Lütfen bekleyin..

Ahmet Takan

Edip Başer: Göz yummazdım...

10 Haziran 2014, 12:56

Çalıştayın (!) da sonucunu gördük.
“Burası Kürdistan”  diye meydan okudular..
Yaktılar yıktılar..
Diyarbakır 2. Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın kışlasına girdiler, Türk bayrağını indirdiler..
Seyrettik!.. 
Aklıma, 1996 yılında KKTC topraklarına girerek sınırda dalgalanan Türk Bayrağını indirmeye çalışan Rum’a anında verilen cevap geldi..
Günde 40 ayrı yerde 40 defa konuşan Başbakan  “asker buna nasıl sabrediyor”  diye soramadı..
TSK’nın eli kolu bağlı.. Bunu anladık da, kışlaya girilecek, Türk Bayrağı indirilecek sonra da güya ülkeyi yöneten siyasilerin talimatlarının arkasına sığınacaksın..
Türk Silahlı Kuvvetlerinde çok önemli görevler üstlenmiş emekli Orgeneral Edip Başer’e “Siz orada birlik komutanı olsaydınız ne yapardınız” diye sordum,  “Kesinlikle bayrağın indirilmesine göz yummamız hele hele askeri sınırların içerisine böyle zorlayarak girilmesine göz yummamız mümkün olmazdı ” dedi. Başer, buradan cesaret alan terör örgütünün benzeri eylemleri yurt sathına yayacağına işaret etti. Bizim gibi iç yangını konuşmasına damga vuran Edip Başer, sorularımızı şöyle yanıtladı:
“Eni sonu çok iyi hesaplanmayan, bu ülkenin birliğini, temel değerlerini dikkate almayan bir süreç başlatıldı. Gayet tabii sürecin devamında ve sonucunda o temel değerlerin korunmasına gereken titizliğin, gereken dikkatin gösterilmeyeceği aşikârdı. Ve bugün olan biten de budur. Bu değerlere hiçbir şekilde dikkat ve itina gösterilmemekte, özen gösterilmemekte. Terörle, terör örgütü ile pazarlık olmayacağını defalarca söyledik. Terör örgütü bir barış örgütü değildir. Bir barış müzakere edemezsin terör örgütü ile. Onunla barış kuracağım diye bir müzakereye oturmak bana göre fevkalade yanlış bir olaydır ama ne yazık ki bu yapılmıştır ve bugüne kadar verilen tavizler hepimizin hakikaten yüreğini kanatmakta, hepimizi çok çok incitmekte. Özellikle askerimizin, polisimizin böylesi sessiz kalmaya mecbur kılınmaları, böylesine seyirci kalmaya mecbur edilmeleri anlaşılır gibi değildir, inanılacak gibi değildir. Hepimizi çok yaralıyor gerçekten.” 
--Asker gözüyle değerlendirdiğinizde oradaki komutanın diğer askerler ile birlikte tepki göstermemesi... Yetkisi mi yok? 
 “Herhalde, demek ki yetkisi yok, yetkileri ellerinden alınmamış olsa oradaki komutan arkadaşların vatanseverliğini kimse tartışamaz, tabii ki oradaki arkadaşlarımız en az bizim kadar hatta bizden daha fazla acısını hissediyor yerinde ama maalesef herhalde siyasi otoritenin çizmiş olduğu bir yetki çerçevesi var. Herhalde bu süreç ile ilgili olarak. Ve o yetki sınırlamasının dışına asker çıkamıyor. Demokrasinin gereği bu diyor, hukukun gereği bu diyor, devlet anlayışının gereği bu diyor. Kendisine göre tabii ki haklı gerekçelerle asker bu hududun dışına çıkmıyor. Çıkmaması da gerekir aslında ama böyle bir durumda ne yapılır onu tabii tartışmayalım o apayrı bir olay. Orada komutana dahi işin kalmasına gerek yok, oradaki Mehmetçiğin, ast rütbelilerin de gerekli tepkiyi göstermeleri normal olarak beklenir ama demek ki öylesine katı talimatlarla sınırlandırılmış ki insanlar, hiç kimse böyle bir olaya herhangi bir şekilde tepki gösteremiyor.” 
--Diyarbakır’daki çalıştayın arkasından böyle bir hadise meydana geliyor... 
“Karşınızdaki anasının kucağındaki bebeği dahi vurup öldürmekten çekinmeyen bir katil sürüsü. Siz bununla oturacaksınız, bunların ele başısı da bilmem nerede cezasını çekmekte. Bu adamla oturacaksınız ki adam diyorum ama ne kadar uygun onu da bilemiyorum ve bir barış pazarlığı yapacaksınız. Bu akıl alır bir olay değil. Barış olmasın mı, barış istemiyor muyuz, böyle bir şey olabilir mi? Barışı kim istemez. Biz kucağında yaralı Mehmetçiği taşımış, yaralı silah arkadaşını taşımış insanlarız. Biz o kanın akmasını, o anaların ağlamasını güncel deyimi ile hatta o dağa çıkarılmış masum insanların, gençlerin dağlarda ölmesini, kurda kuşa yem olmasını hiç birimizin gönlü arzu etmez.. Ama bugün geldiğimiz noktada son 30-35 senedir bu ülkeyi fevkalade rahatsız eden bir terör olgusu var. Bu bizim tahayyül ettiğimiz barış içinde yaşayan bir Türkiye’yi ortadan kaldırmaya yönelik, bölmeye yönelik, bu ülkenin insanlarını birbirine düşman etmeye yönelik bir çaba söz konusu. Dolayısıyla böyle bir çabanın sahibi bunun için insan öldüren, devletin tüm kanunlarını, kurallarını, değerlerini ayaklarının altına almış bir terör örgütü ve bununla biz barış kurmaya oturacağız. Bu biraz benim mantığıma hiçbir şekilde uygun düşmüyor.” 
--Bugün Türk bayrağının indirilmesine müsaade ettik, diğer birliklerimize, karakollarımıza da aynı saldırılar olduğu zaman yine aynı tavrımızı sürdürecek miyiz, yine sessiz mi kalacağız?..
“Bırakın onu, ben, ülkenin başka taraflarında da aynı eylemi gerçekleştirme cesaretini bulacaklarını düşünüyorum. Sadece o bölgede değil, sadece karakollarımızda değil.” 
--Eğer siz orada birlik komutanı olsaydınız tepkiniz ne olurdu?
 “Şimdi bakın o andaki tepkimiz, oradaki şu andaki koşulları ben gerçekten tam olarak bilmiyorum. Ne emir alınmıştır, nasıl bir talimat alınmıştır ama bayrağın indirilmesine göz yummamız herhalde mümkün olmazdı. Kesinlikle bayrağın indirilmesine göz yummamız hele hele askeri sınırların içerisine böyle zorlayarak girilmesine göz yummamız mümkün olmazdı.” 
Edip Başer’den sonra eski bir havacı olan Türkiye Emekli Subaylar Derneği Genel Başkanı emekli Hava Korgeneral Erdoğan Karakuş’u aradım. Benzeri sorularıma Karakuş,  “Bayrağımızı birliğinizden indiremezler. Bize bu konuda emir verenler asla hukuki bir emir vermiş sayılmazlar. Bayrağa yapılan her türlü hareket Türkiye Cumhuriyeti’ne tecavüz kabul edilir. Hem birlik komutanları hem de emniyet ter türlü kuvveti kullanma hakkına sahiptir, bu konuda görevlidir. Hiçbir şekilde kimse ben yukardan emir aldım diyerek hareketsiz kalamaz. Herhangi şekilde kimsenin hukuk dışı emir vermeye hakkı yok. Oradaki birlik komutanının da bana yukarıdan ses çıkarmayın dediler, biz geri çekildik deme hakkı ve yetkisi yok. Sadece o bölge değil, neresi olursa olsun, nasıl komutan sancağı korumak mecburiyetindeyse aynı zamanda bayrağı da korumak mecburiyetindedir. Sancağını, bayrağını korumayan birlik komutanı mı olur. Hangi gücü kullanmak gerekirse, elindeki bütün imkânları kullanıp bayrağını koruması gerekirdi”  diye cevap verdi.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Murat Gulebenzer
994 gün önce
Acilim falan filan hikaye bize,buna goz yuman birligin komutani askeri mahkemelerde derhal vatana ihanetten yargilanmali.
Yazarın Diğer Yazıları
2 gün önce
11 gün önce
61 gün önce
77 gün önce
96 gün önce
100 gün önce
104 gün önce
112 gün önce
133 gün önce
140 gün önce
153 gün önce
171 gün önce
179 gün önce
194 gün önce
208 gün önce
210 gün önce
213 gün önce
222 gün önce
240 gün önce
257 gün önce
279 gün önce
284 gün önce
285 gün önce
308 gün önce
322 gün önce
324 gün önce
353 gün önce
363 gün önce
426 gün önce
446 gün önce
447 gün önce
452 gün önce
469 gün önce
480 gün önce
502 gün önce
510 gün önce
511 gün önce
513 gün önce
525 gün önce
545 gün önce
578 gün önce
588 gün önce
595 gün önce
605 gün önce
613 gün önce
623 gün önce
646 gün önce
649 gün önce
651 gün önce
663 gün önce
664 gün önce
666 gün önce
672 gün önce
678 gün önce
680 gün önce
713 gün önce
725 gün önce
798 gün önce
839 gün önce
878 gün önce
919 gün önce
922 gün önce
924 gün önce
931 gün önce
972 gün önce
979 gün önce
1008 gün önce
1010 gün önce
1032 gün önce
1046 gün önce
1047 gün önce
1066 gün önce
1073 gün önce
1081 gün önce
1083 gün önce
1085 gün önce
1088 gün önce
1094 gün önce
1096 gün önce
1108 gün önce
1116 gün önce
1117 gün önce
1118 gün önce
1126 gün önce
1133 gün önce
1141 gün önce
1148 gün önce
1150 gün önce
1155 gün önce
1157 gün önce
1160 gün önce
1161 gün önce
1171 gün önce
1179 gün önce
1192 gün önce
1246 gün önce
1249 gün önce
1262 gün önce
1272 gün önce
1278 gün önce
1285 gün önce
1288 gün önce
1301 gün önce
1322 gün önce
1328 gün önce
1346 gün önce
1351 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=