Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Darbe fetişizmi...

26 Mayıs 2014, 10:53

Yüzü asık, gizemli bir ifşaat yapacak gibi. Yüzyılın çözümlemesini yapan yazar arkadaşının köşe yazısını, “hangi kameraya?” bakışı ile ekrana doğru okuyor.
“A planı Gezi isyanı..
B planı 17 Aralık operasyonu..
C planı da, Soma’da infiale sebep olacak büyük sayıda ölümler..” 
Okuması yazmasından hallice olan yandaş medyanın küfür otoritesi yazarı beklediğim şekilde nihayetlendirdi konuşmasını...
Soma faciasını da “darbe”ye bağladı...
Aklı başında herkese “pes!” dedirtecek bu iddiaların yandaş yazarlar tarafından köşelerde dile getirilmesi, televizyon programlarında ciddi ciddi savunulması hükümet cenahının geldiği noktayı göstermesi açısından zihin açıcı.
Ne diyelim Allah acısın bu arkadaşlara...
Tabii ki bu tip kazalarda bütün şüphelerin üzerine gidilmeli ama bunların durumları farklı.
Hayatları darbe olmuş, onsuz yapamıyorlar...
“Gerilimsiz” nefes alamıyorlar...
Liderlerinin de ikrar ettiği gibi ondan beslenip büyüdüklerini zannediyorlar...
O yüzden 17 Aralık darbesi, 25 Aralık darbesi, Cemaat darbesi derken şimdi de “Soma darbesi”ni literatüre sokmaya çalışıyorlar.
Bu durum artık takıntı seviyesini çoktan aştı, bu duruma psikologlar “fetişizm”  demiş. 
Freud bunu cinselliğe bağlamış: “Cinsel nesnenin bütünüyle değil, yalnızca tek bir parçasıyla ilgilenme” ...
Fetişizmin “inanç” boyutuna dikkatimizi çekiyor Orhan Hançerlioğlu meşhur “Dünya inançlar sözlüğü” nde:
“Fetiş olarak nitelenen ya da yapılan nesnelerden fayda beklemek” ...
Somutlaştıralım...
İnsanın mücadele edemediği şeylere fetiş demiş literatür. 
Veya mücadele edemediği şeylerle mücadele etmesi için yapıp medet umduğu şeylere fetiş demiş...
Mesela putlar...
Mesela ilkel insanın mücadele edemediği için çareyi tapınmakta bulduğu doğal güçler...
Çağdaş örneklerinden de anlaşıldığı gibi  “takıntı” bir süre sonra “tapınma”ya dönüşüyor.
İlmen baktığım zaman bu zevatın durumunu izah eden daha güzel bir kavram bulamıyorum.
Meselenin bu noktasında siyaset devreden çıkıyor, psikoloji giriyor.
Anlayacağınız çözüm siyasi değil, tıbbi. Tıbbiyelilerden meseleye el atmasını bekliyoruz...

***

“Tıbbiye mevzuya el atsın” dedim ya, bunu öylesine söylemedim. 
Sosyal medyayı ve gazete haberlerini inceleyin ne kadar haklı olduğumu göreceksiniz...
Soma kazası ile ilgili özellikle sosyal medyada yapılan tartışmalar evlere şenlik...
Soma’da hükümeti zor durumda bırakmak için bir “sabotaj”dan bahsedenler, Alman komplosuna sarılanlar...
“Ne ararsan bulunur”  kabilinden her şey var...
Görünen o ki, bu iddiaları ortaya atanlar hükümetlerinin gücünün farkında değiller. 
Efendiler!
Endişelenmeyin bu hükümeti hiçbir güç yıkamaz. 
Yolsuzluklar, usulsüzlükler, toplu ölümler, hele hele ihmal iddiaları ile bu hükümetin bırakın tepesine, bir uzvuna bile bir şey olmaz.
Sakin olun...

İfrat-tefrit
Bir tarafta “madene kül basıyorlar içeride 450 işçi canlı canlı gömüldü” diyenler var...
Diğer tarafta “bu işi Erdoğan’ı zor durumda bırakmak için planladılar” diyenler...
Bir tarafta “anma programı” adı altında sokağı terörize edenler...
Diğer tarafta “Ya bu ülkede eşek gibi sessizce yaşayacaksınız ya da defolup gideceksiniz” diyenler...
Bir tarafta “bunlar müstahak” diyenler...
Diğer tarafta “bunlar olağan şeyler” diyenler...
Bir tarafta ölülerini kırarak, dökerek, kanatarak andığını zannedenler...
Diğer tarafta “bu daha başlangıç!” diyenler...
Uç düşünceler, radikaller, provokatörler her zaman oldu, olur...
Ama bu düşünce tarzının bir tarafı iktidar olunca o zaman problem büyür.
Sükûnet tavsiye edip sokağı huzura kavuşturması gereken idare tahrik korosuna katılınca zaten sokağa inmek için bahane arayan gruplar sokaktan eve girmiyor.
Hükümet makamı ne “inat” ne de “tahrik” makamıdır.
Devletin dili ve üslûbu sokaktaki eşkıya ile aynı olamaz. 
Ülke ifrat ve tefrit arasında kalmış tehlikeli bir mecraya doğru sürükleniyor...
Aklı başında herkes bunun farkında...
Peki yönetenler farkında mı?
Bürokratların attıkları tweetlere ve ülkeyi yöneten zevatın açıklamalarına bakılırsa henüz değiller...
Allah yardımcımız olsun...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
sinanoğlu
1484 gün önce
mesele inanç meselesi hocam,mesele "ey iman edenler" denildiği zaman sesin geldiği yöne bakmaktır.Bence iktidar iman zafiyeti yaşıyor.
Yazarın Diğer Yazıları
197 gün önce
295 gün önce
323 gün önce
400 gün önce
414 gün önce
462 gün önce
469 gün önce
476 gün önce
526 gün önce
547 gün önce
554 gün önce
582 gün önce
588 gün önce
595 gün önce
609 gün önce
616 gün önce
630 gün önce
637 gün önce
644 gün önce
652 gün önce
715 gün önce
736 gün önce
749 gün önce
792 gün önce
798 gün önce
819 gün önce
846 gün önce
883 gün önce
897 gün önce
924 gün önce
931 gün önce
939 gün önce
1022 gün önce
1058 gün önce
1064 gün önce
1107 gün önce
1149 gün önce
1162 gün önce
1190 gün önce
1232 gün önce
1260 gün önce
1274 gün önce
1330 gün önce
1351 gün önce
1470 gün önce
1478 gün önce
1491 gün önce
1498 gün önce
1506 gün önce
1520 gün önce
1533 gün önce
1541 gün önce
1575 gün önce
1590 gün önce
1597 gün önce
1604 gün önce
1645 gün önce
1695 gün önce
1722 gün önce
1758 gün önce
1772 gün önce
1793 gün önce


bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=