Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

İhsanoğlu’na oy verilebilir mi?

30 Haziran 2014, 10:54

İsmin doğru olup olmadığını tespit için  “havuz” medyasının köşe yazarlarına göz atmanız yeterli. “Hamili yakın”  yazarların hakim psikolojisi meseleyi anlamamız için ipuçları verebilir.

Bir itibarsızlaştırma niyeti, bir bel altından vurma çabalaması, suret-i haktan görünmek için “iyi adam ama...” cümleleri telaşı ele veriyor.

İsminin dine aykırı olduğunu keşfedip  “hadi Kemaleddin olsa neyse, o da ne öyle Peygamberle boy ölçüşür isim!” diyeni mi ararsınız, Masonların damadı olduğunu bir çırpıda buluvereni, şıp diye ’Fethullahçı’olduğunu keşfedeni mi ararsınız? 

Bütün bu keşif ve buluşların 70 yaşına kadar beraber olduğu çevreden gelmesi ise bu  “hamili yakın” yazarların kafasının “yavaş” çalıştığının bir göstergesi olsa gerek...

Netice-i kelam İhsanoğlu isminin havuz cenahında yarattığı halet-i ruhiye genel olarak “panik” ve ziyadesiyle “telaş” iklimi ile tasavvur edilebilir.

Adaylığın onlar açısından faydası ise “nereden vursak?” sorusuna cevap arama adına ömr-ü hayatlarında girişmedikleri bir entelektüel faaliyet olacaktır.

Neticede “muhalif” ve Akif dostu bir babanın oğlu “sahih” bir ilim ve kültür adamından bahsediyoruz. O’na vuracak yerleri bulmak için bu tarihe ve kültüre doğru bir yolculuk yapmak gerekecek.

***

Bu telaş, düne kadar “Ekmel hoca...” diye başlayan saygı cümlelerinin yerini “Eklemeddin/tekmeleddin” basitliğindeki güya “aşağılama” gayretleri gösteriyor ki İhsanoğlu ismi ile muhalefet doğru bir hamle ile işe başlamış.

İsmin zikredilmesi, medyanın havuz tarafında öncü bir şok ardından kafa kaşıtan bir telaş ve nihayet “nereden vurabiliriz?”  arayışlarına yol açtığına göre.

Açık konuşmak gerekirse, böyle bir hareketi ben bile beklemiyordum; Devlet Bey’i tebrik etmek gerekiyor.

Peki Ekmeleddin İhsanoğlu Ülkücü cenah için ne anlama geliyor? 

Ve Ülkücüleri çok “seven” AK Parti çevrelerin pompaladığı gibi “Ülkücülerin kaderi hep başka adayların peşinden koşmak” mı olacak?

İhsanoğlu’nun bazı arkadaşların yaptığı gibi eski Türk Ocağı Başkanı’nın damadı olması Ülkücü camiaya ait olduğu karinesini ortaya koymaz. 

Anlaşılan o ki, rahmetli Başbuğ’a birkaç rapor hazırlamak ile de MHP’li olmamış. 

Ama bu onun milli bir duruşa sahip olmadığı anlamına gelmiyor. Neticede Cumhurreisi seçeceğiz ve bu reis toplumun “kesişim” kümesi olmalı. % 51’i almak için tüm toplum kesimlerinin kendisini bir şekilde ifade edebileceği özeliklere haiz olmalı.

Eğer % 51 oyunuz var ise problem yok, parti grubundan birini aday yapabilirsiniz. 

Eğer yoksa Bahçeli’nin çözümü gibi bir çözüm yolu denemeniz gerekiyor; kazanmaya niyetiniz varsa tabii. 

Siyaset “kazanma” sanatı olduğuna göre, kazanmaya en yakın hamleyi geliştirmek gerekiyor. İhsanoğlu hamlesinin kazanmak isteyen ve dokuya en müsait aday arayışının  “mantıklı” sonucu olduğunu görmek lâzım.

Muhakkak ki muhalefetin her ikisi için de ideal “aday” İhsanoğlu değil, lâkin muhafazakâr-milli-laik kesişim kümesini sağlayabilecek “partisiz” bir aday olarak uygun bir aday görüntüsü veriyor.

İhsanoğlu hususunda mutmain olmayan sağ ve sol arkadaşlar şu soruya cevap vererek meseleyi çözebilir: Erdoğan’sız bir Köşk için İhsanoğlu’na oy verilebilir mi?

***

İhsanoğlu’nun adaylığı gündeme gelince havuz cenahına “lojistik” destek vermek için Aydınlık gibi “marjinal/paramiliter” medya çevrelerinin gayretli bir çalışma içine girmesi dikkatlerden kaçmıyor.

Bir taraf “muhafazakâr” çevrelerin aklını çelmek için mücadele ederken, diğer taraf ulusalcı seçmenin kafasını karıştırma derdinde.

Bu koalisyonun eleştirilerini bir an çaprazlama yaparak düşünün.

OdaTV ve Aydınlık gibi çevrelerde dillendirilen iddialar Akif, Atatürk ve İhsanoğlu’nun İKÖ vb. örgütlerdeki faaliyetleri ile ilgili. 

Havuz cenahında ise karısının başının örtülü olmadığı, laik olduğu, Masonların damadı olduğu vs. 

Sizin de kafanız karıştı değil mi? Bu sıfatlar bir insanda nasıl olup da toplanabiliyor?

 “Şüphe” ilmin temelidir. Bir şüphe sorusu ile bitirelim: Son dönemlerde Perinçek ile iyice “paralel” hale gelen İslamcı çevrelerin bu meselede de paralelleşmeleri garip değil mi?

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
45 gün önce
52 gün önce
109 gün önce
130 gün önce
137 gün önce
165 gün önce
171 gün önce
178 gün önce
192 gün önce
199 gün önce
213 gün önce
220 gün önce
227 gün önce
235 gün önce
298 gün önce
319 gün önce
332 gün önce
375 gün önce
381 gün önce
402 gün önce
429 gün önce
466 gün önce
480 gün önce
507 gün önce
514 gün önce
522 gün önce
605 gün önce
641 gün önce
732 gün önce
745 gün önce
815 gün önce
843 gün önce
857 gün önce
913 gün önce
1053 gün önce
1061 gün önce
1067 gün önce
1074 gün önce
1081 gün önce
1089 gün önce
1103 gün önce
1116 gün önce
1124 gün önce
1158 gün önce
1173 gün önce
1180 gün önce
1187 gün önce
1228 gün önce
1278 gün önce
1305 gün önce
1341 gün önce
1355 gün önce
1376 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=