Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Lanetli bir sınıf: Ülkücüler

07 Temmuz 2014, 11:21

Rahmetli Ünal Osmanağaoğlu’nun vefatı sonrası merkez, yandaş ve paramiliter medya çevrelerinin Ülkücülere karşı geliştirdikleri “nefret dili”nin tekrar hortladığını gördük.
Çelişkili mahkeme kararları, tartışmalı görgü şahitleri, cunta dönemi iddianameleri ile yıllarını sürgünde ve cezaevlerinde geçiren Ülkücü mahkumlara karşı tutunulan bu tavır çifte standart bile değil. 
Sadece “düşmanca” sıfatı ile izah edilebilecek bu ilkel yaklaşım Osmanağaoğlu’nun vefatı sonrası yine “hortladı” . Bu yeni değil ve eskilerin tabiri ile  “gayriihtiyari” değil; planlı ve sistematik bir tavırdır.
Her ne hikmetse boş zamanlarında birbirlerinin dinine ve ideolojilerine sövüşenler Ülkücüler söz konusu olunca bu linç korosuna dahil olup kol kola icra-i sanat eyleyebilmektedirler. Tabii ki burada oturup bu “Bremen mızıkacıları”nın iddialarının doğru olmadığını ispata çalışmayacağım. 
Böyle bir çaba, vakit israfından başka bir şey değil...
Yanlış hatırlamıyorsam dokuz yıl kadar önce yine böylesi bir linç “kumpanyası” sırasında, benzer çevrelerin ağızlarında salyalarla saldırdığı Osmanağaoğlu ve onun neslini, tüm haddimi aşarak, savunma meyanında kaleme aldığım “Lanetli bir sınıf: Ülkücüler” isimli yazım, aradan geçen 9 yıla rağmen hiçbir şeyin değişmediğini gösteriyor.
Öcalan gibi katillerin devlete muhatap kabul edilip “nasıl etsek de çıkartsak?” diye çözümlemeler yapıldığı şu zamanlarda bile “Ülkücü katil” mitine sarılan zavallıların psikolojisini gözler önüne sermesi açısından önemli gördüğüm bu yazıyı burada tekrar neşretmek faydalı olacak...

***

Bugün yazılı ve görsel basının köşelerini işgal eden solcu, liberal ve Neo-İslamcı kanat için on iki eylül öncesi olayların müsebbibi bellidir. O, ülkeyi karanlıklara yuvarlayan, önüne gelen insanları “solcu” diye öldüren, kendi dinsel “sınıfı” dışındakileri “düşman” belleyen, canı sıkılınca da damlardan aşağı atlayan veya kendini sol kurşunlar önüne atıp öldüren acayip makulesinden bir şeydir ve adı Ülkücü diye tesmiye olunur.
Evet, Ülkücü, Türk matbuatı için tam da yukarıdaki paragrafta anlatıldığı gibi bir şeydir. O bir cüzamlıdır, “lanetli”dir. O, vatanseverliği arkaik “Orta Çağ” alışkanlıkları ile ifade eden cahil, köylü ve entelektüel mütebahhireden yoksun, sanattan anlamaz,  “kıro” bir kimliği temsil eder.
Bu lanetli varlık ülkenin geçmişinde karanlık bir noktayı temsil ettiği gibi, yarınını da tehdit etmektedir. Bu yüzden yok edilmelidir. Veya en azından “aman”  verilmemelidir. 
İşte bu fikr-i sabitle Ülkücülere en ufak fırsatta saldıran kalemlerin geçmişini araştırın hepsinin ortak geçmişinde ülkücülere “kurşun üşürmek” vardır.
Son günlerde tekrar canlanan Ülkücü düşmanlığının arkasında yatan sebep Ülkücü kimliğinin bu çevreler açısından ifade ettiği tarihsel mânadır. Dün “çiklet patlatır gibi bomba patlatan” Maocu eskisi sosyal demokratla, entelektüel derinliği kendi “öz” geçmişine ettiği küfürlerin kalitesi ile ölçülen Neo-İslamcı yazarı aynı noktaya getiren bu tarihi “nefret” tir.
Merhum dedemin tabiri ile onlar ne kadar “afkursa” da çeyrek yüzyıl öncesinin Ülkücüsü bugün tarihin derinliğinde, hayal ülkesinde kalmış bir “ışık” gibi parlıyor; idealizmi, inancı ve fedakarlığı ile. Hepsi gençti, kimisi üniversiteye okumaya gitmiş, kimisi gurbete  “ekmek” peşine düşmüştü. Hepsini buluşturan şey  “memleket sevgisi” idi. Bu sevgi onları “hedef”  yaptı. Çoğu bıyıkları terlemeden kara toprağa girdi. Yaşları biraz büyükçe olanlarının isimleri yüzlerini görmedikleri çocuklarında yaşıyor. Kimileri, şimdi ellili yaşlarını süren sevgililerinin hatıralarında yaşıyor.
 O nesilden geride kalanları yok mu?.
Çoğu aramızda yaşayan, belki belediye otobüsünde sırt sırta gittiğimiz, belki de bir hastane koridorunda rastlaştığımız kimseler. Ellili yaşlarını sürmekteler, çocukları ve belki de torunları var. Memleket deyince hâlâ gözleri parlar, eski günlerden söz açılınca sadece dinler ve ülküdaşları ile geçirdiği güzel günleri, ateşten de olsa, özleyerek gözyaşı döker.
Eğer o nesilden birilerini tanıyorsanız, sadece gözlerine bakınız; o inancı ve idealizmi hâlâ göreceksiniz.

***

Cenab-ı Hakk gidenlerine rahmet, kalanlarına selamet versin...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Mahir Çelebi...
879 gün önce
Allah senden binlerce kere razı olsun..ağzına yüreğine..kalem tutan ellerine sağlık gardaş...
Hasan DOĞRU
879 gün önce
Yine gözümüzü yaşarttınız.Allah razı olsun..
sıradan gariban ülkücü
879 gün önce
başkan, dışarıdan içeriye doğru " GÜZEL YAZMIŞSIN " da, içeriden içeriye doğru, sende sınıfcısın be başkan, sende ülkücüleri sınıflandıranlardansın be başkan, bir nevi MERKEZCİ BEYAZ ÜLKÜCÜ sün sene be başkan. DERİNLİKLİ BAKIŞ AÇINLA bu konuyu da bir düşünsen bir özeleştiri versen be sayın başkan. aydınlansak biz de kara çadır en alt sınıfsal konumdakiler olarak olmazmı sayın başkan.
Murat özyiğit
880 gün önce
Allah razı olsun.
Cahit Topcuoğlu
885 gün önce
Ağzına, kalemine sağlık...
Yazarın Diğer Yazıları
31 gün önce
38 gün önce
52 gün önce
73 gün önce
95 gün önce
158 gün önce
179 gün önce
192 gün önce
234 gün önce
241 gün önce
262 gün önce
288 gün önce
325 gün önce
339 gün önce
367 gün önce
374 gün önce
381 gün önce
465 gün önce
501 gün önce
591 gün önce
605 gün önce
675 gün önce
703 gün önce
717 gün önce
773 gün önce
913 gün önce
921 gün önce
927 gün önce
941 gün önce
949 gün önce
963 gün önce
976 gün önce
983 gün önce
1018 gün önce
1032 gün önce
1039 gün önce
1046 gün önce
1088 gün önce
1138 gün önce
1165 gün önce
1201 gün önce
1214 gün önce
1236 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=