Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Avatar...

05 Mayıs 2014, 00:22

Avatarın kökeni Hint mitolojisine dayanıyor. Tanrıların yeryüzüne geldiklerinde büründükleri şekillerin olduğuna inanılırmış ve buna da avatar denirmiş.
İnternetle arası iyi olanlar bilir, internet camiası avatarı  “küçük resim”  anlamında kullanır.
Son zamanlarda üçüncü bir anlamda kullanılmaya başlandı. Bu yeni anlamın mimarı, gazeteci Kadri Gürsel. Kadri Gürsel, bir televizyon programında Başbakan’ın attığı her adımı yorumlamak için şartları zorlayan Yeni Şafak gazetesi Ankara temsilcisi Abdülkadir Selvi için kullandı kavramı. 
Böylece “avatar” ın gazetecilik formu ile tanıştık. Bence güzel oldu. Yağdanlık, yandaş, yalaka, paralel gibi kavramlardan daha “nezih”  ve “şık” bir kavram.
Kavramı, Hint mitolojisine göre “siyasi iktidar sahibinin medyada içine girdiği vücut” olarak tanımlayabiliriz. Biz buna ten-ruh buluşması da diyebiliriz...
Kelimenin kavram anlamını detaylandıracak olursak, avatar gazetecilerin vazifesi hükümet makamına oturan efendilerin, kendilerinin bile aklına gelmediği, yaptıkları her türlü eyleme aklı ve halkı ikna edecek yorumlar getirmek. Yapılanları ait oldukları inanç ve ideoloji sistemlerine oturtmak. 
Yaşadığını inandığına uydurmak için yapılan faaliyetlerin “medya” ayağını temsil ediyor avatar gazeteciler.
Kavram yeni ama hâl yeni değil.
Dün, Genelkurmay’dan yapılan açıklamaların aslında demokrasimiz için ne kadar faydalı olduğuna yorum getirirlerdi. Bugün ise “rüşvet” in aslında bir nevi “ganimet” hukuku olarak yorumlanması gerektiğine. 
Dün emekli paşaların holding yöneticisi olmasının Türk ekonomisi için ne kadar da faydalı bir şey olduğunu yazmak için akıllarını zorlarlardı. Bugün ise eski vekillerden ne kadar kabiliyetli genel yayın yönetmeni çıktığını yorumlamak için.
Örnekler çoğaltılabilir. 
İdeolojileri ve inançları farklı olabilir lâkin değişmeyen tek şeyleri bol sıfırlı maaşları.
Bugünün avatarları, ne kadar eleştirirse eleştirsinler her şeyleriyle dünün avatarlarını modelliyorlar. Ne yapsınlar, taklit en önemli öğrenme biçimi.
Bu öylesine bir taklit ki zamanla her şeyleri ile muarızlarına dönüşmeye başlıyorlar. Beyaz Türklere söverek iktidara gelen İslamcı yazarların “beyazlaşması” bunun en güzel örneğidir.
Bu açıdan bakınca Kadri Gürsel’in Abdülkadir Selvi’ye “hükümetin avatarı” diye çıkışması haksızlık oldu. 
Kendilerini örnek alan bu sınıfa bu işi “çaktırmadan” yapması için neler yapması gerektiği hususunda eğitici nasihatlerde bulunması gerekiyordu, çıkışması değil...

***

Avatarları ikiye ayırabiliriz.
Birincisi “mevsimlik” avatarlardır. 
Siyaseten yakın oldukları isimler iş başına geldiği zaman ortaya çıkarak hizmet verirler. Onların pozisyonu tarihte “kalemşor”lara daha yakın. Siyasi bir partiye mensupturlar, partinin başının her yaptığına bir “keramet” yüklemek için yazarlar... 
Onların işi kalemlerini teslim ettikleri iktidardan gidince biter. 
İkincisi ise “kadrolu” avatarlardır ki onlar için hükümetin ne veya neci olduğu önemli değildir. 
Kim olursa olsun hep avatar kadrosundadırlar.
Çok yaratıcıdırlar. 
Mesela şöyle sorular sorma yeteneğine sahiptirler: “Uzun yıllar boyunca ekonomideki, eğitim alanındaki, askerlikteki sorunlar birikti birikti. Yük sizin boynunuza bindi. Çözmek size kaldı. Size yazık değil mi?” 
Veya “efendim, dün rüyamda gördüğüm şeyi siz bugün gerçekleştiriyorsunuz, bunu nasıl yapıyorsunuz?”  şeklinde muhatabı “sıkıştıran” yaman avatar tipleridir.
Bir dönem “Süleyman Bey’i aradım, dedim ki...” diye başlarlar, diğer dönem cümle aynıdır sadece özne değişir: “Tayyip Bey’le çay içerken...” 
150 vuruşluk köşe yazıları ve 100 kelimelik entelektüel birikimleri kim gelirse gelsin her daim iktidarın emrindedir; hiç muhalefete düşmezler...
Tarihte bu tiplere daha ziyade saraylarda rastlanırdı...
Örnek konusunda sıkıntı yok, çoğaltılabilir...
En eğlencelisi ise halef-selef avatarların karşılaşmasıdır. Böylesi durumlar “deşifre” halidir; o zaman kimin hangi dönemde “avatarlık” yaptığını ve derecesini hep birlikte öğrenirsiniz. 
Bu hikayenin en acıklı tarafında ise avatarın ipiyle kuyuya inen siyasetçi vardır. 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
12 gün önce
19 gün önce
76 gün önce
97 gün önce
104 gün önce
132 gün önce
138 gün önce
146 gün önce
159 gün önce
166 gün önce
180 gün önce
187 gün önce
195 gün önce
202 gün önce
265 gün önce
286 gün önce
300 gün önce
342 gün önce
348 gün önce
369 gün önce
396 gün önce
433 gün önce
447 gün önce
475 gün önce
482 gün önce
489 gün önce
573 gün önce
608 gün önce
699 gün önce
713 gün önce
782 gün önce
810 gün önce
824 gün önce
880 gün önce
1021 gün önce
1028 gün önce
1034 gün önce
1041 gün önce
1048 gün önce
1070 gün önce
1083 gün önce
1091 gün önce
1125 gün önce
1140 gün önce
1147 gün önce
1154 gün önce
1195 gün önce
1245 gün önce
1272 gün önce
1308 gün önce
1322 gün önce
1343 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=