Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Bir ‘aydın direnişi’ lâzım

25 Nisan 2014, 11:15

‘Hayır’ diyecek... Nasıl o kızdığında üniversite hocalarına veya hukukçuya   “Cüppeni çıkar da gel, siyasete gir” diyebiliyorsa, birileri de ona “Makamı bırak, siyasetçi rozetini at, tarih eğitimi al da gel”  diyecek...
Akademik namusunu konjonktüre feda etmemiş bilim adamları lâzım bize...  “Senin krize giren uluslararası itibarını kurtarma formülü olarak bu tuttuğun yol, yol değil”  diye diklenecek, ‘şahsî meşruiyet’i yeniden diriltmek için Ermeni diasporasına göz kırpmaya karşı sesini yükseltecek...  “Türkiye’nin yıllardır savunageldiği ‘arşivleri karşılıklı açmak ve tarihi tarihçilere bırakmak’tezini, ‘günlük siyasî krizleri’ni aşma uğruna kurban edemezsin”  diyebilecek, yürekli ve organize tavır koyacak...  “Siyasette her üşüdüğünde ısınmak için evi yakamazsın, o ev bizim devletimizdir, vatanımızdan, tarihimizdir”  diye direnecek...
Yoksa dün ‘Dersim isyanı’yla ilgili sözde ‘tabuları yıkıyorum’ diye ama gerçekte CHP’ye gol atmak için dilenen özür siyasetinin buralara varacağını tahmin etmek gerekiyordu... Baktı ki, tarihçilerin alanına girip, oradan siyasî cevher çıkarmak mümkün, üstelik ciddi bir direniş de yok, doğruluğu yanlışlığı hesaplamadan, devlete ve millete maliyetini umursamadan saldırıyor... 
Son ‘taziye’ye krizini ‘Ermeni sempatisi’yle değil, daha çok dünyada daralan ve soluklanmakta zorlanan bir anlayışın ‘hayata tutunma’ arayışı olarak okumak gerekiyor... Bunu yaparken, Türkiye’nin ne gibi bir zorluğa savrulduğu, bu açıklamaların kısa zamanda Türkiye’nin önüne ne gibi ağır faturalar getireceği, Türklük adına nasıl itiraf niteliği taşıdığı onun açısından çok da önemli değil... Çünkü burada asıl önemli olan, giderek yalnızlaşılan dünyada, bu konu üzerinden yeni açılım sağlamak... 
İktidarda kalma uğruna gözünü karartan, iktidardan düştükten sonra kendilerini ve yakınlarını nasıl bir hayatın beklediğini düşündükçe içi ürperen ve iktidarda kalma uğruna devletin ‘kabuller’ini yerle bir etmekten başka çaresi kalmayan bir anlayış kendince doğruyu yapmakta olabilir... Ermeni meselesinde ‘kritik eşikler’ cesaretle aşılacaktır, ‘Kürdistan’ partisine onay verilecektir, Abdullah Öcalan’la birlikte ‘çözüm süreci’ yönetilecektir... Bunlar yapılırken, tribünlere dönülüp, “Büyük devlet oluyoruz”  gazı verilecek, aksini düşünenlere ‘istikrar’dan dem vurulacak, yoksa aç kalacağımız korkusu yayılacaktır... Günlük düşünen milyonlar bu yolla ikna edilecektir...
 Doğrusu bu düzen tıkır tıkır işliyor... Problem bilim adamlarında ve aydınların tutumunda... Türkiye’de ‘millî hassasiyet’ sahibi aydınlar, İstanbul’un özel üniversitelerinde yuvalanmış ‘Ermenici’ hocalar ve gazeteciler kadar organize ve cesur değiller... Elbette istisnalar var ve adı üzerinde istisnalar!..
Artin Penik bir Ermeni’ydi... Ermeni terör örgütü ASALA’nın Türk diplomatlarına karşı saldırılarına üzülüyor ve öfkeleniyordu... 1982’deki Esenboğa katliamı onun için bardağı taşıran son damla oldu... Dokuz masum vatandaşın katledildiği saldırıdan sonra, Ermeni terörüne göz yuman dünyaya ibret olsun diye intihara karar verdİ... 
Olaydan üç gün sonra 10 Ağustos’ta Taksim meydanında üzerine benzin dökerek kendisini yaktı... Ağır yanıklarla kaldırıldığı hastanede beş gün yaşadıktan sonra vefat etti... Cenaze merasiminin yapıldığı Kumkapı Meryem Ana Kilisesi’nde de Balıklı Ermeni Mezarlığı’nda da yıllar sonra  “Hepimiz Ermeniyiz” diye bağıracak korodan bir kişi bile yoktu!.. Çünkü bu Ermeni, onların ‘iyi Ermeni’ kategorisine girmeyecek kadar vatanseverdi...  Artin Penik, ‘kirli kan’la bezenmiş nefreti kusmak yerine, ağır yanıklarla hayat mücadelesi verirken bile Türk’e ‘kardeşim’diyen ve  “Vatanım için, milletim için kendimi bin defa daha yakarım”  diye haykıran bir vatandaşımızdı... 
Görülen o ki, 1915 öncesinde katledilen Türklerin acısı da, yıllar sonra Artin Penik’le bir kere daha ortaya çıkan ‘vatansever Ermeniler’in kendilerini yakacak derecedeki teröre öfkesi de bizim ‘özürcüler’i pek ilgilendirmiyor... Onlar için tek referans, oportünizmin dayattığı anlık ihtiyaçlar, gerisi hikâye...
İşte bundan dolayı bizim bir ‘aydın direnişi’ne ihtiyacımız var... Kimseden Artin Penik gibi kendisini yakmasını bekleyen yok... Ama memleket yanarken hiç olmazsa, kovalarla su taşıması gereken ‘aydın direnişi’...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
68 gün önce
76 gün önce
156 gün önce
187 gün önce
190 gün önce
212 gün önce
216 gün önce
217 gün önce
230 gün önce
237 gün önce
241 gün önce
261 gün önce
338 gün önce
345 gün önce
349 gün önce
355 gün önce
385 gün önce
392 gün önce
398 gün önce
433 gün önce
447 gün önce
484 gün önce
487 gün önce
520 gün önce
545 gün önce
563 gün önce
577 gün önce
587 gün önce
591 gün önce
593 gün önce
643 gün önce
654 gün önce
659 gün önce
662 gün önce
677 gün önce
683 gün önce
701 gün önce
705 gün önce
736 gün önce
739 gün önce
745 gün önce
754 gün önce
780 gün önce
796 gün önce
801 gün önce
810 gün önce
811 gün önce
817 gün önce
825 gün önce
829 gün önce
831 gün önce
846 gün önce
902 gün önce
923 gün önce
937 gün önce
986 gün önce
994 gün önce
996 gün önce
1000 gün önce
1021 gün önce
1056 gün önce
1067 gün önce
1125 gün önce
1168 gün önce
1171 gün önce
1193 gün önce
1231 gün önce
1237 gün önce
1245 gün önce
1301 gün önce
1304 gün önce
1343 gün önce
1350 gün önce
1357 gün önce
1364 gün önce
1368 gün önce
1374 gün önce
1410 gün önce
1430 gün önce
1441 gün önce
1455 gün önce
1466 gün önce
1490 gün önce
1561 gün önce
1580 gün önce
1584 gün önce
1598 gün önce
1602 gün önce
1606 gün önce
1627 gün önce
1629 gün önce
1633 gün önce
1651 gün önce
1657 gün önce
1658 gün önce
1668 gün önce
1676 gün önce
1712 gün önce
1729 gün önce
1743 gün önce
1761 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=