Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Ekmeleddin İhsanoğlu seçimi kazanabilir mi?

19 Haziran 2014, 10:45

“Doğru muydu, yanlış mıydı, nereden çıktı, kim niye önerdi, uluslararası bağlantıları nelerdir?”  gibi tartışmalar bir başka yazının konusu olsun... Bugün İhsanoğlu’nun Köşk’e çıkma şansını tartışalım...
Şurası kesin ki, ‘klasik CHP’li’ adayın, buna Büyükerşen de dahil, seçilme şansı asla yoktu... Seçmen kitleleri kimi romantik partililerin zannettiği gibi ‘sosyal demokrasi’ için yanıp tutuşmuyor... Aday ilk turda kendi partisinin bile oylarının altında kalabilirdi...
MHP’nin göstereceği adayın şansı daha fazla olabilirdi... Şayet MHP adayı ikinci tura kalabilecek olsaydı, seçimi alabileceğini iddia etmek çok kolay olmasa da, HDP’nin Erdoğan’a yatacağını düşünürsek, doğacak reaksiyonla birlikte zorlayacak bir rakip olurdu...
Şimdi bu ihtimaller gündem dışı... Bir laboratuvar deneyi gibi değerlendirilebilecek 30 Mart yerel seçimleri, belli ki, ‘çatı aday’ fikrine ilham vermiş... CHP ve MHP tabanlarında meydana gelen ‘doğal ittifaklar’ kimi yerlerde sonuç doğurmuştu... CHP yönetimi parti içinden gelebilecek bütün eleştirileri göze alarak radikal bir adım atmış, bazı bölgelerde ‘her kesimden oy alma potansiyeli olan’ sağ kökenli adaylar göstermişti... Bunun sonucunda Hatay belediyesi alınmış, Ankara çalınmıştı!.. ‘Doğru aday’ bulunduğunda, tarihî açıdan birbirine mesafeli bu iki parti tabanının aynı adayda buluşabileceği ispatlanmıştı...
Doğrudan MHP kökenli bir aday gösterilebilir miydi? Bu da zordu... Çünkü madem bu iş ‘çatı’ işiydi, o hâlde Devlet Bahçeli’nin de rızası gerekecekti... Bahçeli’nin ‘geleneksel’ olarak hem kendi adaylığına hem de partiden herhangi bir ismin adaylığına nasıl soğuk baktığı mâlûmdu ve ‘özel prensipler’ dolayısıyla bu engelin aşılması mümkün değildi... Gündeme gelen birkaç isimle ilgili son derece net mesajlarla kapıyı kapatması bu gerçeği gösteriyordu...
‘Doğrudan CHP’li’ veya ‘doğrudan MHP’li’ olmayan Ekmeleddin İhsanoğlu’nun aday seçilmesi, ‘sonuç alma’ adına çok kötü bir tercih değil... İhsanoğlu, bu tür referandumlarda fire potansiyeli olan MHP için, o firenin ‘asgari’de tutulabileceği bir profil... Özellikle muhafazakârlığı baskın gelen ve hâlâ MHP’de irade beyan eden seçmen açısından oy verme gerekçesi oluşturabilecek bir fotoğraf... BBP’nin de desteği, oy olarak fazla olmasa bile ‘muhafazakârlık’ referansı açısından önemli... 
CHP farklı bir parti... Kimi aday gösterirlerse göstersinler içeriden mutlaka çatlak seslerin çıkabileceği bir yapı... Ama seçmeni parti yöneticilerinden daha disiplinli... Sonuç almanın bir strateji meselesi olduğunun farkında ve kendisini buna uygun şekilde konumlandırabiliyor... Elbette Ekmeleddin İhsanoğlu’nun adaylığını Ankara adayı Mansur Yavaş kadar kolay kabullenmeleri beklenemez... Ama yine de son kertede  “Erdoğan mı, İhsanoğlu mu?”  tercihi arasında büyük oranda net davranacaklardır... En büyük risk, seçimi peşinen kaybetmiş olmanın doğurabileceği psikolojiyle, sandığa katılım oranının düşmesi...
Sahada eksileri olacak İhsanoğlu’nun... Siyasetten gelmiyor, Erdoğan gibi meydanların tozunu yutmamış... ‘Partisiz’ kampanya, hangi ekiple, hangi parayla bu kadar kısa süre içinde nasıl becerilecek, muamma... Yazılı metinden Falih Rıfkı’yla Yakup Kadri’yi karıştırıp, sanki bu külliyata çok hâkimmiş gibi gençlere tavsiyede bulunan, ancak yarım saat sonra, sanki iki isimde çuvallamış değil de, sadece iki harfi karıştırmış gibi rahatlık içinde sürçülisan ettiğini söyleyen bir rakibin karşısında, ilminin kitlelerde ilâve karşılık bulabileceğini düşünmek fazla iyimserlik olur...
Artılarına gelince... ‘Din’le vurulamayacak... Vurulmaya kalkılırsa etki sınırlı kalacak... Erdoğan “Bunlar var ya bunlar, ekmeği karneye bağladılar, câmiyi ahır yaptılar, Kur’an’ı yasakladılar”  nakaratlarını çok kolay kullanamayacak... Muhafazakâr köşeden kroşe sallayamayacak... Klasik ezberleriyle beleşe getirdiği siyasî dil ona eskisi kadar avantaj sağlamayacak... 
Tekrar vurgulayalım, işin ‘siyasî’ boyutunu, doğruluğunu veya yanlışlığını değil, sonuç alma stratejisi açısından ‘matematik’boyutunu tartışmaktı bu yazının muradı... Ele geçirdiği büyük propaganda gücüyle, şimdiden ‘Gezi gibi, 17 Aralık gibi, 30 Mart gibi uluslararası proje’suçlamasına başlayan iktidar tarafı elbette daha avantajlı... Buna bir de rolünü iyi oynayacak ve İç Anadolu’yla Karadeniz’i uyandırmadan ‘kürekleri aheste çekecek’ bir ‘müttefik HDP’ eklenirse avantaj daha da büyüyecek...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Halis Yılmaz
1312 gün önce
İçanadolu ile karadeniz de HDP manevrasını yerse,yapacak bişey yok,ama yemez.
Yazarın Diğer Yazıları
63 gün önce
94 gün önce
97 gün önce
118 gün önce
122 gün önce
123 gün önce
136 gün önce
143 gün önce
147 gün önce
167 gün önce
244 gün önce
251 gün önce
255 gün önce
262 gün önce
291 gün önce
298 gün önce
304 gün önce
339 gün önce
354 gün önce
391 gün önce
393 gün önce
426 gün önce
452 gün önce
470 gün önce
484 gün önce
493 gün önce
498 gün önce
500 gün önce
549 gün önce
561 gün önce
565 gün önce
568 gün önce
584 gün önce
589 gün önce
608 gün önce
612 gün önce
643 gün önce
645 gün önce
652 gün önce
661 gün önce
687 gün önce
703 gün önce
708 gün önce
717 gün önce
718 gün önce
724 gün önce
732 gün önce
735 gün önce
738 gün önce
752 gün önce
808 gün önce
829 gün önce
844 gün önce
893 gün önce
900 gün önce
903 gün önce
906 gün önce
927 gün önce
963 gün önce
974 gün önce
1032 gün önce
1075 gün önce
1078 gün önce
1100 gün önce
1137 gün önce
1144 gün önce
1151 gün önce
1208 gün önce
1211 gün önce
1250 gün önce
1257 gün önce
1264 gün önce
1271 gün önce
1275 gün önce
1281 gün önce
1317 gün önce
1337 gün önce
1347 gün önce
1361 gün önce
1372 gün önce
1396 gün önce
1467 gün önce
1487 gün önce
1491 gün önce
1505 gün önce
1509 gün önce
1512 gün önce
1534 gün önce
1536 gün önce
1540 gün önce
1558 gün önce
1564 gün önce
1565 gün önce
1575 gün önce
1582 gün önce
1618 gün önce
1635 gün önce
1649 gün önce
1667 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=