Lütfen bekleyin..

Ahmet Takan

Devlet genelgesi...

19 Nisan 2014, 11:16

Cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili tartışmalar tam gaz devam ederken MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin teşkilatlarına uyarı niteliğinde çok önemli bir genelge gönderdi. Kritik süreçle ilgili hassasiyetlere tekrar dikkat çektikten sonra Bahçeli, Recep Erdoğan’ın neden Cumhurbaşkanı olmaması gerektiği ile ilgili can alıcı hususların altını bir kez daha kırmızı ile çizdi.

Devlet Bahçeli’nin genelgesinde bir süredir parti içinde devam eden ve 2007’deki tavrından dolayı “acaba Abdullah Gül’ü mü destekleyeceğiz” tartışmalarına da (bence) cevap vardı.

Bahçeli’nin şu sözlerine dikkat edelim;  

“Sayın Cumhurbaşkanıyla Başbakan arasında medya üzerinden yürüyen pazarlıkların karşılıklı görüşmeyle farklı bir mecraya gireceği, kendi aralarında varacakları bir karar için dönüm noktası olacağı ileri sürülmektedir. Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili polemiklerin sadece iki kişiyi hesaba katması ve sanki başka aday yokmuş veya layık değilmiş gibi bir algı uyandırması bir defa demokrasinin usul ve esaslarına taban tabana zıttır. Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan arasındaki uzlaşma ve anlaşmaya bağlı olarak Çankaya’ya kimin çıkacağının belli olacağı gibi bir imaj verilmesi milletimizin iradesine çok net hakarettir. Demokrasinin doğasına ve taşıdığı derin anlamına aykırı olan bu durumun önümüzdeki iki etaplı seçimi şimdiden yıprattığı, sorgulattığı ve savsakladığı açıktır. Türk devlet geleneğinde eşsiz ve paha biçilemez bir yeri olan Cumhurbaşkanlığı görevine öncelikle devlet adamlığı vasfına haiz ve herkesi kucaklama hasletlerini gösterebilen birisi seçilmelidir.

Mazisinde en ufak bir soru işareti olan, sicilinde en küçük bir olumsuz iz bulunan herhangi bir şahsın Cumhurbaşkanlığı makamının ağırlığını taşımayacağı ortadadır. Milli ve manevi değerlerle kavgalı, Türk devlet geleneğini özümsememiş, teröristlerle müzakerede ustalaşmış, bölücü ve yıkıcı çevrelere umut aşılamış, milli kimlikle ters düşmüş bir kafa yapısının Cumhurbaşkanı olmasına milletimiz izin vermeyecektir. Türküm diyemeyen, milleti etnik bölmelere ayıran, hakkında izah ve açıklaması çok zor yolsuzluk ve rüşvet suçlamaları bulunan karanlık bir kişinin Cumhurbaşkanı olması da hayal mahsulüdür.” 

MHP liderinin Abdullah Gül’e de kapılarını kesinlikle kapattığının mesajını verdiği  kritik noktaların altını tekrar  çizelim. Devlet Bahçeli’nin bilinen Devlet terbiyesi ve Cumhurbaşkanlığı makamı ile ilgili gösterdiği azami saygıyı da dikkate alalım;

 “Mazisinde en ufak bir soru işareti olan, sicilinde en küçük bir olumsuz iz bulunan...” 

Yazar yorumu; Kapatılan Refah partisi ile ilgili kayıp 1 trilyon davasında Abdullah Gül’ün durumu hâlâ ortada.

“Milli değerlerle kavgalı, bölücü ve yıkıcı çevrelere umut aşılamış, milli kimlikle ters düşmüş...” 

Yazar yorumu; AKP iktidarının bölücü terör örgütü ile başlattığı sözde çözüm sürecinin ilk işaret fişeğinin Abdullah Gül tarafından “iyi şeyler olacak” sözleri ile başlatıldığını unutmadık. Milli Bayramların ve andımızın kaldırılması projesinin de Çankaya Köşkü’nde yapılan çalışmalarla kotarılıp hayata geçirildiği de hâlâ hafızalarımızda. 

“Cumhurbaşkanlığı görevine öncelikle devlet adamlığı vasfına haiz ve herkesi kucaklama hasletlerini gösterebilen birisi seçilmelidir.” 

Yazarın yorumu; Son günlerde MHP kulislerinde konuşulan, üzerinde fikir jimnastiği yapılan ve hepimizin çok sevdiği bir soyadı taşıyan siyasetçiye mi Devlet

Bahçeli işaret ediyor?.. 

Bekleyip, göreceğiz...

MHP lideri Devlet Bahçeli’nin kritik süreçte halkı Stokholm sendromundan(*) kurtarabilmek için çok önemli bir adım attığına inanıyorum. Çünkü  bu Cumhurbaşkanı seçiminde de MHP kilit ve belirleyici parti.

***

*Stokholm sendromu, rehinenin kendisini rehin alan terörist kişiyle olası diyalog sürecinde oluşan duygusal anlamda sempati  ve empati oluşması olarak özetlenebilecek psikolojik durumu anlatan literatür terimdir.

Psikiyatr Nils Bejerot tarafından adlandırılan sendrom, ismini 1973 yılında İsveç’in başkenti Stokholm’de yaşanan bir olaydan almaktadır. Banka soyguncusu tarafından altı gün boyunca rehin tutulan bir kadın, soyguncuya duygusal olarak bağlanır. Serbest kaldığında soyguncuyu savunmakla kalmaz, nişanlısını terk ederek kendisini rehin alan banka soyguncusunun hapisten çıkmasını bekler. Stokholm sendromu birçok rehine olayında yaşanmıştır.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
22 gün önce
37 gün önce
57 gün önce
65 gün önce
94 gün önce
100 gün önce
114 gün önce
132 gün önce
140 gün önce
155 gün önce
168 gün önce
170 gün önce
173 gün önce
183 gün önce
201 gün önce
217 gün önce
239 gün önce
244 gün önce
245 gün önce
268 gün önce
283 gün önce
284 gün önce
313 gün önce
323 gün önce
386 gün önce
406 gün önce
407 gün önce
412 gün önce
429 gün önce
440 gün önce
462 gün önce
470 gün önce
471 gün önce
473 gün önce
485 gün önce
506 gün önce
539 gün önce
549 gün önce
556 gün önce
566 gün önce
574 gün önce
583 gün önce
606 gün önce
610 gün önce
611 gün önce
623 gün önce
625 gün önce
627 gün önce
633 gün önce
638 gün önce
640 gün önce
674 gün önce
685 gün önce
758 gün önce
799 gün önce
838 gün önce
879 gün önce
882 gün önce
884 gün önce
892 gün önce
932 gün önce
939 gün önce
968 gün önce
993 gün önce
1008 gün önce
1027 gün önce
1034 gün önce
1041 gün önce
1044 gün önce
1046 gün önce
1048 gün önce
1055 gün önce
1057 gün önce
1068 gün önce
1076 gün önce
1078 gün önce
1079 gün önce
1087 gün önce
1094 gün önce
1101 gün önce
1108 gün önce
1110 gün önce
1115 gün önce
1117 gün önce
1120 gün önce
1121 gün önce
1131 gün önce
1139 gün önce
1152 gün önce
1207 gün önce
1210 gün önce
1223 gün önce
1232 gün önce
1239 gün önce
1246 gün önce
1248 gün önce
1262 gün önce
1282 gün önce
1288 gün önce
1307 gün önce
1312 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=