Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

“Ne istediğimizi biliyoruz ve bildiğimizi de istiyoruz”

09 Mayıs 2014, 00:04

Bir faninin doyamayacağı kadar kısa süreli Başbakanlık bile yaptı... Hitabet yeteneğini yalanla birleştirdiğinde çok tehlikeli bir silaha dönüştü... Onun için söylenen bir şeyin ‘doğru olması’ değil, ‘doğru gibi söylenmesi’ ve sürekli tekrarlanması önemliydi...
Hiçbir zaman halkın ‘kanaat’ geliştirmesini istemedi... Onun düzeninde ‘kanaat’, tüketilmek üzere halkın önüne hazır olarak konmalıydı... Kendisi için ‘insanları etkilemek’’doğruları söylemek’ten çok daha öncelikli ve hayatîydi...
‘Aklını yitirmiş kitleler’i çok sevdi ve onların sarhoşluk içinde kalmaları için sürekli fanatizmi kaşıdı, onlara endişelenecekleri ve ezmeleri gereken düşmanlar gösterdi... Medyanın büyük çoğunluğunu kontrolü altına alarak, sürekli aynı yalanları tekrarlayan ve savunan bir iletişim düzeni kurdu... ‘Vicdansız medya’nın hem fikir hem de eylem babası oldu... ‘Dünya lideri’ kavramını pek sevdi...
Etki gücündeki tılsım ‘tekrar’daydı... Çünkü bir insanı yalan olsa bile sürekli aynı söyleme muhatap etme durumunda, o insan söylemin kaynağını unutacağına, o yalanı kendi fikri gibi benimseyip savunacağına inanıyordu... O yüzden ‘çeşidi az-vurgulama sayısı yüksek’ dille aralıksız siyaset yaptı... ‘Tekrar’la ‘inandırıcılık’ arasındaki doğru orantıyı tespit etti ve halkın üzerinde hep bu yöntemi kullandı...
Ona göre ‘yargı’ devlet politikasının üzerinde bir güç değil, haddini bilen ve ‘devlet politikalarına hizmet eden’ bir organ olarak kalmalıydı... 
En önemli özelliklerinden birisi başkentte başka taşrada başka konuşmasıydı... Bunun teorik değil, pratik gerekçeleri olduğuna inanıyor, geniş kitleleri fethedebilmek için başvurulması gereken bir politika olduğunu düşünüyordu... İnsanların beyin tembelliğini gördükçe, her istediklerini yapabileceklerini kafaya koymuştu... Ve bunu da şu sözlerle taçlandırmıştı:  “Ne istediğimizi biliyoruz ve bildiğimizi de istiyoruz...” 
Etrafına, hatalı olduklarında asla hatayı ve suçu kabul etmemelerini, sürekli suçu başkalarına atmalarını ve düşmanlardan söz etmelerini öğütlüyordu... Zaten asıl olan, aydınların veya siyasî düşmanların ne düşündüğü değil, kandırılması kolay olan kitlelerin ne düşündüğüydü...
‘Yalan’ onun propaganda tekniğinin en önemli enstrümanı oldu... Çünkü propagandanın tek görevi ‘başarılı’ olmaktı... Aydınlatmak veya gerçeği ortaya çıkarmak gibi ‘gereksiz’ görevleri yoktu... ‘Parti’ demek artık ‘devlet’ demekti ve bu uğurda ‘yalan’ kutsal bir silahtı... O yüzden kendisinin ‘küçük yalanlar’la pek işi olmadı... Bir yalanın etkili olmasını ve insanların ona inanma potansiyelini yalanın büyüklüğüne bağladı...
Onun tekniğinde kendi açtığı alanda oynamaktansa, oyunu rakibin sahasına yıkmak ve onu sürekli savunma pozisyonunda bırakmak vardı... Son derece başarılı oldu... Haksızken bile sesi en fazla çıkanlar o ve arkadaşlarıydı... ‘Asla kabahat ve suç üstlenmeme’ tekniği, aralıksız propagandanın etkisiyle kitlelerde daima karşılık buldu... Parti kadrolarına verdiği  “Halkı her zaman ateşleyin, asla soğumasına izin vermeyin” talimatları yerine getirildikçe iktidar tahkim edildi...
Bu bir başarı hikâyesiydi şüphesiz... Ama sonu dramla bitecek bir başarı hikâyesi... Hikâyenin sonunda karısıyla birlikte altı çocuğunu zehirleyerek intihar edecek olan Nazilerin ünlü Halkı Aydınlatma ve Propaganda Bakanı Dr. Paul Joseph Goebbels işte böyle bir adamdı... Hani Hitler, diktatörü bisiklete binen adama benzetip, ‘pedal çevirmeyi bırakırsa düşer’ diyordu ya... Artık ne bisiklet kalmıştı, ne de çevrilecek pedal... Sonsuz bir güce sahip olduklarını var sayarken, tepe taklak olmuşlardı... Sonra başlarına gelebilecekleri düşününce, bu dünyanın artık kendileri için de, çocukları için de yaşanacak yer olmadığına karar verdiler ve intihar ettiler... Tek çare buydu kendilerince... 
İbret almak lâzım... Alınamayacaksa da hiç olmazsa çocukları bu hayattan korumak lâzım...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
31 gün önce
38 gün önce
49 gün önce
78 gün önce
85 gün önce
91 gün önce
126 gün önce
141 gün önce
178 gün önce
180 gün önce
213 gün önce
239 gün önce
257 gün önce
271 gün önce
280 gün önce
285 gün önce
287 gün önce
336 gün önce
348 gün önce
352 gün önce
355 gün önce
371 gün önce
376 gün önce
395 gün önce
399 gün önce
430 gün önce
432 gün önce
439 gün önce
448 gün önce
474 gün önce
490 gün önce
495 gün önce
504 gün önce
505 gün önce
511 gün önce
519 gün önce
522 gün önce
525 gün önce
539 gün önce
595 gün önce
616 gün önce
631 gün önce
680 gün önce
687 gün önce
690 gün önce
693 gün önce
714 gün önce
750 gün önce
761 gün önce
819 gün önce
862 gün önce
924 gün önce
931 gün önce
938 gün önce
998 gün önce
1037 gün önce
1044 gün önce
1051 gün önce
1058 gün önce
1062 gün önce
1068 gün önce
1103 gün önce
1124 gün önce
1134 gün önce
1148 gün önce
1159 gün önce
1183 gün önce
1254 gün önce
1274 gün önce
1278 gün önce
1292 gün önce
1296 gün önce
1299 gün önce
1321 gün önce
1323 gün önce
1327 gün önce
1344 gün önce
1351 gün önce
1352 gün önce
1362 gün önce
1369 gün önce
1405 gün önce
1422 gün önce
1436 gün önce
1454 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=