Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

O bayrak!

21 Nisan 2014, 00:09

Bayrak kanunu ne işe yarar artık bilmiyorum... Ama o kanunun ‘kız kardeşimizin gelinliği’ni ‘uluslararası tokatçı’ya fon olmaktan kurtarmaya yetmediğini görmek ne büyük bir zillet!.. Utanmasalar Amerikalılar gibi bayraktan don yapacaklar!.. Galiba artık ‘Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır’ yerine ‘Bayrakları bayrak yapan televizyondaki fondur’ diyeceğiz!..
Devletlûlerin para kokusu alınca  “Senin önüne yatarım”  diye dolandırıcılara hürmet ettikleri bir ülkede, dolandırıcının da  “Fahişeyle memurun parasının önceden vereceksin”  diyerek babadan kalma tecrübeyi iş bilir edayla paylaştığı bir ‘muhafazakâr muz cumhuriyeti’nde bunlara çok şaşırmamak gerekiyor ama işe bir de bayrak karışınca tahammül denen duygu ortadan kayboluyor... 
İyi ki Arif Nihat Asya, ‘şehidinin son örtüsü’nün ‘şerikin son numarası’na dönüşmesine şahit olmadı... ‘Mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü’nün yolsuzluğu aklamaya çalışan ahlâk kapkaçına alet edildiğini görmedi... “Gölgende bana da, bana da yer ver” diye yalvarılan bayrak, petrol şeyhinin palmiye ağacı gibi gölge ettirilirken yolsuza, Arif Nihat diklenebilir miydi  “Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar” diye herkese?
Kur’an yapraklarını mızraklarının ucuna takanlar kadar ahlâklıydı ancak bunlar!.. Her şey ama her şey kullanıma müsaittir bunlar için, din, iman, kitap, bayrak fark etmez!.. Formül ne basit değil mi: Hırsızlığı sandık aklar, bayrak örter!.. ‘Montaj edebiyatı’nın nefesinin kesildiği yerde ‘bayrak edebiyatı’ devreye girer... Sizin ‘kriminal’ zannettiğiniz tip bir ‘millî kahraman’ olarak karşınızı çıkar!.. 
Organize çalışmanın, takım oyununun faydaları bunlar!.. Birisi ‘öne yatar’, diğeri gerektiğinde baraj kurar, santrfor pres yapıp rakibi çıkarmaz, başkası duvar pasına girer, birisi tabelayı ‘sıfırlar’, yardımcı hakem işinize geldiği yerde bayrağı çeker, hakem oyunun içinde kuralları değiştirir, televizyonlar sizi yağlar... 
O bayrak,  “Yaptım ama niye yaptım, bir sor hele” nin cevabıydı sözde... Hâl böyle olunca arkaya fon olarak ‘İsfahan halısı’ veya ‘Necef sürahisi’ konulamazdı elbette!.. ‘Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç hissettiğimiz’bu kara günlerde bayrağın gölgesine sığınılmayacak da neyin gölgesine sığınılacaktı? Şair’in “Senin altında doğdum, senin altında öleceğim” şeklinde kutsadığı bayrağa bundan büyük hakaret olabilir mi acaba? “Senin altında yoldum/ Senin altında böleceğim”  itirafını hayata geçirenler ‘şehidimizin son örtüsü’ne bürünüyor!.. 
‘Ne istedilerse verdim’ veya sevinçten çıldıra çıldıra ‘senin önüne yatarım’ repliklerinin baskın olduğu gerçek bir film setinde ‘esas oğlanlar’dan ‘Türkân Şoray kanunları’nı beklemememiz gerektiğini öğrendik... Burada sınır yokmuş, tamam anladık!.. Ama bari bayrağa dokunmasalardı değil mi? Sınırsız hırsızlığa eyvallah da ahlâksızlığın bir sınırı olsa fena mı olurdu? 
Cool Hand Vincenzo 1911’de Louvre Müzesi’nde yeni işe başlamıştı... O bir İtalyan’dı ve Mona Lisa tablosunun Fransa’daki bu müzede bulunması millî gururuna dokunmuştu... Karar verdi, tabloyu çalacak, yeniden anavatanına kavuşturacaktı... Akıl dolu ince teknikler uygulayarak, onca korumaya rağmen, dünyanın en ünlü tablolarından birini ‘yüzyılın hırsızlığı’ sonucu yürütmeyi becerdi... 
Vincenzo koltuğunun altında Mona Lisa’yla soluğu Floransa’da bir müzede aldı... O bir vatanseverdi ve hiçbir karşılık beklemiyordu... Müze yetkilileri önce inanamadılar ve önce tablonun gerçek olup olmadığını araştırdılar... Gerçek olduğu anlaşılınca Vincenzo tutuklandı ama bu işi vatansever duygularla yaptığı gerekçesiyle az bir cezayla kurtuldu... 
Ben ‘millî hırsız’ denince tabii ki Vincenzo’yu anlarım!.. İtalyan bayraklarına sarıp sarmalansa yeridir!.. Bir ona bakalım bir de bizim hırsızlara... Yüzlerini kapayıp, insan içine çıkamayacakları yerde, televizyonlara çıkıyorlar ve pas pas eder gibi, dalga geçer gibi bayrakla birlikte!.. 
Olan “Sana benim gözümle bakmayanın mezarını kazacağım”  dediğimiz bayrağa oluyor... Onu selamlamadan uçan kuşun yuvasını bozacaktık!.. Şimdi uğursuza yolsuza örtü oluyor bayrak... Yuvası, vatanı, birliği, dirliği bozulan biz oluyoruz!.. 
Bu ülkede bir de bayrak kanunu vardı değil mi? Hani arabalarda çıkartma olarak görüldüğü zaman bile sökülmesini gerektiren bayrağın kanunu?

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
13 gün önce
20 gün önce
44 gün önce
121 gün önce
128 gün önce
132 gün önce
139 gün önce
168 gün önce
175 gün önce
181 gün önce
216 gün önce
231 gün önce
268 gün önce
270 gün önce
303 gün önce
329 gün önce
347 gün önce
361 gün önce
370 gün önce
374 gün önce
377 gün önce
426 gün önce
437 gün önce
442 gün önce
445 gün önce
461 gün önce
466 gün önce
485 gün önce
489 gün önce
520 gün önce
522 gün önce
529 gün önce
538 gün önce
563 gün önce
580 gün önce
585 gün önce
594 gün önce
595 gün önce
600 gün önce
609 gün önce
612 gün önce
615 gün önce
629 gün önce
685 gün önce
706 gün önce
720 gün önce
770 gün önce
777 gün önce
780 gün önce
783 gün önce
804 gün önce
840 gün önce
851 gün önce
909 gün önce
951 gün önce
1014 gün önce
1021 gün önce
1028 gün önce
1085 gün önce
1088 gün önce
1127 gün önce
1134 gün önce
1141 gün önce
1148 gün önce
1151 gün önce
1158 gün önce
1193 gün önce
1214 gün önce
1224 gün önce
1238 gün önce
1273 gün önce
1344 gün önce
1364 gün önce
1367 gün önce
1382 gün önce
1386 gün önce
1389 gün önce
1410 gün önce
1412 gün önce
1417 gün önce
1434 gün önce
1441 gün önce
1442 gün önce
1452 gün önce
1459 gün önce
1495 gün önce
1512 gün önce
1526 gün önce
1544 gün önce


bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=