Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Referandumda sandık güvenliğini kim sağlayacak?

27 Nisan 2014, 10:19

Seçimlerin üzerinden neredeyse bir ay geçmesine rağmen tartışmalar ve itirazlar bitmiyor... Yüksek Seçim Kurulu’ndan hâlâ iptal haberleri geliyor... Tartışmalar devam edeceğe benziyor...
Ülkemizde yapılan en tartışmalı seçimler demokrasiye geçtiğimiz ilk seçimlerdi... 1946’da ‘açık oy-gizli sayım’ usulü uygulanmış, ‘tek parti’ tapusunun sahibi gibi gördüğü devletin yönetimini bırakmak istememiş, ‘partinin memurları’ ve inzibatları gerekeni yaparak demokrasiye emekleme aşamasında gölge düşürmüştü... O döneme egemen olan siyasî kültür hesaba katıldığında bu durum saygı duyulmasa bile anlaşılabilirdi...
Sonraki seçimlerde de elbette tartışmalar oldu... 82 Anayasası silahların gölgesinde oylandı... Hayır propagandası yapmak yasaktı... Kahverengi-beyaz oylu, ince zarflı, kimin ne oy verdiğinin belli olduğu bir seçim düzeneği kurulmuştu... Doğrusu ‘hayır’ın fazlaca bir anlamı da yoktu... Yeni anayasayı yine aynı irade yapacaktı...
Diğer seçimlerde ve referandumlarda da nispeten tartışmalar oldu... Ama 1946’dan beri hiçbir seçim son yerel seçimler kadar ‘şaibe’li olmadı... İptal edilen veya oylarının tekrar tekrar sayılmasına hükmedilen seçim bölgesini bir çırpıda bilemiyoruz bile... Siyasî iktidarın gerçek anlamından uzaklaştırıp bu seçimi bir ‘istiklâl seçimi’ne dönüştürmesi, bu abartılı anlama göre sandıklarda pozisyon alınması, memur sendikaları ve devletin haber ajansının aktif ve ‘yönlendirici’ rol alması, yargıda yaşanan ve insanlardaki adalet duygusunun onarılmaz biçimde yara almasına yol açan gelişmeler zaten sonuçları ‘olağan şüpheli’ hâline getirmişti... 
Şimdi sırada Cumhurbaşkanlığı seçimleri var... Bu seçimlerde sandık güvenliği nasıl sağlanacak? Türkiye üçüncü dünya ülkelerine yakışır biçimde Cumhurbaşkanı mı seçecek, yoksa adil bir ortamda seçim mi yapacak? Yerel seçimde yaşananlar, referandumu şimdide tartışmalı hâle getirdi... Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’nun büyük bir kısmında sandık güvenliğini kim sağlayacak? Bu seçimde partiler ve partilerin müşahitleri de olmayacak... Tıpkı ‘tek parti dönemi’nde olduğu devleti arkasına alacak olan iktidarın adayıyla diğer adaylar yarışacak... Bu durumda diğer adayların veya ikinci turdaki adayın sandıktaki hukuku nasıl korunacak? 
Kimse bu sorulara gönül rahatlığıyla “Elbette devletin organları” diyemiyor... Çünkü kötü tecrübelere sahip herkes... Bir de söz konusu bölgelerde, meselâ Tayyip Erdoğan’ın kazanması BDP/PKK tarafından ‘stratejik bir önem’e sahip kabul edilirse -ki bu uzak ihtimal değil- rakip adaylar veya aday hem propagandada zorlanacak, hem de sandığa sahip çıkma konusunda zaaf yaşayacak... 
AKP ve BDP’nin zımnen de olsa, kerhen de olsa, çaktırmadan da olsa işbirliği yapacağı bir ortamda, bölge sandıklarından ne çıkacağını tahmin etmek zor değil... Muhalefetin ikinci turu dikkate alarak, birbirlerinden oy alabilecek adaylar  çıkarması durumunda yüzde birlerin ikilerin etkili olabileceği bir seçim yaşanacak... Hiç şüphe yok ki, bu referandum iktidar açısından 2010 referandumu gibi kolay olmayacak... Dolayısıyla ülkenin ‘gözden ırak’ bölümünde ‘denetim dışı’ bir seçim ve sayım seçimin kaderini etkileyebilecek... Başkentinde ‘siyasî kapkaç’ın cereyan ettiği ve hukukun seyrettiği bir ülkesinde -üstelik sadece kişilerin kampanya yapacağı- söz konusu bölgede seçim güvenliğini kim garanti edebilir ki?
Şu kabul edelim, İnönü’nün CHP’si ‘birinci tek parti’ydi, Erdoğan’ın AKP’si ‘ikinci tek parti’... Cumhurbaşkanı seçilirken ‘devletin gücü’nü kullanmayı ihmal etmeyecek kadar kararlı davranma potansiyeli olan ‘ikinci tek parti’... Yani muhalefetin adayı sadece kişiye karşı değil, ‘devlet ve onun kurumları’na karşı mücadele verecek maalesef!.. Buna bir de karşılıklı strateji gereği ‘örtülü müttefik BDP’ eklenirse durum daha da zorlaşacak...
Muhalefet belirleyeceği adayın toplumun değişik kesimlerinden oy alabilecek kişiliğine dikkat etmek kadar, pusu kurmuş şaibeye de odaklanmak durumunda... Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’ndan gözlemci istemek ‘millî’ düşünen herkes için zordur ama daha büyük zorluklar bunu mübah kılmaktadır... Elbette gözlemcinin varlığı hilenin sıfırlanacağı anlamına gelmez ama hem Türkiye’deki seçimlerin bu yönüne dikkat çekmeye yarar, hem de antidemokratik teşebbüsler için kısmen caydırıcılığa yol açabilir...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
15 gün önce
92 gün önce
99 gün önce
103 gün önce
110 gün önce
139 gün önce
146 gün önce
152 gün önce
187 gün önce
202 gün önce
239 gün önce
241 gün önce
274 gün önce
300 gün önce
318 gün önce
332 gün önce
341 gün önce
346 gün önce
348 gün önce
397 gün önce
409 gün önce
413 gün önce
416 gün önce
432 gün önce
437 gün önce
456 gün önce
460 gün önce
491 gün önce
493 gün önce
500 gün önce
509 gün önce
535 gün önce
551 gün önce
556 gün önce
565 gün önce
566 gün önce
571 gün önce
580 gün önce
583 gün önce
586 gün önce
600 gün önce
656 gün önce
677 gün önce
692 gün önce
741 gün önce
748 gün önce
751 gün önce
754 gün önce
775 gün önce
811 gün önce
822 gün önce
880 gün önce
923 gün önce
985 gün önce
992 gün önce
999 gün önce
1056 gün önce
1059 gün önce
1098 gün önce
1105 gün önce
1112 gün önce
1119 gün önce
1123 gün önce
1129 gün önce
1164 gün önce
1185 gün önce
1195 gün önce
1209 gün önce
1220 gün önce
1244 gün önce
1315 gün önce
1335 gün önce
1339 gün önce
1353 gün önce
1357 gün önce
1360 gün önce
1381 gün önce
1384 gün önce
1388 gün önce
1405 gün önce
1412 gün önce
1413 gün önce
1423 gün önce
1430 gün önce
1466 gün önce
1483 gün önce
1497 gün önce
1515 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=