Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Erdoğan yönettikçe neden Türkiye kaybeder?

28 Nisan 2014, 00:15

Türkiye Cumhuriyeti’nin yabancı örgüt ve devletlerin eline geçmemiş bir sırrı kalmış mıdır? Ülkenin ve ülkeyi yönetenlerin sırları, yabancı odakların eline geçmişse, alınan ya da uygulamaya geçen hangi kararlar ‘bağımsız’dır ve devletin menfaatinedir?
“Cumhurbaşkanı’nın da Genelkurmay Başkanı’nın da kasetleri var” diyen kişi bu ülkenin Başbakan’ı... Seçim öncesinde Suriye konuşmaları internete düşenlere bakın, güvenlikle ilgili iki kritik müsteşar, bir bakan ve paşa düzeyinde bir asker... Bizler bu cumhuriyetin vatandaşları olarak, devletin herhangi bir sırrının emin ellerde olabileceğine, yabancı istihbarat örgütlerinin bundan habersiz olduğuna artık inanabilir miyiz?
Şunu anlıyoruz ki, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve çevresinin özel-genel bütün hayatı izlenmiş ve kayıt altına alınmış... İyiliğinden kötülüğünden, doğruluğundan yanlışlığından vazgeçtik, bütün iletişim kayıtları ‘dış unsurlar’ın eline geçmiş, güvendiği ‘kriptolar’ aşılmış bir Başbakan’ın yönettiği ülke, her türlü şantaja açık mıdır, değil midir? Enerjiden iç güvenliğe, ekonomiden dış politikaya kadar ülke için hayati kararları alacak olanların oturacakları uluslararası masalardaki ‘millî’ ağırlıkları ne olabilir?
Bu hâliyle Türkiye ‘güvenlik ve istihbarat duvarları’ açısından dünyanın en ‘şeffaf’ ülkesi konumunda!.. Kainatın neresinde olursanız olun, sırlarını internetten takip edebiliyorsunuz!.. Artık ‘kimin yaptığı’ndan ziyade, ‘ne hâlde olduğumuz’ çok daha önemli... Bütün bunlara rağmen âdeta akıl tutulması yaşıyoruz... Başbakan diyor ki,  “Benimle ilgili ne varsa açıklayın, açıklamazsanız namertsiniz!..”  Daha ne açıklayacaklarsa!..
Açıkçası mesele, kişi veya parti meselesi değil, ülke meselesi... Bizler şu ana kadar ortaya dökülenleri biliyoruz... Ama açıklanmayan ve ensede kılıç gibi gezdirilen hâlâ neler var bilmiyoruz... Ülkeyi yönetenlerin ‘şah damarı’nı düğümleyen gerçeklerin varlığını ve aldıkları/alacakları kararların bu şantajın gölgesinde hayata geçmiş olabileceğini düşünmek son derece ürkütücü... Verdikleri açıklar dolayısıyla, masalarda önlerine konacak olanlara direnme gücü kalmamış olanların ülkeyi yönetmeleri o ülke adına ‘en büyük güvenlik riski’ değilse nedir?
Şimdi şu sorulardan kaçma imkânımız var mı: Açılım politikası gerçekten bağımsız verilmiş bir karar mıydı, yoksa ‘düşman’ın elindeki kozların dayattığı bir mecburiyet miydi? Veya Ermenilerle ilgili ‘yeni mahsul’ taziye mesajı gerçekten içten mi gelmiştir, yoksa Türkiye ‘açığı olanlar’ sayesinden mecburî bir istikamete mi sokulmuştur? Kıbrıs’la ilgili bundan sonra alınabilecek herhangi bir kararın ‘millî güvenlik’le mi, yoksa yöneticilerin ‘şantaja açık’ hâli dolayısıyla mı alınacağına dair herhangi bir garantimiz var mıdır?
İstihbaratın başındaki kişinin neredeyse her konuşmasının internete düşmesi, herhangi bir ordu komutanının su tabancasıyla dolaşması veya Dışişleri Bakanı’nın Ortadoğu seferine çıkarken ‘tahta at’a binmesi kadar sıra dışı bir durum... Ülkenin istihbaratla ilgili bütün güvenlik duvarları delik deşik... PKK’yı ve onun liderini bu kadar pervasızlaştıran, şımartan ve pazarlık gücüne ulaştıran nedir, vâkıf olduğu sırlar mıdır, yoksa yabancı istihbarat örgütlerinin paylaştıkları mıdır, doğrusu kafalar çok karışık... 
Tekrar edelim, geçtik iyiliklerini kötülüklerini, bu düştükleri durum dolayısıyla ülkeyi yönetenlerin o ülkenin bizzat ‘yumuşak karınları’durumuna gelmeleri, tam bir millî felaket... Hele Başbakan’ın “Ben tek değilim, Cumhurbaşkanı ve Genelkurmay Başkanı da çıplak”  anlamına gelebilecek sözleri bu felaketi tescilliyor âdeta... 
Özetle, ülke, kendisini yönetenlerin zaafları sayesinde her türlü dış tehdide, şantaja ve dayatmaya açık durumda... Sırlarının ne kadarının dış unsurların bilgisi dahilinde olduğu ve bunların ne kadarının kullanıldığı tam olarak bilinmeyen ama tahmin edilen kişiler tarafından yönetiliyoruz...
Kabul edelim ki, ülkenin dünlerinde Millî Güvenlik Siyaset Belgesi’ne konu olan hiçbir tehlike bu kadar büyük olmamıştı... Sırlarının deşifre olması dolayısıyla ‘ülke yönetme yeterliliği’ kalmamış bir yönetim sadece Türkiye’de değil, dünyanın bütün ülkelerinde ‘güvenlik riski’dir...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
41 gün önce
55 gün önce
92 gün önce
95 gün önce
128 gün önce
153 gün önce
171 gün önce
185 gün önce
195 gün önce
199 gün önce
201 gün önce
251 gün önce
262 gün önce
267 gün önce
270 gün önce
285 gün önce
291 gün önce
309 gün önce
313 gün önce
344 gün önce
347 gün önce
353 gün önce
362 gün önce
388 gün önce
404 gün önce
409 gün önce
418 gün önce
419 gün önce
425 gün önce
433 gün önce
437 gün önce
439 gün önce
454 gün önce
510 gün önce
531 gün önce
545 gün önce
594 gün önce
602 gün önce
604 gün önce
608 gün önce
629 gün önce
665 gün önce
675 gün önce
733 gün önce
776 gün önce
839 gün önce
845 gün önce
853 gün önce
912 gün önce
951 gün önce
958 gün önce
972 gün önce
976 gün önce
982 gün önce
1018 gün önce
1038 gün önce
1049 gün önce
1063 gün önce
1074 gün önce
1098 gün önce
1169 gün önce
1188 gün önce
1192 gün önce
1206 gün önce
1210 gün önce
1214 gün önce
1235 gün önce
1237 gün önce
1241 gün önce
1259 gün önce
1266 gün önce
1267 gün önce
1276 gün önce
1284 gün önce
1320 gün önce
1337 gün önce
1351 gün önce
1369 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=