Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

TTB ne kadar Türk, ne kadar tabip?

11 Temmuz 2013, 11:14

Her geçen gün Kürtçülüğün yörüngesine biraz daha oturan Türk Tabipleri Birliği, eleştirileri, ‘’kendilerini anlayamayanların, hekimliğin ne demek olduğunu bilmeyenlerin görüşleri’ olarak değerlendiriyor... Özetle hekimlik, ihtiyacı olanların ırkına, cinsiyetine ve dinine bakmadan yardımına koşmakmış... Eleştirilerin odağındaki TTB de bunu yapıyormuş!.. Tabii yerseniz!..
İmralı’ya Apo’nun kardeşi gidiyor, ağabeyinin sağlık durumundan endişe ettiğini, doktorların değişmesi gerektiğini buyuruyor... Ardından Aysel Tuğluk yazılı açıklama yaparak, aynı görüşü dillendirip, bir an önce adaya ‘bağımsız doktorlar’ heyetinin gitmesinin şart olduğunu aksi hâlde sürecin tıkanacağını öne sürüyor ve bunun bir kampanya olduğu anlaşılıyor... Ve tam da bu noktada görmeye alıştığımız TTB devreye girerek, Adalet Bakanlığı’na başvuruyor: “Göreve hazırız, sağlık kontollerini biz yapalım!..”
PKK’ya ilişkin TTB’nin ne gibi bir sicile sahip olduğuna bir göz gezdirelim: Örgütün Merkez Konseyi 2012’de cezaevlerindeki PKK’lıların açlık grevleriyle ilgili hem İstanbul’da eylem yaptı hem de KESK, DİSK, ÇHD ve İHD ile bir araya gelerek, eylemcilere destek niteliğinde bildiriye imza attı... Eylemcilerin talepleri ‘tecridin kaldırılması, ana dilde savunma ve ana dilde eğitim’di... TTB’nin imzaladığı bildiride ise şu ifade yer alıyordu: “Siyasal iktidar, açlık grevcilerinin taleplerini ölümler yaşanmadan değerlendirmelidir...” Şimdi o örgüt, “Bağımsız doktorlar olarak, Öcalan’ı biz kontrol edelim” diyebiliyor!.. Ne kadar insanî bir talep değil mi?
PKK bir işaret fişeği patlatmayagörsün, hep aynı örgütler bir araya geldiler ve açıklamalar yaptılar... 2010’da Ağustos’undaki ‘eylemsizlik’kararı da buna iyi bir örnektir... Bu ‘kardeş örgütler’tüm siyasî partileri PKK’nın ‘eylemsizlik’ kararına karşı sorumlu davranmaya çağırmış, bu kararın nefes aldırdığını, şimdi sıranın çözüm adımlarında olduğunu kamuoyuna ‘tıbbî etik’ çerçevesinde duyurmuşlardı!..
2011’de PKK Çukurca’nın Kazan vadisinde çok ağır zayiat vermiş, örgüt ve uzantıları bu çatışmalarda TSK’nın ‘kimyasal silah’ kullandığını öne sürmüştü... Bu iddialarla eş zamanlı biçimde hekim örgütümüzün malum Merkez Konseyi incelemelerde bulunmak üzere Adalet Bakanlığı’na başvurmuştu... ‘Tıbbî etik’leri hep bu tip durumlarda depreşiyordu!..
Geçen ay kaleme aldığım radikal sol ile bölücü hareket arasındaki ilişkiyi tahlil yazımda şu satırlarla tam da bu konuyu anlatmaya çalışmıştım: “Türkiye’deki radikal sol örgütler ve sendikal hareketler büyük bir hızla yutuluyor... Evet, etnikçi hareket, o örgütleri bölecek zannedilirken, durumun daha da vahim olduğu, söz konusu örgütlerin ‘yutulma’ riski taşıdıkları her geçen gün daha iyi anlaşılıyor... Bu örgütler, memur ve işçi sendikaları, dernekler, meslek odaları, şımaran ve büyüyen bölücü dalga karşısında ‘ortaklık’tan ‘marabalık’ düzeyine evrildiklerini, karşılıklı bağımlılığın ‘tek taraflı hizmet’e dönüştüğünü fark ettiklerinde belki de çok geç kalmış olacaklar... Bölünmeyle kurtulamayacaklar, yutulmuş olacaklar...”
Bunu anlamak istemeyenler için TTB Başkanı Gencay Gürsoy’un demeçleri ve yaptıkları alt alta konulduğunda zannediyorum ‘ikna edici’ bir envanter çıkacaktır!.. Apo’nun bulunduğu hücrenin metrekaresinin ve PKK’lı ‘tutsaklar’ın derdine düşmüş TTB o günlerden bugünlere geldi ve şimdi de ‘bağımsız’ kimlikle İmralı’ya gönderilmeyi bekliyor... Ve kınayanları da kendilerini anlayamamakla, hekimliği bilmemekle suçluyor!..
Elbette Merkez Konsey’in tutumu, tüm TTB şube ve üyelerinin görüşlerini yansıtmıyor... Bu konuda eleştirilerde bulunan şubeler de var... Ama damgayı vuran Merkez Konsey... Ne yapıyorsa, idelojik gerekçeler veya etnik sebeplerle değil, ‘insanîyet namı’na yapıyor!.. Zaten bugün kadar PKK’nın katlettikleri ‘nebatat cinsi’nden sayıldıkları için
bu örgütün ilgi sahasına pek girmemişlerdi!..

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yüksel Özşahin
1446 gün önce
Ne yazık ki adı "Türk" olup kendisi "Türk düşmanı" bir kuruluşumuzdur. Bende geçmiş yıllarda 2 yıl hasbelkader merkez kongre delegesi seçildiğim için oylamalarda bulundum. Tabip odaları genel kurulu "kürt halklarına özgürlük" çağrılarıyla başlıyordu ve bu rezillik başkentin, devlet yetkililerinin bulunduğu salonlarında yaşanıyordu. çok mu bölücü, aşırı solcu ve kürtçü doktor var? hayır. etrafınıza bakın doktorların da 2/3'ü genel anlamda sağcı (milliyetçi-mukaddesatçı). geri kalanın içinde de ulusalcı solculardan da var. ama sağın bölünmüşlüğü, kıskançlığı, küçük hesapçılığı, tembelliği (oy kullanmaya gitmez çoğu) bu tabloya yol açıyor. adamlar da "Türk" adını gözümüze soka soka Türk düşmanlığı yapıyorlar. bu bizim ayıbımız!
Yazarın Diğer Yazıları
35 gün önce
42 gün önce
52 gün önce
82 gün önce
89 gün önce
95 gün önce
130 gün önce
144 gün önce
181 gün önce
184 gün önce
217 gün önce
242 gün önce
260 gün önce
274 gün önce
284 gün önce
288 gün önce
290 gün önce
340 gün önce
351 gün önce
356 gün önce
359 gün önce
374 gün önce
380 gün önce
398 gün önce
402 gün önce
434 gün önce
436 gün önce
442 gün önce
451 gün önce
477 gün önce
493 gün önce
498 gün önce
507 gün önce
508 gün önce
514 gün önce
522 gün önce
526 gün önce
528 gün önce
543 gün önce
599 gün önce
620 gün önce
634 gün önce
683 gün önce
691 gün önce
693 gün önce
697 gün önce
718 gün önce
754 gün önce
764 gün önce
822 gün önce
865 gün önce
928 gün önce
934 gün önce
942 gün önce
1001 gün önce
1040 gün önce
1047 gün önce
1054 gün önce
1061 gün önce
1065 gün önce
1071 gün önce
1107 gün önce
1127 gün önce
1138 gün önce
1152 gün önce
1163 gün önce
1187 gün önce
1258 gün önce
1277 gün önce
1281 gün önce
1295 gün önce
1299 gün önce
1303 gün önce
1324 gün önce
1326 gün önce
1330 gün önce
1348 gün önce
1355 gün önce
1356 gün önce
1365 gün önce
1373 gün önce
1409 gün önce
1426 gün önce
1440 gün önce
1458 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=