Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Yolsuzluk olsaydı bu kadar yatırım yapılabilir miydi?

01 Mayıs 2014, 00:05

“Yolsuzluk olsaydı bu kadar yatırım yapılabilir miydi?” şeklindeki savunma, hangi zekâ seviyesine hitap ediyor tahmin edebiliyoruz... Karşılık bulmuş olmalı ki, hâlâ tekrarlanıyor... Algı çapı malum taraftarlar da liderlerinin taşı gediğe koymasından çok memnun... Yolsuzluk yapılmadığını sözde ispatlamaya bu büyük delili her yerde kullanıyorlar... 
Eh haksız da sayılmazlar!.. Zaten yolsuzluk dediğin Merkez Bankası’nın önüne bir akşam üstü damperli kamyon getirilip, paralar hızlıca yüklenerek yapılır ve oradan hızla kaçılır!.. Böylece devletin parası kalmaz, köprü de, duble yol da, havaalanı da yapılamaz!.. Bakın hepsi yapılıyor... Demek ki, yolsuzluk filan yok... İnanmayıp fitne çıkaran müfterinin gözüne üçüncü köprü batsın!.. Bu kadar basit!.. 
Ayrıca yolsuzlar, her an soyguna hazır olmaları gerektiğinden tanınmamak ve soygun esnasında kafalarına geçirmek için kadın çorabı veya kar maskesi taşırlar... Var mı böyle tipler, akşam mesai bitimi eve giderken bir koşu muhasebeyi boşaltıp eve dolu giden genel müdürler? Yoksa neyi tartışıyoruz değil mi? Yol varsa, yolsuzluk yoktur o kadar!.. 
Beyin loblarının arasından duble yol geçmiş ve bundan dolayı cereyana kapılmış birisine yolsuzluğu nasıl anlatacaksınız? Yatırımın yolsuzluklara engel değil, tam tersine olmazsa olmaz şartlarından birisi olduğunu... İhale düzenini, havuzu, milletinin neresine musallat olunacağının ancak böyle havuzlarda kararlaştırılabileceğini... Birinden seken ihalenin diğerinin kucağına nasıl düşürüldüğünü... Malın kamyonlarla değil, ‘yüzdeler’le götürüldüğünü... Bunları nasıl anlatacaksınız, havaalanını ancak fotoğrafta görene, kaldırım taşının kendisine maliyetini umursamadan bakıp “Ne güzel kalkınıyoruz” diye iç çekene? 
Zor anlatırsınız, çünkü anlatmaya kalktığınızda “Siz zaten yatırıma karşınız, bunlar var ya bunlaaaar” diye bir ithamla karşılaşırsınız... “Öncekiler götürmedi mi, hangisi çalmadı ki, çalıyor ama iyi çalışıyor” şeklindeki yaklaşımlara sahip sözlü siyaset kültürümüzün dünya kültür mirasına eklemlenmesine ramak kalmışken kafa bulandırmak doğru mu? 
“Yolsuzluk olsaydı bu kadar yatırım yapılabilir miydi?” sorusu, dünyanın en düz mantığının bile izahsızlıktan çatladığı yerdir aslında... Ama müşterisi var!.. Acı olan bu ‘düşük profilli’ müşteri memnuniyetini esas alan ve iktidarını bunun üzerinden sürdüren bir siyasî anlayışın egemen olması... Şimdi bu müşteri kitlesine anlatabilir misiniz Güney Kore Başbakanı’nın neden istifa ettiğini? Teşebbüs ederseniz, “Ondan önce dünyada gemi batmadı mı, sanki kaptan o muydu, ne yani denize dalıp o mu kurtaracaktı çocukları?” gibi bir yaklaşımla yüz yüze gelebilirsiniz... 
Devlet Demir Yolları Genel Müdürü bu ülkede en uzun süre Genel Müdürlük yapan bürokratlardan birisi... Yönetme ehliyeti nereden geliyor, Binali Yıldırım’dan mı, onlarca insanın öldüğü ‘hızlı tren faciası’ndan mı? Makedonya’daki Ohri gölünde tekne faciası yaşanıyor, Bulgar turistler boğuluyor ve Bakan anında istifa ediyor... Gel de bu istifanın mantığını Türkiye’deki o ‘müşteri’ye anlat bakalım!.. 
Acı olan şudur; Türkiye’deki yönetim tarzı, değerlendirme kapasitesi sınırlı o ‘müşteri’nin istismarına dayanmaktadır... Yönetilmesi için üzerinde iyice düşünülmüş özenli yalanlara bile ihtiyaç yok... Üçüncü sınıf palavralar karşılık buluyor nasılsa...
Yalnız bırakılan korucular birer birer şehit ediliyor... Askerleriniz silahlarıyla birlikte kaçırılıyor... Aramaya çıkan helikopterlerinize ateş açılıyor... Şırnak’ta olduğu gibi polisleriniz yakılıyor... Yeni müttefikiniz “Genelkurmay hesap versin, bu karakolları niye yapıyor” diye dikleniyor... Çocuk yaşta yeni militanlar toplanıyor... PKK artık yol kesip kimlik kontrolü yapma alanlarını neredeyse Malatya kırsalına kadar yaymış durumda... Kandil elektronik ortamda artık Diyarbakır’a indiriliyor... Özerkliğe doğru ‘mecburî istikamet’e sokulmuş yolda herhangi bir aksaklık yaşanması hâlinde halk ayaklanmasını sağlayacak bütün tedbirler alınıyor... Belediyeler PKK kamplarına lojistik sağlıyor... Ve bir büyülü cümle her şeyi örtüyor: “Kan dökülmüyor, şehit haberleri gelmiyor artık!..” 
“Bir yalanı bin defa söylerseniz, o yalan yalan olmaktan çıkar” diyordu Nazilerin ünlü Propaganda Bakanı Goebbels ve kilisenin etkisini iki bin yıldır aynı şeyleri tekrar etmesine bağlıyordu... O hâlde durmak yok, yola devam!.. Yolsuzluk olsaydı bu kadar yatırım yapılır mıydı hiç?
Ankara’ya ‘karasal iklim’hâkimdi, şimdi ‘parasal iklim’ hâkim... Ama duble yollar da fena değil hani!..

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
9 gün önce
23 gün önce
60 gün önce
63 gün önce
96 gün önce
121 gün önce
139 gün önce
153 gün önce
163 gün önce
167 gün önce
169 gün önce
219 gün önce
230 gün önce
235 gün önce
238 gün önce
253 gün önce
259 gün önce
277 gün önce
281 gün önce
312 gün önce
315 gün önce
321 gün önce
330 gün önce
356 gün önce
372 gün önce
377 gün önce
386 gün önce
387 gün önce
393 gün önce
401 gün önce
405 gün önce
407 gün önce
422 gün önce
477 gün önce
498 gün önce
513 gün önce
562 gün önce
570 gün önce
572 gün önce
576 gün önce
597 gün önce
632 gün önce
643 gün önce
701 gün önce
744 gün önce
807 gün önce
813 gün önce
821 gün önce
880 gün önce
919 gün önce
926 gün önce
940 gün önce
944 gün önce
950 gün önce
986 gün önce
1006 gün önce
1017 gün önce
1031 gün önce
1042 gün önce
1066 gün önce
1137 gün önce
1156 gün önce
1160 gün önce
1174 gün önce
1178 gün önce
1182 gün önce
1203 gün önce
1205 gün önce
1209 gün önce
1227 gün önce
1233 gün önce
1234 gün önce
1244 gün önce
1252 gün önce
1288 gün önce
1305 gün önce
1319 gün önce
1337 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=