Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Urfa Havaalanı'na da 'Öcalan' ismini verin...

15 Temmuz 2013, 02:13

Başbakan Erdoğan Şırnak'ta yapılmakta olan havaalanına "Şerafettin Elçi" isminin konulacağını açıklamış. Başbakan'ın açıklaması bana "açılım" süreci ile birlikte  bazı tarihi şahsiyetlerin isimlerinin kışla, cadde ve sokaklardan isimlerinin kaldırılması çalışmalarını hatırlattı.

İsmet İnönü, Sabiha Gökçen ve Kenan Evren ile başlayan listeye daha sonra Fevzi Çakmak bile dahil edilmişti. Görünen amaç "geçmişle" yüzleşmek idi, lakin asıl amaç "yüzleşme" yalanı ile intikam almaktı. Fevzi Çakmak isminin silinip Şeyh Sait ve Seyit Rıza gibi isimlere iade-i itibar istemenin başka bir izahı yoktu.

O kaldırılan isimlerin yerine ne tür isimlerin konulacağı hususunda Akiller ipucu vermişti lâkin Başbakan bu konuda ilk somut adımı, Şırnak havalimanı ile ilgili yaptığı “Şerafettin Elçi havalimanını açacağız” açıklaması ile atmış oldu.

Peki Şerafettin Elçi kim? Türk veya "Kürt" halkına ne tür hizmetler yapmıştı?

Aralık 1977’de II. MC hükümetini devirmek için CHP ile Güneş Motel’de pazarlık yapıp “Bakanlık” karşılığında partisini terk eden 11 kişiyi hatırladınız mı? Şerafettin Elçi, Türk siyasi tarihine “altın”(!) harflerle geçen o 11 kişi içerisinden bakanlık koltuğuna oturan 10 kişiden biridir.

Elçi'nin şöhreti bununla da bitmiyor. Elçi daha sonraki yıllarda kendisini "Kürtçülük" davasına adamış, "Kürt" ismini kullanan ilk sivil toplum örgütünü kurmuş, Kürtçü hareket içerisinde "saygın" bir yer edinmişti. 2011 seçiminde BDP kontenjanından girdiği parlamentoda yemin öncesi yaptığı şu açıklama kayda geçmişti: “Parlamentoda edilecek yemini kabul etmemiz mümkün değil. Bu yemin faşizan bir anlayışla, sadece Türk şoven anlayışıyla hazırlanmış bir yemindir. …”

Elçi’nin şahsına yönelik özellikle “neo İslamcı” yazar taifesi tarafından, tıpkı Kemal Burkay örneğinde olduğu gibi, sevimli “Kürtçü” imajı oluşturulmaya çalışılmıştı. Bu çalışmalara en güzel cevap en yine ondan gelmişti: “PKK’ya karşıyım ama, onlara hakareti marifet saymadım. Şu anda PKK’nın olgunluk dönemindeyiz.”

PKK'nın işlediği "faili meçhul" cinayetleri ise şu sözleri ile yorumlamıştı: “Şimdi ben PKK'nın öldürdüğü Kürtleri izliyorum. Hepsi itirafçı olup ihanet edenlerdir. Kendi dışından ona muhalefet edenlere PKK dokunmuyor.

Anlamayanlar için bu sözleri "şerh" etmek istiyorum: Bir Kürt, "itirafçı" olursa yani Türk devletinin yanında yer alırsa "hain" olur ve ölmesinde bir mahsur yoktur. Elçi'nin zihin dünyasında PKK'ya ihanet eden bir kimsenin öldürülmesi “izah edilebilir” bir olaydır.

Mustafa Muğlalı'nın ismini kışladan neden kaldırmıştık? 33 Kürdü "yargısız" infaz ettiği için. Peki Kenan Evren'i? Darbe yapıp, onlarca insanı “sözde” mahkemelerde yargılayıp infaz ettiği, binlerce insanı işkenceden geçirdiği için.

Peki Elçi'nin meşrulaştırmaya çalıştığı PKK ne yapmıştır? Onun yaptığı eylemleri kutsamak ve cinayetlerini "meşrulaştırmak"la işlemek arasında ne fark vardır?

Cinayetlere "meşruiyet" kazandırmaya çalışmak, en az işlemek kadar suç değil midir?

Havaalanı açılımı ile bebek katilinin cinayetlerini meşrulaştırmaya çalışan Elçi'nin ismini ölümsüzleştirirken, bebek katiline neden haksızlık ediyoruz? 

Bence hükümet Şanlıurfa havaalanına Abdullah Öcalan ismini vererek bu hareketi taçlandırmalıdır.

Diyanet bu devasa bütçeyle ne yapıyor?

Torba kanunla Diyanet kanununda bir değişiklik yapılarak Kur’an Kurslarının “iaşe ve ibade ve diğer ihtiyaçlarının” bütçelerini hazırlamak Diyanet İşleri Başkanlığı’nın görevleri arasına eklendi.

“Şimdiye kadar kim yapıyordu?” sorusunun cevabı evinizin yakınındaki Caminin altındaki Kur’an Kursunu ayakta tutmaya çalışan hocaefendi ve hocahanımlarda.

Diyanet, kursların ihtiyaçlarının (elektrik, su ve yakacak dahil) kursiyer yavruların ailelerinden toplanmasını buyuruyor. Eğer Hocaefendi böyle bir görevi yerine getiremiyorsa cebinden karşılıyor. Camiyi, lojmanı halk yaptırır, bunların giderlerini halk karşılar; Kur’an Kurslarının giderlerini hocalar ve halk karşılar, hatta Müftülük inşaatlarında bile cemaat yardımına başvurulur.

Peki Allah aşkına sormak istiyorum, 12. büyük bütçeye sahip Diyanet bu devasa bütçeyle ne yapar?

İsmail Şahin'i takip etmek için:

https://www.facebook.com/isahinbegen

https://twitter.com/issahintr

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
muhacir
1370 gün önce
Yazıda hem Şerafettin Elçi'nin dedikleri çarpıtılıyor hem de 12 Eylül sanki güllük gülistanlıkmış gibi, Soğuk Savaş'ta binlerce kişi işkenceden geçirilmemiş gibi yazıyor. Bir tek "sözde" demekle yapılan tüm katliamlar, işkenceler yok sayılıyor, di mi? Bu kafayla, bu zihniyetle bu ülkede barış yalnızca bir isim olarak yaşar.
Yazarın Diğer Yazıları
45 gün önce
52 gün önce
109 gün önce
130 gün önce
137 gün önce
165 gün önce
171 gün önce
178 gün önce
192 gün önce
199 gün önce
213 gün önce
220 gün önce
227 gün önce
235 gün önce
298 gün önce
319 gün önce
332 gün önce
375 gün önce
381 gün önce
402 gün önce
429 gün önce
466 gün önce
480 gün önce
507 gün önce
514 gün önce
522 gün önce
605 gün önce
641 gün önce
732 gün önce
745 gün önce
815 gün önce
843 gün önce
857 gün önce
913 gün önce
1053 gün önce
1061 gün önce
1067 gün önce
1074 gün önce
1081 gün önce
1089 gün önce
1103 gün önce
1116 gün önce
1124 gün önce
1158 gün önce
1173 gün önce
1180 gün önce
1187 gün önce
1228 gün önce
1278 gün önce
1305 gün önce
1341 gün önce
1355 gün önce
1376 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=