Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Dündar Taşer, devlet ve bayrak...

16 Haziran 2014, 10:52

Dündar Taşer ve Erol Güngör isimlerini sancı duyarak anarım. Çünkü onlar zamansız ölümü temsil ederler. Beylik bir laftır “zamansız ölüm” . Lakin bu iki insanın Türk milliyetçilerinin dünyasındaki önemine vakıf olanlar bu tanımın Taşer ve Güngör için beylik bir laf olmadığını bilirler. 
Taşer’in kırk yedi yıllık hayatı Türk milletinin 140 yıldır karşı karşıya olduğu “cezri” bitirmek ve “med”i başlatmak mücadelesi içinde geçmiştir. Tabii ki bu yolda yalnız değildi. Dündar Taşer denince akla gelen ilk isim nasıl Alparslan Türkeş ise, Alparslan Türkeş denince de Dündar Taşer’dir.
En önemli özelliklerinden olan Osmanlı sevgisi ve tarih şuuru, milli meselelere sahip çıkanların tabutluklara atıldığı bir dönemde askeri eğitim alan biri için şaşılacak özelliklerdendir. Bunda Dündar Taşer’in özel gayretleri olduğu aşikardır.
Taşer, meseleleri tahlil ederken geniş bir tarihi perspektiften çözümlemelere gider. Böylece hadiseleri daha anlaşılır kılarken, dinleyiciye tarih şuuru aşılar. “Bir milletin, milli telakkisi, onun tarihi seyri içinden çıkar” diyen Taşer için bu tarihi seyir önemlidir ve Türk gençliğine anlatılmalıdır. Bu tarihi seyir içinde Osmanlı’nın ayrı bir yeri vardır. Taşer’e göre daha önceki kurulan devletler Osmanlı’yı vücuda getirmek için yapılmış tecrübelerdir. O’na göre Osmanlı, “...Bu İmparatorlukların sonuncusu, bugüne kadarki tarihin kaydedebildiği en kudretli, en adil, en azâmetli bir varlıktır.” 
Taşer’de “devlet” fikri bireyden önce gelir. O’ndaki devlet telakkisi Osmanlı’dan kalma bir deyimle vücud bulur: Fena fi’d - devle. Yani devletle bir olmuş, devletle bütünleşmiş. Taşer’e göre devlet anlayışında Osmanlı Devlet anlayışı cihanşümul bir senteze ulaşmıştır. Devlet ve bayrak asli unsurdur: “Nitekim bayrak nereye gidiyorsa, Türk de oraya gidiyor. Bayrağın dalgalandığı, yâni devletin hakim olduğu yerde yaşayabiliyor.” 
Taşer’in Osmanlı şerhlerinde, son zamanlarda bayrak ve devlet anlayışımız hususunda ileri-geri laf eden “çakma” Osmanlıcılara önemli mesajları vardır...

***

Taşer, kendisini milletin üzerinde gören, içinden çıktığı toplumun zevkini, estetiğini ve sanatını küçümseyen bir zümreden bahseder. Toplumsal çatışmanın temelinde yatan şey, “halk ve müesseseler ikiliği”  ve  “halk ve aydın zıtlığı”dır. 
Taşer’in kırk küsur yıl önce bürokrasi ve siyasi irade çatışması üzerindeki tespitleri bugünkü çatışmaların sebebine işaret etmektedir. O’na göre askeri ve sivil bürokrasi ile siyasi iradenin çatışmasının temelinde yatan şey  “menşei, menfaati, dünya görüşü, içtimai kıymet hükümleri, yâni her şeyi ile birbirine zıt iki varlığın devlet yönetiminde yan yana bulunmak zarureti”dir. Bu zıtlık devlet idaresini imkânsız kılan tek sebeptir. 
Bunu çözmenin yolu yine Osmanlı örneğinden geçer. Osmanlı’nın kuruluşundan Tanzimat’a kadar geçen sürede böyle bir ayrışma, zıddiyet yoktur. Aydınlar ve bürokrasi, “milletteki inanış ve imanın, an’âne ve kıymet hükümlerinin üzerinde oturmalı ve onlara uygun bulunmalı.”  
Taşer’in “mesele”si “Büyük Türkiye”  idealini gençliğin hayallerine sokmak ve bunu gerçekleştirecek gençliği yetiştirmekti. Bunun için geleceği kuracak nesillere büyük ve güçlü  “devlet”i anlattı. Genç dimağlara büyük devlet fikrini canlı ve muhteşem örneklerle anlatmayı metot olarak benimsedi. Aslında o gençliğe yeni bir ideal aşılamaya çalışıyor, uzun süredir unutulan “büyük” olma idealini yüreklere bir ateş gibi düşürmeyi hedefliyordu. Bunda başarılı da oldu. Onun yüreğine ateş düşürdüğü çocuklar, ülkeyi ateş çemberinden çıkardılar. O zaten bunu yıllar öncesinden görmüştü:  “...Ülkücü gençlik gösteriyor ki Allah bu Millet’in fenâ bulmasını dilememiştir. O halde Türk Milleti yaşayacaktır.” 
Ve bugün, bir Dündar Taşer’e sahip olamayışımızın derin ızdırabını yaşıyoruz. Onun kaybı milliyetçi siyaset adına önemlidir lâkin milliyetçi entelijansya adına daha büyük bir kayıptır. Bu kaybı telafi etmenin yolu Taşer’i tekrar okumak ve gelecek nesillere tanıtmaktan geçiyor.
Mekânı Cennet olsun.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
melih
1043 gün önce
İsmail şahin'e ,malumunuz merhum dündar taşer MESELE isimli bir dergi çıkartır sohbet toplantılarının birisinde merhum özkan YALÇIN izin ister ve merhuma ithafen yazdığı şu şiiri okur SERHAT BOYLARINDA SON ATLI BENİM, MESELE ÇİNİYE RENK VERMEKSE TAŞER'İM, KALDIRMAYIN BENİ HASTA YATAGIMDAN ,UYANDIRMAYIN HA, UYANIRSAM ALTAYLARI VİYANAYA KİLİTLERİM her ikisininde ruhu şa-d olsun
Yazarın Diğer Yazıları
47 gün önce
54 gün önce
111 gün önce
132 gün önce
139 gün önce
167 gün önce
173 gün önce
180 gün önce
194 gün önce
201 gün önce
215 gün önce
222 gün önce
229 gün önce
237 gün önce
300 gün önce
321 gün önce
334 gün önce
377 gün önce
383 gün önce
404 gün önce
431 gün önce
468 gün önce
482 gün önce
509 gün önce
516 gün önce
524 gün önce
607 gün önce
643 gün önce
734 gün önce
747 gün önce
817 gün önce
845 gün önce
859 gün önce
915 gün önce
1055 gün önce
1063 gün önce
1069 gün önce
1076 gün önce
1083 gün önce
1091 gün önce
1105 gün önce
1118 gün önce
1126 gün önce
1160 gün önce
1175 gün önce
1182 gün önce
1189 gün önce
1230 gün önce
1280 gün önce
1307 gün önce
1343 gün önce
1357 gün önce
1378 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=