Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Bostan korkuluğu…

02 Haziran 2014, 00:11

Üç olay…

Birincisi, Diyarbakır’dan. Çocuklarını eşkıya kaçırmış anneler eylemde. Çocuklarını istiyorlar. Yetkililerin “imdat” çığlıklarını duymasını bekliyorlar.
Beklentileri karşılık buluyor, yetkili bu çığlığı duyuyor…

Çağdaş, demokratik ve daha önemlisi “ciddi” devlet annelerin feryadına şöyle cevap veriyor: “Ey HDP siz neredesiniz? ... Bu annelerin yavrularını da alıp gelin bakalım. Bunların da adreslerini gayet iyi biliyorsunuz. Alıp geleceksiniz. Alıp gelmediğiniz takdirde bizim de B planımız, C planımız devreye girer.”

Yani?…

Yanisi şu, A planımız eşkıya işbirlikçisinden medet ummak.

Yazının yazıldığı anda çocuklar hala eşkıya elinde idi ve Başvekil’in yardım “ihtarı”nda bulunduğu PKK’nın siyasal izdüşümü yardıma yanaşmadı.

Eğer varsa, B ve C planında bir gelişme yok.

***

İkincisi Diyarbakır-Bingöl karayolundan.

Bir avuç eşkıya devletin karayolunu işgal etmiş, trafiği kesmiş, kamyonları yakmış. Her nasılsa Genelkurmay’ın bu olaydan haberi olmuş. Kamuoyunu bilgilendiriyor: Meselenin farkındayız, Jandarma’ya el yapımı bomba, molotof fırlatılıyor. Biz de biber gazı ve su ile müdahale ettik vs…

Zannedersiniz kolluk kuvveti değil haber ajansı…

O yol, tam yedi gün kapalı kaldıktan sonra devlet yola indi, hendekleri kapattı, yanan kamyonları kenara attı, yolu açtı.

Konuyla ilgili açıklama Valilikten geldi: Yapılan çalışmalar tamamen vatandaşlarımızın seyahat özgürlüğünü sağlamaya yöneliktir!

Valiye cevap bugün (Cumartesi) teröristten geldi. O yollar tekrar hendeklerle donatıldı.

An itibari ile yolu yolgeçen hanına dönmüş Vali beyden “seyahat özgürlüğü”nün durumuna dair bir açıklama gelmedi.

***

Üçüncüsü Ankara’nın göbeğinden…

Yer, Türkiye’nin gözbebeği Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi…

PKK’lı eşkıya elinde “infaz listesi” öğrenci avına çıkmış. 17 “faşist” öğrencinin peşinde, kimlik kontrolü yapıyor. Eşkıya sadece kimliklere bakmıyor. Bazı öğrencilerin telefon rehberi ve mesajlarına girilerek “faşizm” kontrolü yapılıyor. İtiraz edenlerin karşılığı ise tehdit ve darp…

Peki tüm bunlar olurken devletin kolluk güçleri nerede? İddialara göre polisin okula girmesine idare izin vermiyor…

Peki ne olacak? İdare izin vermiyor diye memleketin çocukları eşkıyanın eline mi bırakılacak?

Sınav haftası sınavlarına giremeyecekler mi?

Polisi içeri sokmayarak akademik özgürlüğe polis gölgesi düşürmeyen idare ona da “akıllara ziyan” bir çözüm bulmuş: Mülkiye öğrencilerini Fen Fakültesi dersliklerinde sınava almak!

Şu garabete bakın!

Üniversitenin Rektörü, Dekanı ellerinde ölüm listesi adam arayan eşkıyayı derdest edeceğine eşkıyanın taleplerini yerine getirircesine o okulun öğrencisine yeni bir okul bulacak.

Devletin kolluk kuvveti eşkıyayı karşı kahveden seyredecek.

Sonra da huzur, güven ve özgür eğitimden bahsedeceksiniz.

Oldu olacak varlıkları ile PKK’lı teröriste “rahatsızlık” veren Ülkücü öğrencileri komşu üniversitelere, mesela Gazi Üniversitesi’ne Erasmus benzeri bir anlaşma ile gönderin eğitimlerine orada devam etsinler!…

Böylece PKK’lı öğrencileriniz eşkıyalık ederken rahatsız olmazlar…

Siz de “üniversiteyi ne güzel yönetiyorum!” diye adam gibi gezersiniz!...

***

Üç olayın tek sonucu var…

Bunu da HDP Genel Başkanı geçtiğimiz günlerde ifade etti: Ya Başbakan, eğer bu çocukları biz dağdan indireceksek sen in de o koltuktan, biz oturalım. Sen bostan korkuluğu musun?

Demirtaş’ın ağzından ilk defa doğru bir söz çıktı.

Çocukları eşkıyanın elinden eşkıyanın sözcüsü alacaksa…

Devletin karayolunu “seyahat özgürlüğü”ne açmak için eşkıyanın keyfi beklenecekse…

Devletin başkentinde öğrencilerin okula girebilmesi için devletin gücünden değil eşkıyanın insafından medet umulacaksa…

Devletin yolunda, dağında ve okulunda eşkıya ile mücadele “çalıyı dolaşma” stratejisine indirgenecekse…

Ve bu utanç verici hâl…

Devletlû tarafından görülmeyecek ve hatta itiraf edilecekse…

O devletlû orada neden oturur ki?

***

Yazının başlığında ne demiştik?

Bostan korkuluğu.

Türk dil kurumuna göre iki tanım var.

Birincisi “Kuşları ürkütüp yaklaştırmamak için tarlaya dikilen kukla.”.

İkincisi ise “Kendisinden beklenilen görevi yapmayan veya kendisinden çekinilmeyen güçsüz kimse”…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
43 gün önce
57 gün önce
106 gün önce
112 gün önce
119 gün önce
169 gün önce
190 gün önce
197 gün önce
225 gün önce
232 gün önce
239 gün önce
253 gün önce
260 gün önce
274 gün önce
281 gün önce
288 gün önce
295 gün önce
358 gün önce
379 gün önce
393 gün önce
435 gün önce
442 gün önce
462 gün önce
489 gün önce
526 gün önce
540 gün önce
568 gün önce
575 gün önce
582 gün önce
666 gün önce
701 gün önce
792 gün önce
806 gün önce
876 gün önce
904 gün önce
918 gün önce
974 gün önce
1114 gün önce
1128 gün önce
1135 gün önce
1142 gün önce
1149 gün önce
1163 gün önce
1177 gün önce
1184 gün önce
1219 gün önce
1233 gün önce
1240 gün önce
1247 gün önce
1289 gün önce
1338 gün önce
1366 gün önce
1401 gün önce
1415 gün önce
1436 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=