Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Bizde algı böyle yönetilir

18 Nisan 2014, 00:57

Daha sonuçların yüzde 30’u bile gelmemişken AKP’nin zaferi ilân edildi ve başarıyı kutlamak için meşhur balkon hazırlandı... Devlet ve havuz medyası Başbakan’ın İstanbul’dan yola çıkışını dakika dakika haber yaptı... AKP bu seçimlerde  “Başarılı mıydı, başarısız mıydı?”  sorusunun cevabı ‘sıradan  insanlar’a bırakılmadı... Bütün enstrümanlar kullanılarak iktidar partisinin ‘başarılı’ olduğu dikte edildi, aksini düşünmek isteyenlerde  “Acaba aykırı düşünen ve tek yanılan ben miyim?”  endişesi meydana getirildi...
Algı böyle yönetiliyordu artık bizde... Neyi düşünüp hangi yargıya varacağına senden önce karar veriliyor, sen de ‘uydum kalabalığa’ diye niyet ediyorsun!.. Farklı kanaati olanlar, düşüncelerinden dolayı mahcup psikolojiye itiliyor... Kabul edelim, ‘açılım süreci’nin ilk aşamalarından itibaren gördük, medya aracılığıyla halka ne düşüneceği, aksi hâlde nasıl yalnız kalacağı son derece başarılı bir şekilde ‘organ nakli’ gibi monte ediliyor... 
Öylesine baskın bir hava oluşturuluyor ki,  “Madem AKP balkondan zafer konuşması yaptıracak kadar başarılı, 2011 seçimlerine oranla eksilen iki milyon civarındaki oyu kim kaybetti?”  sorusunu soramıyorsunuz bile... Seçimin üzerinden iki hafta geçmiş hâlâ sonuçların ne olduğu belli değil... Kimisi büyükşehirlerde başkan adayının oyu üzerinden kimisi de belediye meclisleri oyu üzerinden hesap yaptığı için rakamlarda farklar var... Dolayısıyla AKP yüzde 43-45 arasında değişen sonuçlara sahip... Yani her dokuz partiliden birisi bu seçimde AKP’ye oy vermemiş...
AKP  neredeyse sıfırdan bir partinin barajı aşmasına yetecek kadar oy kaybetmiş ama başarılı!.. Neye göre? Eğer bu tespit,  “Ülkede yaşanan bölünme tehlikesi ve tarihî yolsuzluklara rağmen bu oranda düşüklük başarı sayılır”  tezine dayanıyorsa bir miktar hak verilebilir... Yaşanan bunca olumsuzlukla paralel biçimde düşüş yaşanmadıysa, buna muhalefetin yetersizliği açısından bakılabilir elbette... Ama bu bile iktidar sözcülerinin ‘başarı’ yutturmasına yetecek bir gerekçe değildir...
Bir başka aldatmaca da ‘mukayese’de yaşanıyor... Deniliyor ki, “Bu seçimler ancak bir önceki yerel seçimlerle karşılaştırılabilir, dolayısıyla yüzde 38’den çıkıldığına göre, AKP oylarını yedi puan yükseltmiştir...” 
Bu iddia, pişkinliğin zirve noktasıdır... Kampanya boyunca, bunun bir yerel seçim değil, referandum olduğunu, ‘17 Aralık darbe girişimi’ne ve ‘uluslararası komplo’ya cevap seçimi anlamına geldiğini sürekli propaganda eden ve kendi iktidarına yönelik tehdidi, ülkeye karşı bir tehdide dönüştürerek ‘seferberlik’ çağrısı yapan sanki Erdoğan ve partisi değildi... Algı yönetme tekniği burada da devreye girdi ve 30 Mart sonuçlarının yanına önceki yerel seçim sonuçlarını koyarak, bir ‘başarı hikâyesi’ kaleme almaya başladı... 
Kim ne derse desin ‘zaman kazanma’ dışında bunun ‘mutlak başarı’ olmadığını Erdoğan iyi biliyor... Önceki gün Cumhurbaşkanlığı konusunda milletvekilleriyle istişare toplantısında önümüzdeki dönem için yeniden ‘dar bölge’ sistemini gündeme getirmesi tesadüf olamaz... Dar bölge, sistemi ‘ikili yapı’ya zorluyor... Bu da üçüncü parti konumundaki MHP’nin aleyhine bir durum... Zaten Orta Anadolu ve Karadeniz’de kendisini ‘milliyetçi’diye tanımlayan seçmen grubundan önemli oranda oy alan Tayyip Erdoğan, hukuken olmasa da  fiilen gerçekleşecek ‘ikili yapı’nın kendisine -Cumhurbaşkanlığına geçerse partisine- sağlayabileceği avantajın peşinde...
Şimdilik resmen dokuzda bir oranında kayıtlara geçen erimenin durdurulması, ‘cephe siyaseti’nin daha da kurumsallaşmasına bağlı... ‘Dar bölgeli’ seçim sisteminin bunu iyice kolaylaştıracağı  hesaplanıyor... Sürekli siyasî düşman, hasım, rakip üreterek, seçmene korku ve endişe pazarlayarak, geçen yüzyılın CHP’sini sürekli göstererek, AKP’ye gönüllü ya da kerhen mecbur bırakmak!.. Ve o ‘geleneksel coğrafya’da  MHP’ye oy verme potansiyeli taşıyan milliyetçi/muhafazakâr seçmenin hareket alanını ‘dar’ altmak!.. 
Meclis aritmetiği ve süre bunu ilk seçimler için mümkün kılar mı? Kolay görünmüyor... Ama bu arayışlar, sanılanın aksine, iktidar partisindeki gelecek kaygısının ‘zafer huzuru’ndan daha baskın olduğunu gösteriyor... 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
20 gün önce
23 gün önce
56 gün önce
113 gün önce
123 gün önce
127 gün önce
129 gün önce
179 gün önce
190 gün önce
195 gün önce
198 gün önce
213 gün önce
219 gün önce
237 gün önce
241 gün önce
273 gün önce
275 gün önce
281 gün önce
290 gün önce
316 gün önce
332 gün önce
337 gün önce
346 gün önce
347 gün önce
353 gün önce
361 gün önce
365 gün önce
367 gün önce
382 gün önce
438 gün önce
459 gün önce
473 gün önce
522 gün önce
530 gün önce
532 gün önce
536 gün önce
557 gün önce
593 gün önce
603 gün önce
662 gün önce
704 gün önce
767 gün önce
773 gün önce
781 gün önce
840 gün önce
879 gün önce
886 gün önce
900 gün önce
904 gün önce
910 gün önce
946 gün önce
977 gün önce
991 gün önce
1002 gün önce
1026 gün önce
1097 gün önce
1116 gün önce
1120 gün önce
1134 gün önce
1138 gün önce
1142 gün önce
1163 gün önce
1165 gün önce
1169 gün önce
1187 gün önce
1194 gün önce
1195 gün önce
1204 gün önce
1212 gün önce
1248 gün önce
1265 gün önce
1279 gün önce
1297 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=