Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

İdam hayatın ta kendisidir

04 Mayıs 2014, 01:26

Çocuk cinayetleriyle ilgili idam cezası, caydırıcılığı tam sağlayamayacak olsa da vicdanları tatmin açısından en uygun adım olacak... Konuyla ilgili Başbakan Erdoğan’ın da Adalet Bakanlığı’nın çalışma yaptığını, cezaların ağırlaştırılması yönünde gayretlerin olduğunu söylemesi, toplumsal feryadın yürütme katında da bir karşılık bulduğunu gösteriyor...
Erdoğan Avrupa Birliği’ne giriş için müzakere süreci çerçevesinde idamın Türk hukuk mevzuatından çıkarılması dolayısıyla sıkıntı bulunduğunu, kendi kişisel kanaatinin ‘idam’dan yana olduğunu ifade ediyor...
Bu çok hassas bir konu ve Başbakan’ın samimî olmasını diliyoruz... Türkiye’nin terörle mücadelesinde şehitler verdiği ve kamuoyu tepkisinin idam cezasının yeniden uygulanmasına yönelik taleplerinin doruğu çıktığı dönemde, çok değil 2012’nin Kasım ayında Başbakan neler söylüyordu onları bir hatırlayalım... Bir süre sonra aynı masanın etrafında terör örgütüyle sözüm ona barış görüşmeleri yapılacağından habersiz Türk kamuoyunun yüreğine Endonezya’nın Bali adasındaki Bali Demokrasi Forumu’nda yaptığı konuşmayla su serpiyordu...
“Şu anda Avrupa’da idam kalktı ama Amerika’da kalktı mı, Japonya’da kalktı mı, Çin’de kalktı mı? Demek ki yeri geldiği zaman idamın bir haklılık sebebi de var” diyen Erdoğan Norveç’te 77 kişiyi öldüren katilin 21 yıl sonra salıverilecek olmasına anlam veremediğini belirterek sözlerini şöyle sürdürüyordu: “Ben sordum, merak ettim. Nasıl oluyor da 77 insanı öldüren bir insan 21 yıla mahkûm oluyor? Bana verilen cevap şu; ’hayır, çıkmaz. 21 yıl sonra bir şey uydurulur tekrar 21 yıl verilir’. Ben buna nereden inanacağım, bunu çözmemiz lazım. Çünkü, 77 kişiyi öldüren bir insan eğer elini, kolunu sallaya sallaya dolaşabiliyorsa o 77 insanın ailesinin vicdanının, gönlünün rahat olduğuna ben inanmıyorum. Kendimizi check etmemiz lazım, kendimizi tekrar adalet terazisine iyice yatırmamız lazım, yatırmamız lazım ki bu insanlık barışı huzuru bulabilsin.” 
Erdoğan’ın bu sözlerinden sonra yapılan yorumlar Apo’ya ve örgütün yöneticilerine gözdağı verildiği yönündeydi... Zaten artan şehit cenazeleri dolayısıyla kamuoyunda böyle bir beklenti oluşmuş, hukukçular ise bundan sonra idam yeniden mevzuata dahil edilse bile ‘geriye yürümeyeceği’ prensibinden hareketle Öcalan’ın etkilenmeyeceğini belirtiyorlardı... Kim bilecekti, bu tiyatrodaki aktörlerin çok kısa bir süre sonra aynı masanın etrafında ‘taraflar’ hâline geleceğini ve süreci birlikte yöneteceklerini!.. 
Bu olumsuz tecrübe dolayısıyla ‘çocuk cinayetleri’ne ilişkin samimiyet diliyoruz... Ayrıca bu cinayetle sınırlı kalmamalı ve tecavüzü de kapsamalı... İdama ‘geri dönüşü olmayan bir ceza’ olduğu için, yani bir hata yapılmışsa ölen insan geri getirilmeyeceğine, telafisi olmadığına göre karşı çıkma gerekçesi de pek ciddiye alınmamalı... Çünkü artık elli yıl öncesinde değiliz... Gelişen teknoloji hata payını sıfırlara indirmiş durumda... Kars’taki  vahşetin failinin kimliğini, telefon, mobese kameraları ve olay yeri incelemesi yüzde yüz doğrularken, adaletin tesisinin cezaevindeki diğer mahkûmların ellerine bırakmak ne kadar doğru!..
Batı’nın veya herhangi bir insan haklarının ne dediği veya idamın yeniden getirilmesiyle ilgili kapsamın genişleme korkusunu taşıyan çevrelerin endişeleri hiçbir masumun hayatından daha değerli olamaz... Terör örgütleri adları bile konulmaya fırsat bulunmamış çocukları katlederken sesi çıkmayanlardan, insan hakları adına idama karşı çıkanların bu toplumda adalet için dikkate alınacak zerre kadar öneme sahip düşünceleri yoktur... 
Şu anda hukuktaki ‘özel’ oynamalar, ‘kişilere göre’ düzenlemeler, aflar ve siyasî pozisyonlara uygun pazarlıklar dolayısıyla bir yığın çocuk katili ve tecavüzcüsü aramızda geziyor... Katledilen çocuklar ve onların acısı hiç bitmeyecek ailelerinin dramı ortadayken, ‘tescilli katilleri’nin hürriyeti soluyor olmaları kabul edilebilir bir durum değil... 
Ateşin sadece düştüğü yeri yaktığı bir sosyal düzen, adaletin tam tahakkuk etmediği ve dayanışma içinde olması gereken milletin millî kimliğinin tahrip olduğu bir düzendir... Partiler ve siyaset üstü değerlendirilerek milletin tam mutabakata yaklaşabileceği bir konudur bu ve mutlaka değerlendirilmek mecburiyetindedir... 
Milletsek biz, herkes kendisini mazlumun ve mağdurun yanına koyacak, ona göre karar verecek... Bu noktada idam bir ‘son’ değil, toplumsal sağlığın korunması için ‘hayat’ın ta kendisidir...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
40 gün önce
54 gün önce
91 gün önce
94 gün önce
127 gün önce
152 gün önce
170 gün önce
184 gün önce
194 gün önce
198 gün önce
200 gün önce
250 gün önce
261 gün önce
266 gün önce
268 gün önce
284 gün önce
290 gün önce
308 gün önce
312 gün önce
343 gün önce
346 gün önce
352 gün önce
361 gün önce
387 gün önce
403 gün önce
408 gün önce
417 gün önce
418 gün önce
424 gün önce
432 gün önce
435 gün önce
438 gün önce
452 gün önce
508 gün önce
529 gün önce
544 gün önce
593 gün önce
600 gün önce
603 gün önce
607 gün önce
628 gün önce
663 gün önce
674 gün önce
732 gün önce
775 gün önce
837 gün önce
844 gün önce
852 gün önce
911 gün önce
950 gün önce
957 gün önce
971 gün önce
975 gün önce
981 gün önce
1017 gün önce
1037 gün önce
1048 gün önce
1062 gün önce
1073 gün önce
1096 gün önce
1167 gün önce
1187 gün önce
1191 gün önce
1205 gün önce
1209 gün önce
1212 gün önce
1234 gün önce
1236 gün önce
1240 gün önce
1258 gün önce
1264 gün önce
1265 gün önce
1275 gün önce
1283 gün önce
1319 gün önce
1336 gün önce
1349 gün önce
1368 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=