ilişkin uluslararası metinlerin ve neredeyse her dediği mutlak doğru kabul edilen Avrupa kökenli birlik ve mahkemelerin incelendiği bu çalışma, tek yönlü bilgi akışına maruz bırakılan insanımız ve araştırmacılarımız için çok önemli bir kaynak niteliğinde...
Bir devlet ve millet, elbirliğiyle oluşturulmuş yalanlar eşliğinde karanlığa doğru ‘fazla hissettirmeden’ çekiliyor... İrfan Sönmez, bu kitabıyla yalanları ve emelleri sıralayarak, millî birlik dâvâsına, siyasetçilerin de mutlaka yararlanması gereken, çok değerli ve bilimsel nitelikli omuz koymuş...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Murat Gulebenzer
872 gün önce
Sayin yazar,milleti bir kenara biraktik bu kitabi meclisteki butun vekillerin hepsinin okumasi gerekir,Irfan Sonmez gercek bir milli kahraman,onun yazilarini devamli sekilde takip ederim.Sorunu cozecegim diye ulkenin libos takimiyla icli disli olan ERDOGAN'in aslinda biraz meseleyi derinligine dusunmesi lazim,onun egosu yuzunden ulke teror cennetine dondu.
Yazarın Diğer Yazıları
12 gün önce
70 gün önce
86 gün önce
135 gün önce
147 gün önce
151 gün önce
154 gün önce
170 gün önce
175 gün önce
194 gün önce
198 gün önce
229 gün önce
231 gün önce
238 gün önce
247 gün önce
273 gün önce
289 gün önce
294 gün önce
303 gün önce
304 gün önce
310 gün önce
318 gün önce
321 gün önce
324 gün önce
338 gün önce
394 gün önce
415 gün önce
430 gün önce
479 gün önce
486 gün önce
489 gün önce
492 gün önce
513 gün önce
549 gün önce
560 gün önce
618 gün önce
661 gün önce
723 gün önce
730 gün önce
737 gün önce
797 gün önce
836 gün önce
843 gün önce
857 gün önce
861 gün önce
867 gün önce
903 gün önce
933 gün önce
947 gün önce
958 gün önce
1053 gün önce
1073 gün önce
1077 gün önce
1091 gün önce
1095 gün önce
1098 gün önce
1120 gün önce
1122 gün önce
1126 gün önce
1144 gün önce
1150 gün önce
1151 gün önce
1161 gün önce
1168 gün önce
1204 gün önce
1221 gün önce
1235 gün önce
1253 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=