Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Mesele ‘kimlik’ değilmiş sen hâlâ anlamadın mı?

10 Temmuz 2014, 12:02

Ne rahat söylüyorlar değil mi artık “Devlet buralara ayak basamaz” diye... ‘Ayak basılamaz’ denilen yer, bu ülkenin Başbakanının muhalefet liderlerine “Gidemiyorsunuz” dediği yer... Havayı basan bu sefer Başbakan değil, yeni süreci birlikte inşa ettikleri ‘çözüm’ ortaklarından Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı...
Üç yılda nereden nereye gelindi? Dağlarda darmadağın olan, mevzilerde terk edilmiş kadın teröristlerin telsiz konuşmalarına yansıyan ifadeleriyle rezil olan, birbirine düşme aşamasına gelmiş bir örgütün kaydettiği ‘silahsız aşama’ya bakın!.. Yolları kestikleri, vergi topladıkları, ‘asayiş’ gücü oluşturdukları, mahkemeler kurdukları, adam kaçırdıkları, açıktan yeni militan topladıkları, elektrik isyanı başlattıkları, petrolden pay istedikleri ve yaptıkları hiçbir eylemden dolayı yasal takibe uğramadıkları bir evreye geçtik...
Artık on yıl önceki gibi, bölmeye ve ayrılmaya niyetleri asla olmadığını ifade ederek yapılan sadece ‘hak, hukuk, demokrasi, özgürlükler’ eksenindeki konuşmalar bugün tedavülden kalkma aşamasında... Çünkü o ‘kritik alıştırma evresi’ çoktan aşıldı... Bundan böyle yutkunarak, kekeleyerek, kelimeleri özenle seçerek konuşmalarına hiç gerek kalmadı!.. 
Ne diyor Gültan Kışanak röportajda: “Kürtlerin öncelikli meselesi kimliklerin tanınmasıydı. Ama artık temel mücadele egemenliğin paylaşımı mücadelesidir. Bugün bölgede referandum yapılsa, özerklik veya bağımsızlık sorulsa yüzde 80 evet çıkar...” 
Mesele, artık ‘haklar’ meselesi olmaktan çıkmış, devlete meydan okumayı da geçmiş, ‘paylaşalım’ aşamasına ulaşmış... Karşıdan öfke, şımarıklık ve zafer karışımı bir ses yükselirken, iktidar, makyaj tutmayan bu senaryoyu elindeki büyük medya gücüyle ‘olumlu’ gösterme gayretinde... Erdoğan’ın ‘İstiklâl Savaşı’ ambalajıyla sunduğu ‘İstikbâl Savaşı’ tabloyu daha da karatıyor...
Kışanak’ın “Devlet buralara ayak basamaz” dediği günlerde, Erdoğan da “Devletin değil, milletin Cumhurbaşkanı olacağım” propagandasıyla, ‘devlet’i ayrı ve ‘olumsuz’ bir noktaya yerleştiriyordu... Zaten yetişme tarzı ve siyasî gelenekleri açısından ‘devlet’kavramıyla problemli, ‘millet’ kavramına da yaygın olanın dışında bir anlam yükleyen ekol burada da kendisini gösteriyor...
Anlıyoruz ki, devlet, en azından ‘carî devlet’ olumsuzluk içeren bir kavram!.. Zaten Oslo’da masaya oturan Hükûmet değil, devletti!.. Suçüstü yakalanmanın ardından savunma böyle başlamıştı... Şimdi sormak lâzım, Diyarbakır’da “Kürdistan’ın inşa edildiği bölgelere ayak basamaz” denilen devlet o gün Oslo’da masaya oturan devlet mi? Bu süreci Hükûmet mi yönetiyor, yoksa o devlet mi? Eğer o devletse görevlendirmeyi kim yapıyor, talimatları kim veriyor? Apo’yu ‘Kürtlerin önderi’ ilân ederek, Kürtlerle PKK’yı eşitleyen ve Apo’yu neredeyse ‘diplomatik muhatap’ unvanına kavuşturan siyasîler devletin mi, Hükûmet’in mi adamları?
Tam bir kargaşa ve zihin bulanıklığı... Oysa kesinleşti ki, ‘devlet’ dediğimiz aygıt bugün ‘Erdoğan ve çok yakın çevresi’nden oluşan bir yapı... Kötülüklerin fatura edildiği ‘muhayyel’ bir organ gibi sunulması ise algı yönetimi... Yani ‘devletin değil, milletin Cumhurbaşkanı’ sloganı insanların zekâsıyla dalga geçmek... 
PKK ve onun ‘sivil’ uzantılarının en ‘kafa basmaz’ tiplerin bile algı seviyelerine yetecek açıklıkta ilân ettikleri “Kültürel haklar hikâye, artık bağımsızlık” aşaması, ‘gözleri olup görmeyenlere, kulakları olup duymayanlara’ şifa olacak mıdır acaba?
Başbakan muhalefete yüklenirken, sürekli biçimde vatan topraklarının bir kısmını muhalefetin ayak basamadığı ‘ayrıcalıklı bölge’ olarak tanımladı âdeta... Eh bu havanın da etkisiyle şimdi oradan o ‘ayrıcalık’la ‘dokunulmaz’ bir ses geliyor: “Devlet de giremez!..” 
Mesele “İnsan hakları mıymış, kültürel haklar mıymış?” sorularına cevabı zerre kadar ‘aydın’lık namusu kalmış olan ve bugüne kadar meseleyi böyle yorumlayanlar versin bakalım... Ama önce ‘fikrî namus belgesi’ çıkaracaklar...
Not: TÜBİTAK’ın belgesi geçerli değildir!.. 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
9 gün önce
86 gün önce
93 gün önce
104 gün önce
133 gün önce
140 gün önce
146 gün önce
181 gün önce
196 gün önce
233 gün önce
235 gün önce
268 gün önce
294 gün önce
312 gün önce
326 gün önce
335 gün önce
339 gün önce
342 gün önce
391 gün önce
402 gün önce
407 gün önce
410 gün önce
426 gün önce
431 gün önce
450 gün önce
454 gün önce
485 gün önce
487 gün önce
494 gün önce
503 gün önce
528 gün önce
545 gün önce
550 gün önce
559 gün önce
560 gün önce
565 gün önce
574 gün önce
577 gün önce
580 gün önce
594 gün önce
650 gün önce
671 gün önce
685 gün önce
735 gün önce
742 gün önce
745 gün önce
748 gün önce
769 gün önce
805 gün önce
816 gün önce
874 gün önce
916 gün önce
979 gün önce
986 gün önce
993 gün önce
1050 gün önce
1053 gün önce
1092 gün önce
1099 gün önce
1106 gün önce
1113 gün önce
1116 gün önce
1123 gün önce
1158 gün önce
1179 gün önce
1189 gün önce
1203 gün önce
1214 gün önce
1238 gün önce
1309 gün önce
1329 gün önce
1332 gün önce
1347 gün önce
1351 gün önce
1354 gün önce
1375 gün önce
1377 gün önce
1382 gün önce
1399 gün önce
1406 gün önce
1407 gün önce
1417 gün önce
1424 gün önce
1460 gün önce
1477 gün önce
1491 gün önce
1509 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=