Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Kötü adamlar ve korku imparatorluğu

30 Haziran 2014, 10:52

Yerel seçimlerden önce ülkeyi karıştırmak için kendisi dâhil birçok siyasetçiye suikast yapılacağını söylemişti Melih Gökçek... Hatta başına bir şey gelmesi durumunda açılması için oğluna beş mektup bıraktığını duyurmuştu... Aynı taktiği bir önceki seçimde de yapmıştı... İki seçimdir Gökçek’i vurmayı beceremeyen bu suikastçılar nerede? Bu sözler üzerine her hangi bir savcının ihbar kabul edip açtığı soruşturma veya devam eden mahkeme var mı? Yok!..
Gezi olaylarını ‘faiz lobisi’ organize etmişti!.. Hükûmet’e göre bu bir kalkışmaydı, darbe teşebbüsüydü, Türkiye’nin milyarlarca doları uçup gitmişti... Devleti yönetenlerin “İşte bu faiz lobicisi”  suçlamasıyla mahkeme önüne çıkarabildikleri bir kişi veya örgüt var mı? Yok!..
Başbakan’ın “Duvarlara zulüm 1453’te başladı diye yazdılar, işte zihniyet bu, işte bu” diye gündeme getirdiği ve propaganda malzemesi olarak iyi kullandığı bu alçakları bilen, gören, tanıyan var mı? Yok!.. 
 “Câmide içki içildi, görüntüler var”  diye iyi yaygara koparmışlardı... Kameralarda böyle bir kayıt veya çıplak gözle gören var mı? Yok!.. Bu olaya en yakından şahitlik etmesi gerekenler imam ve müezzindi... Onlar da  “Hayır, içki içilmedi”  dediler... Hâlâ görev yerleri o câmi mi? Yok!..
Ankara için kritik yerel seçime iki gün kala güya CHP mitinginden dağılan bir grup halk otobüsünün içindeki başörtülü kızları camlara vurarak taciz etti... Görüntüler tek kaynaktan organize biçimde Kanal A, Beyaz Tv ve Ülke Tv gibi kanallarda ‘şok, şok, şok’ anonslarıyla döndürülmeye başlandı... Başkent’in ortasında yaşanan bu olayla ilgili bir polis müdahalesi, savcı takibi veya açılmış bir dâvâ var mı? Yok!..
Kabataş’ın görüntüleri bankoydu!.. ‘Yarı hayvan’ şeklinde canlı türleri, bir partilimizin başörtülü gelinine ve bebeğine karşı acımasızca saldırmışlardı!.. İşi daha da dramatize etmek için  “Anne korkudan sütten kesildi”  sosu katılmıştı... Bizim bildiğimiz bu kişiler var olan görüntüyü yarım dakika bile bekletmezlerdi...  “İnfial olmasın diye yayınlamıyoruz”  dediler... Önce aylar, sonra yıl geçti... Var mı böyle bir görüntü kaydı? Yok!.. 
Kitlelere korku salarak yönetme tekniğinin ince örnekleri bunlar... Bir yandan ekonomik endişeler pompalıyorsunuz  “İstikrar bozulmasın, biz gidersek aç kalırsınız, maaş bile alamazsınız”  şeklinde... Diğer yandan ise hem mağduriyet edebiyatınıza güç katıyor, hem de ‘pusuda bekleyen zalim’i vurgulamaya yarayacak bir propagandayı hayata geçiriyorsunuz... 
Turgut Özal bu ‘korkutma stratejisi’ni iyi kullananlardandı... Sürekli 12 Eylül öncesini hatırlatmış, “Ben gidersem, 12 Eylül öncesine döneriz”  havası yaymıştı... Bu hava öyle etkili olmuştu ki, siyasî yasakların kaldırılması referandumunda ‘evet’i savunan Demirel, Ecevit, Erbakan ve Türkeş cephesine karşılık ‘hayır’lar yüzde 49.84 çıkmıştı... Turgut Özal tek başına partisi ANAP’ın genel seçim oylarının üzerinde oy toplamıştı... 
Heyula üreterek ‘eskiye dönme’ korkusu yayan günümüz iktidarının,  “Başörtüsünü yasaklarlar, camileri ahır yaparlar, adliyeye dinsiz ve mezhepçi hakim ve savcıları koyarlar, bankaları boşaltırlar”  gibi sürekli tekrarları bu amaca hizmet ediyor...
Toplumda korku ve gelecek endişesi meydana getirerek, kendi politikalarına daha kolay destek toplamak, ortalama kitlelere tartışma zemini bırakmadan kabullenmeyi sağlamak tipik bir Hitler taktiği... ‘Düşman’ genellemelerinin tam tanımının olmaması, muğlak bırakılması, kitlelerin kendi algı düzeylerine göre bu düşmanı tanımlaması ve kendince tedbir alması bu taktiğin bir diğer ayağı...
‘Korkutma’nın etkili bir silah olabilmesi için kitlelerde ‘korku’ikliminin hâkim olması gerekiyor... ‘Korkacak yığınlar’ın kaybedecek şeylerinin olduğunu sanmaları ya da var olanı fark etmeleri şart... Bu strateji başarılı olduğunda insanlar iktidara sahip çıkmanın aslında kendilerine sahip çıkmak olduğunu düşünüyorlar ve sorgusuz sualsiz saf belirliyorlar...
İşte meçhul suikastçılar, Kabataş’ta buhar olan yarı hayvanlar, câmide ruhlara karışan âlemciler, seçim öncesi gözü dönen tacizciler, darbeci faiz lobicileri, duvarlara güya zulmün başladığı tarihi yazarak Başbakan’a pazarlama malzemesi veren ‘görünmez tipler’ işte bu fonksiyonu üstleniyorlar...
Gerçek olup olmamaları, toplumda giydirilen korkudan çok daha önemli değil!.. Vurur geçersin, gerçek uçar, ‘kutsal korku’ kalır!.. ‘Evlerinde zor zaptedilen yüzde 50’ bir yiğitliğin değil, o korkunun birikimidir!.. 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
40 gün önce
55 gün önce
92 gün önce
94 gün önce
127 gün önce
153 gün önce
171 gün önce
185 gün önce
194 gün önce
199 gün önce
201 gün önce
250 gün önce
262 gün önce
267 gün önce
269 gün önce
285 gün önce
290 gün önce
309 gün önce
313 gün önce
344 gün önce
346 gün önce
353 gün önce
362 gün önce
388 gün önce
404 gün önce
409 gün önce
418 gün önce
419 gün önce
425 gün önce
433 gün önce
436 gün önce
439 gün önce
453 gün önce
509 gün önce
530 gün önce
545 gün önce
594 gün önce
601 gün önce
604 gün önce
607 gün önce
628 gün önce
664 gün önce
675 gün önce
733 gün önce
776 gün önce
838 gün önce
845 gün önce
852 gün önce
912 gün önce
951 gün önce
958 gün önce
972 gün önce
976 gün önce
982 gün önce
1018 gün önce
1038 gün önce
1048 gün önce
1062 gün önce
1073 gün önce
1097 gün önce
1168 gün önce
1188 gün önce
1192 gün önce
1206 gün önce
1210 gün önce
1213 gün önce
1235 gün önce
1237 gün önce
1241 gün önce
1259 gün önce
1265 gün önce
1266 gün önce
1276 gün önce
1283 gün önce
1319 gün önce
1336 gün önce
1350 gün önce
1368 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=